Ahmet Erkan Yiğitsözlü
Osmaniye’nin yetiştirdiği, Yeşilçam’a sayısız film ve dizi yapan ünlü yapımcı Abdurrahman Keskiner, memleket özlemini çektiği filmlerle giderirken, eski günleri ve filmleri 9. Köy’e anlattı.
Memleketi Osmaniye’yi adeta Yeşilçam’ın platosu haline getiren ünlü yapımcı Abdurrahman Keskiner ve yine kendisi gibi yapımcı olan ağabeyi Arif Keskiner için “Osmaniye Kent Müzesi” içinde bir köşe yapıldı.
Sinemaya ünlü oyuncu, yapımcı ve yönetmen Yılmaz Güney’in menajerliğini yaparak başlayan çiftçi ailenin çocuğu Keskiner, daha sonra kendi şirketini kurarak sayısız filme imza attı. İbrahim Tatlıses’i üne kavuşturan “Ayağında Kundura” isimli film başta olmak üzere; Muhsin Bey, Kuduz, Namus Borcu, Selvi Boylum Al Yazmalım, Çöpçüler Kralı gibi birçok kült filme imza atan Abdurrahman Keskiner, çok sayıda filmini ise doğup büyüdüğü topraklarda çekti.
Tam bir memleket sevdalısı olan ünlü yapımcı ile Osmaniye’deki evinde 9. Köy için konuştuk.

Osmaniye’de ailesinin yanında çiftçilik yapan Keskiner’in kaderi Yılmaz Güney ile yollarının kesişmesi ile değişti. Sinemaya ünlü oyuncu yönetmen ve yapımcı Yılmaz Güney’in yanında menajer olarak başlayan Keskiner, 1968 ile 1991 yılları arasında 83 sinema filmi ve TRT’ye de “Hanımın Çiftliği” ve “Itri” gibi dizileri yaptı. Keskiner o dönemde filmlerinin çoğunu doğup büyüdüğü Osmaniye’de çekmiş.
Keskiner, sinema kariyerinin Yılmaz Güney ile tanışması ile başladığını ifade ederek, “1969 yılında çektiğimiz ‘Bir Çirkin Adam’ filmini 1970’de Antalya Film Festivali’ne soktum. Burada En İyi Film Ödülü, En İyi Erkek Oyuncu Ödülü (Yılmaz Güney) ve en iyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülünü (Hayati Hamzaoğlu) kazandık. Yani festivalden üç ödül birden aldık” hatırlatması yapıyor.
İsminin Yılmaz Güney’in menajeri olmasıyla sinema dünyasında kısa sürede duyulduğunu aktaran Keskiner, “Çirkin Adam” filminden sonra Adana Altın Koza Festivali’ne zamanında çok kamuoyunun çok konuştuğu ve ses getiren “Umut” adlı filmini çektiklerini anlatıyor.

Keskiner, filmlerin o dönem sansür kuruluna sokularak yayına verildiğini ancak “Umut” filmini sansür kuruluna sokmadan Altın Koza’da yarışmaya soktuklarını söylüyor. Umut filminin o dönemde hem ulusal hem de uluslararası alanlardaki yarışmalarda ödül aldığını anımsatan Keskiner, filmi sansür kurulundan geçmeden kaçak olarak Cannes Film Festivali’ne soktuklarını ve oradan da ödül aldıklarını anlatıyor.
Keskiner “Umut” filminin Altın Koza’da 4 ödül birden aldığını ve daha sonra sansür kuruluna sunduklarını ancak kurulda ret yanıtı geldiğini belirterek, sonrasını şöyle aktarıyor: “Danıştay’a dava açtık. Davayı kazandık. Film gösterimdeydi. Ancak sansür kurulundan geçmemişti. Tabi bu arada Cannes Film Festivali’nden de davet aldık. Peki ne yapacağız, nasıl sokacağız yarışmaya? Yarışmaya sokmayı çok istiyoruz. Abim o dönem Cannes’e gitmek istiyor. Ben dedim masraflarını karşılayalım sen git, bu filmi de götür. Filmi bir torbanın içinde götürdü. Daha sonra filmin festivale götürülmesinden dolayı soruşturma geçirdik. Ağır Ceza’da yargılandık. Üç yıl sonra beraat ettim.”

Keskiner, sadece Yılmaz Güney ile değil başka ünlülerde de çalışmış. İbrahim Tatlıses’in “Ayağında Kundura” isimli şarkısına film çektiklerini söyleyen Keskiner, bu film ile Tatlıses’in ün yaptığını kaydetti. Eski filmler ile şimdiki filmleri kıyaslayan Keskiner şunları dile getiriyor:
“Eskiden biz kendi paramızla film çekerdik. Bazen çok izlenirdi, bazen de izlenmezdi. Şimdi Kültür ve Turizm Bakanlığının desteği ile film çekiliyor. Bizim böyle bir imkânımız yoktu. Zor şartlarda film çekiyorduk. Film uzadıkça masraflarımız artıyordu. Ancak o döneme dair hiçbir pişmanlığım yok. Güzel işler yaptık. Ödüller aldık. Sayısız filme imza attık. Sayısız ünlü ile tanıştık. Bu ünlüleri Osmaniye’ye getirdik. Osmaniye’nin tarihi kültürel ve doğal güzellikleri içinde filmler çektik.”
İstanbul’da yaşamasına rağmen Osmaniye ile bağını hiçbir zaman koparmayan Abdurrahman Keskiner, zaman zaman TV ekranlarında izlediği kendi filmlerine bakarak duygusal anlar yaşadığını sözlerine ekliyor.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6485 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6424 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6162 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4871 kez okundu
5
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4503 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4502 kez okundu
7
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
4482 kez okundu
1
Bir sinemadan fazlası ‘yataklı sinema’: Uyuklayanlar, tadını çıkaranlar, filmi bitiremeyenler…
18861 kez okundu
2
Artık kelimelerin de bir müzesi var!
13773 kez okundu
3
“Dünyanın en eski yerleşim yerine” rakip çıktı
11628 kez okundu
4
Kız Kulesi’nin yeni hali eleştiri konusu oldu
11474 kez okundu
5
Geleneksel sanatın incisi Kastamonu’nun takısı “Tosya kıstısı”
6735 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.