DOLAR 45,0749 0.05%
EURO 52,7783 -0.11%
ALTIN
Ankara
18°

PARÇALI AZ BULUTLU

Malatya’nın yeni felaketi hava kirliliği
  • 9.Köy
  • Genel
  • Malatya’nın yeni felaketi hava kirliliği

Malatya’nın yeni felaketi hava kirliliği

6 Şubat depremlerinin ardından Malatya’da artan yıkım, kontrolsüz inşaat faaliyetleri ve geçici ısınma yöntemleri, hava kirliliğini ciddi seviyelere taşıdı. Konuyla ilgili uzmanlar, durumun sadece bugünü değil, önlem alınmazsa geleceği de tehdit ettiğini söylüyor.

ABONE OL
1 Aralık 2025 10:33
Malatya’nın yeni felaketi hava kirliliği
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ayşegül Aşantoğrul

Kahramanmaraş merkezli depremlerden en çok etkilenen illerden biri olan Malatya’da, yıkımın ardından sadece binalar değil, hava da değişti. Şehirde solunan havanın kalitesi giderek düşerken, uzmanlar uzun vadeli sağlık ve çevre risklerine karşı uyarıyor.

Malatya Yeşilyurt Belediyesi’nde çevre mühendisliği yapan uzman, hava kirliliğindeki artışın en temel nedenlerinden birinin, deprem sonrası yürütülen yıkım ve enkaz kaldırma çalışmalarının kontrolsüz olması olduğunu ifade etti.  Uzman, yapılan yıkımlarla ilgili, “Yıkılan binaların molozları yeterince sulanmadan taşındı. Toz bastırma sistemleri etkin kullanılmadı. Bu da hem PM10 hem de PM2.5 değerlerini ciddi şekilde yükseltti” dedi.

Aynı zamanda eski yapılarda bulunan asbestin tehlikesine de dikkat çeken çevre mühendisi, “Asbestin gözle görülmemesi, tehlikeli olmadığı anlamına gelmiyor. Şu an ölçümlerde yoğunluk düşük görünse de bu liflerin uzun vadede solunum yollarında ve akciğerlerde tahribat yapacağı bir gerçek.” ifadelerini kullandı.

Deprem sonrası doğalgaz ve elektrik altyapılarında yaşanan sorunlar nedeniyle birçok yurttaşın da kömür ve odun sobalarına yöneldiğini belirten çevre mühendisi, bu geçici ısınma yöntemlerinin hava kirliliğini daha da derinleştirdiğini belirterek şunları söyledi: “Özellikle kış aylarında soba dumanları ve partikül maddeler hava kalitesini hızla düşürüyor. PM değerleri zaman zaman Dünya Sağlık Örgütü sınırlarının üzerine çıkıyor. Bu durum başta çocuklar, yaşlılar ve solunum hastalıkları olan bireyler için ciddi bir sağlık tehdidi.”

Hava kalitesiyle ilgili ölçüm istasyonlarının sınırlı sayıda olduğunu ve kamuoyunun bu verilerle yeterince buluşturulmadığını dile getiren uzman, en kirli ilçelerin Battalgazi ve Yeşilyurt olduğunu ifade etti. Verilerin halka düzenli açıklanmadığı sürece toplumun farkındalık geliştirmesinin de mümkün olmayacağını belirten çevre mühendisi, veriye dayalı şeffaflık olmadan çözüme kavuşulmayacağının altını çizdi.

“5 yılda solunacak temiz hava kalmayabilir”

Konuyla ilgili İnönü Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ise önlem alınmaması halinde Malatya’nın 5 ila 10 yıl içinde ciddi bir çevresel ve toplumsal çöküş riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirterek Malatya halkını şu sözlerle uyardı: “Hava kirliliği böyle devam ederse sadece sağlık değil, tarım da zarar görecek. Toprakta biriken kirli partiküller verimliliği düşürür, ürün kalitesini bozar. İnsanlar da sağlıklı bir çevrede yaşamak için başka şehirlere göç etmeye başlar. Tüm bunların sonucunda Malatya yaşanabilir şehir özelliğini kaybedebilir.”

Kimya Mühendisi, yaşanan sorunun çözümsüz olmadığını ancak zamanla yarışıldığını belirterek hava kalitesini iyileştirmek için öncelikle enkaz alanlarında sulama ve örtme işlemlerinin sistematik biçimde uygulanması gerektiğini ve  yeniden inşa sürecinde çevre dostu ve toz yaymayan malzemelerin kullanılmasının hem hava kalitesini hem de yaşam konforunu artırabileceğini vurgulayarak şunları söyledi:

Şehirdeki hava kirliliğini izlemek için mevcut istasyonlara ek olarak mobil ölçüm araçları mutlaka devreye sokulmalı. Farklı bölgelerde yapılacak düzenli kontroller, risk haritasını çok daha doğru çizecektir. Bunun dışında kent merkezinde ve yapılaşmanın yoğun olduğu bölgelerde yeşil alanlar artırılmalı. Ayrıca doğal rüzgar koridorları korunmalı ve şehir planlamasında hava sirkülasyonunu destekleyecek yaklaşımlar mutlaka benimsenmeli.

Geçici ısınma yöntemleri yerine doğalgaz altyapısının yaygınlaştırılması, elektrikli ısıtma sistemlerinin desteklenmesi ve enerji verimli yalıtım çalışmalarına da öncelik verilmesi gerektiğini söyleyen uzman, halkın da bu konuda bilinçlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Kimya Mühendisi, eğitim ve bilgilendirme kampanyalarının özellikle afet sonrası dönemlerde toplumun hem korunmasına hem de sürece katılımına katkı sağlayacağına inandığını belirterek Malatya’nın yeniden ayağa kalkmasının ancak çevresel sürdürülebilirlikle mümkün olacağını söyledi.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.