Gökçe Baydar
Denizcilik, dışarıdan yüksek gelir ve seyahat imkânı sunan bir meslek gibi görünse de, aylarca süren deniz yaşamı çalışanlar için ağır bir psikolojik bedel yaratıyor. Giresun Limanı’nda görev yapan 181 gemi adamıyla yapılan araştırma, duygusal tükenmişlik arttıkça işten ayrılma eğiliminin arttığını ortaya koydu.
50 yaşındaki lostromo Abdullah Tomak, 20 yılı aşkın denizcilik deneyiminde en ağır yükün fiziksel değil, duygusal olduğunu söylüyor.
50 yaşındaki Tomak’a göre denizde zaman kavramı karadaki gibi işlemiyor: “Bu meslek insanı zamanla tükenmiş hissettiriyor. Sabah 08.00’de başlıyoruz, akşam 17.00’de mesai bitiyor ama mesai kavramı net değil. Limandayken dörder saat vardiya tutuyoruz. Tahliye ve yükleme sırasında sürekli aktifiz.”
Araştırmalar da bu durumu doğruluyor. Denizcilikte çalışma saatlerinin belirsizliği, uykusuzluk ve yoğun iş temposu, çalışanlarda stres ve psikolojik zorlanmayı artıran temel faktörler arasında yer alıyor.
Denizciler genellikle 6 aya varan kontratlarla denizde çalışıyor. Bu süre boyunca karaya çıkmadan gemide yaşayan personel, ailelerinden ve sosyal çevrelerinden uzun süre ayrı kalıyor. Pandemi döneminde ise bu süre daha da uzadı. Uçuşların iptal edilmesi ve liman kısıtlamaları nedeniyle birçok denizci aylarca gemide mahsur kaldı. Lostromo Abdullah Tomak o dönemi şöyle anlatıyor: “Normalde 6 ay kalıyoruz ama pandemi zamanı 11 ay denizde kaldım. Ne zaman ineceğimiz belli değildi. O dönem herkes psikolojik olarak çok zorlandı.“
Denizciliğin en zor tarafının fiziksel değil, duygusal olduğunu söyleyen Tomak, yaşadığı zorluğu, “Çocuklarımın büyüdüğünü göremedim. Yürüdüklerini, konuşmalarını kaçırdım. Bir geliyorsun değişmişler, sen eksik kalmışsın” sözleriyle anlatıyor.
Bilimsel çalışmalar da uzun süre denizde kalmanın, aileden ve sosyal çevreden kopuşun gemi adamlarında sosyal izolasyon ve duygusal tükenmişlik riskini ciddi şekilde artırdığını gösteriyor.
Denizde stresin tek kaynağı doğa değil. İş ilişkileri de önemli bir gerilim alanı.
Abdullah Tomak, üniversiteden gelen tecrübesiz ikinci Kaptanların işi dikkat çekiyor: “21 yaşındaki çocuk amirim oluyor. Tecrübesi yok ama rütbesi yüksek. Bu zorumuza gidiyor” sözleriyle okullu kaptanlarla yaşadığı kuşat çatışmasına dikkat çekiyor.
MEMBA Su Bilimleri Dergisi’nde 2025 yılında yayınlanan “Gemi Adamlarında Duygusal Tükenme ve İşten Ayrılma Niyeti Üzerine Bir Araştırma” adlı çalışmaya göre iş yerinde yaşanan çatışmalar, rol belirsizliği ve yönetici davranışları, tükenmişliği artıran önemli unsurlar arasında yer alıyor.
Kar, fırtına ve aşırı sıcak gibi koşullarda çalışan güverte personeli, mesleğin en ağır yükünü taşıyor. Tomak, fiziksel etkileri şöyle anlatıyor: “Ağız içimde yaralar oluyor, diş etlerim çekiliyor. Uzun süre denizde kalınca yürüyüşüm bile değişiyor.” Vücutta biriken elektrikten bahseden Tomak, karaya adım attıklarında vücutlarındaki kanın dolaşımını çok net hissettiklerini dile getirdi.
yaptığı araştırmalarda denizcilerin yalnızca psikolojik değil, fiziksel yıpranma, uykusuzluk ve sürekli tetikte olma hali nedeniyle yüksek risk altında olduğunu ortaya koyuyor.
Giresun’da 181 denizciyle yapılan araştırmaya göre, duygusal tükenmişlik ile işten ayrılma isteği arasında doğrudan ve güçlü bir ilişki bulunuyor.
Yani denizciler ne kadar tükenmiş hissederse, mesleği bırakma eğilimi de o kadar artıyor. Tomak ise “Bu meslek artık bıktırıyor. Özellikle iş bilmeyen insanlarla çalışınca daha da yoruluyorsun” diyerek bu durumu açıklıyor.
Denizciliğin ekonomik getirisinin sanıldığı gibi yüksek olmadığını belirten Abdullah Tomak, “Bizi zengin sanıyorlar ama değiliz. Para biriktiremiyorum. Bazen karadayken cebimde para olmuyor” sözleriyle yakınıyor. Yabancı personel istihdamının artması ve ücretlerin baskılanması da sektördeki memnuniyetsizliği artıran unsurlar arasında yer aldığını belirtiyor.
Tomak’a göre çözüm aslında basit ancak uygulanması zor. Gemide işini bilen kişilerle çalışmak ve ekip uyumunun sağlanması stresin azalmasına yardımcı olabilir. Ona göre gemide sosyal aktivitelerin artması da denizcilerin psikolojik olarak daha iyi hissetmesini sağlayabilir.
Uzmanlar da benzer şekilde, duygusal tükenmenin azaltılması için çalışma koşullarının iyileştirilmesi, sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve iş yükünün dengelenmesi gerektiğini vurguluyor.
Aylarca süren deniz yaşamı, zorlu çalışma koşulları ve aileden uzak geçirilen zaman, birçok denizci için mesleğin görünmeyen yükünü oluşturuyor. Fiziksel yorgunluk zamanla dinlenerek geçse de, uzun süreli stres ve yalnızlık duygusu çoğu zaman denizcilerin üzerinde kalıcı izler bırakıyor.Abdullah Tomak’ın sözleri bu gerçeği özetliyor: “Yorgunluk geçiyor ama stres kolay kolay geçmiyor.“
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
10015 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8953 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8503 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7004 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6519 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5409 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5172 kez okundu
1
Sendikalaşma öncesi işten çıkarmalar: TOG’da çalışanlar “küçülme” gerekçesini sorguluyor
8365 kez okundu
2
“Dershane öğretmenliği madende çalışmak kadar zor”
4596 kez okundu
3
Bursa Agora Çarşı’da el emeği pazarı
4148 kez okundu
4
Tekstil sektörü bitiyor mu?
3647 kez okundu
5
Ev işçisi zor durumda: Tam günlük emeğe yarım günlük ücret
3126 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.