Sonay Orta
Ankara’da her geçen gün artan ve önüne geçilemez bir hal alan trafik, artık günlük bir rutin olmaktan çıkarak gündelik yaşamı aksatacak bir kriz haline geldi. Sabah saatlerinde işe ve okula yetişmeye çalışırken kitlenen Eskişehir Yolu’ndan, akşam iş çıkışı saatinde çekilmez bir hal alan İstanbul Yolu’na kadar Başkent, her geçen gün İstanbul trafiğiyle yarışmaya devam ediyor. Uluslararası Strateji ve Araştırma Derneği (USAD) Kent Trafiği Strateji Uzmanı Ali İmran Erseven, Ankara’nın görülen trafiğinin ötesinde kayıt dışı kalan ve kendisinin literatüre kazandırdığı ‘hayalet araç’ yükünün de trafiği ciddi oranda zorlaştırdığını ortaya koydu. Erseven, Ankara’nın bugünkü trafik sorununun 2030 yılında bir felakete dönüşmemesi için 6 maddelik bir acil durum reçetesi oluşturdu.
Ankara’daki 3,1 milyon kayıtlı aracın %71’ini otomobillerin oluşturduğunu belirten Ali İmran Erseven, bu oranın %51,6 olan Türkiye ortalamasının çok üzerinde olduğuna dikkat çekti. 6 milyonluk nüfusta 18 yaş altı grup çıkarıldığında, neredeyse her yetişkine bir araç düştüğünü vurgulayan Erseven, “Başkentte bireysel otomobil kullanımı bir popülariteye dönüşmüş durumda. Eğer toplu taşıma ve bisiklet yolları gibi alternatifler acilen teşvik edilmezse, Ankara 2030 yılından itibaren yönetilemez bir trafik keşmekeşiyle karşı karşıya kalacak” uyarısında bulundu.
Ankara trafiğindeki yükün sadece kayıtlı araçlarla sınırlı olmadığını belirten Erseven, literatüre kazandırdığı “hayalet araç” kavramına dikkat çekti. Ruhsatı başka şehre kayıtlı olup fiilen Ankara’da kullanılan araçları bu şekilde tanımlayan Erseven, özellikle 6 Şubat depremleri sonrası Başkent’e yerleşen afetzedelerin araçları ve İstanbul plakalı kiralık filolarla bu sayının devasa boyutlara ulaştığını ifade etti. Erseven, “Yaptığımız analizler, Ankara yollarında kayıt dışı en az 300 bin, hareketli dönemlerde ise 500 bine yakın ‘hayalet araç’ olduğunu gösteriyor. Bu araçlar Ankara trafiğine kayıtlı olmasa da her gün Başkent yollarında fiziki bir yoğunluk oluşturuyor” dedi.
İstanbul’un trafik yoğunluğundan ziyade “trafikte en çok zaman kaybedilen şehir” olduğunu belirten Erseven, Ankara’nın coğrafi konumunu bir avantaja çevirebileceğini vurguladı. İstanbul’un yaşadığı çarpık kentleşme ve yetersiz altyapı hatalarına düşülmemesi gerektiğini ifade eden Erseven, yapılaşma konusunda Batıkent örneğini verdi:
“Doğru planlanmış otoparklar ve geniş ana arterler trafiği senkronize eder. Ancak Kızılay gibi eski yerleşim alanlarını yıkıp yeniden yapamayacağımıza göre buralarda radikal kararlar almalıyız.”
Ulaşım krizine karşı Amsterdam örneğini öneren Erseven, Kızılay’ın “Sıfır Emisyon Bölgesi” ilan edilmesi gerektiğini savundu. Bu bölgeye sadece elektrikli araçların alınmasının hem karbon salınımını düşüreceğini hem de toplu taşımayı teşvik edeceğini belirten Erseven, “Yaya odaklı bir merkez, Başkent trafiğine nefes aldıracaktır” diye belirtti.
Ankara’nın ulaşım altyapısında raylı sistemlerin yetersizliğine değinen Erseven, özellikle Esenboğa Havalimanı metrosunun gecikmiş bir proje olduğunu vurguladı. Raylı sistemin bir “konfor” değil, şehrin ulaşım omurgası olduğunu belirten Erseven, “Havalimanı metrosunun hayata geçmemesi, tüm kuzey eksenini yoğun bir otoyol yüküne mahkûm etti. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün araç sayım verileri de bu güzergâhtaki yükün artık özel araçlarla sürdürülebilir olmadığını kanıtlıyor” diyerek acil bir şekilde havalimanı metrosunun yapılması gerektiğini savundu.
Mevcut yükün tamamen ana arterlere ve çevre yollarına bindiğini ifade eden Erseven, raylı sistem hamlelerinin 2030 yılından önce tamamlanması gerektiğinin altını çizdi. Gecikilen her günün maliyetinin ağır olacağını belirten Erseven, “Eğer bu adımlar atılmazsa, önümüzdeki 1-2 yıl içinde trafikteki tıkanıklık bugünkünden çok daha kötü ve şiddetli bir hal alacak” uyarısını yineledi.
Ankara’nın trafik krizinden kurtulması için yerel yönetim ve merkezi hükümetin eş güdümlü hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Ali İmran Erseven, Başkent için 6 temel çözüm önerisi sundu:
Etkin EDS Denetimi: “Elektronik Denetleme Sistemi sadece ceza değil, akışın sürekliliği için yaygınlaştırılmalı. Tek bir kural ihlalinin yüzlerce aracın zaman kaybetmesine yol açtığı unutulmamalı.“
Sıfır Emisyon Bölgeleri: “Kızılay, Ulus ve Tunalı gibi merkezlerde özel araç baskısı azaltılmalı; bu bölgeler toplu taşıma ve yaya odaklı “düşük emisyonlu alanlar” haline getirilmeli.”
Çevre Yolu Bağlantıları: “Şehrin yükünün birkaç çıkışa yığılması önlenmeli, çevre yolu bağlantı noktalarının sayısı artırılarak yük dağıtılmalı.”
Yeni Çevre Yolu Yatırımları: “Mevcut ağın kentsel ve transit yükü aynı anda taşıyamadığı gerçeğinden hareketle, yeni çevre yolu projeleri gecikmeden başlatılmalı.”
Trafik Analiz Merkezi: “Ölçemediğiniz trafiği kontrol edemezsiniz” diyen Erseven, gerçek zamanlı veriler ve senaryo simülasyonları ile çalışan bir merkez kurulmasının artık bir lüks değil, gereklilik olduğunu belirtti.
Yenilikçi Raylı Sistemler: “Klasik metronun yanı sıra Ankara’nın topografyasına uygun alternatif raylı sistem çözümleri hızla devreye alınmalı.”
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
7566 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6667 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6301 kez okundu
4
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
5978 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4960 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
4756 kez okundu
7
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4657 kez okundu
1
Karaman’ın altın değerindeki hazinesi: Domalan mantarı
13629 kez okundu
2
Kuşadası’nda deprem fay hattı imara açıldı!
8862 kez okundu
3
Defalarca Yıkılan Hatay’da Binalar Alarm Veriyor
8306 kez okundu
4
Balık ağları müsilaj çekiyor: Marmara’nın balıkçıları zorda
6155 kez okundu
5
Yeraltından gelen kükürt kokusu tehlike saçıyor
4546 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.