Burcu Kanaç
Depremin ardından çocukların psikososyal iyileşmesini desteklemek amacıyla başlatılan “Ben Buradayım” projesi, uluslararası bir dayanışma ağına dönüştü. Depremzede çocukların yaptığı resimler Hollanda’da sergilendi. Serginin bir bağış kampanyasına dönüşmesiyle Hatay Serinyol’da “Anne-Çocuk Kültür Evi” kuruldu. Projeyle, çocukların iyileşme süreci yine başka çocukların hayatına dokundu.
2024 Mayıs ayında Hatay’da hayata geçirilen “Ben Buradayım” projesi, depremden etkilenen çocukların sanat terapisi aracılığıyla duygularını ifade etmelerini ve travmalarını sağlıklı yollarla aşmalarını amaçladı. Proje kapsamında konteyner kentlerde yaşayan 8-13 yaş grubundaki yaklaşık 200 çocuğa, oluşturulan atölyelerde resim, müzik, drama ve dans eğitimi verildi.

Çocukların yaptığı resimler, 6-15 Şubat 2025 tarihleri arasında Hollanda’nın Deventer kentindeki tarihi Lebuinus Kilisesi’nde sergilendi. Sergide, depremzede çocukların duygularını yansıttığı bu resimler, sadece birer sanat eseri değil aynı zamanda güçlü bir çağrı niteliği taşıdı. Bu sergi büyük bir bağış kampanyasına dönüştü. Çocukların kendi yaşadıkları travmayı ifade ederek oluşturduğu eserler, başka çocukların hayatlarına umut olarak geri döndü.
Hollanda’da toplanan bağışlar, Vrouwen voor Elkaar Vakfı (VvE), Stichting het Centrum voor Diversiteit en Samenleving (CDS) ve Serinyol El Ele Dayanışma Derneği (SEDYAD) ortaklığıyla Hatay’ın Serinyol Mahallesi’nde Anne-Çocuk Kültür Evi’nin kurulmasına olanak sağladı. Merkez, 20 Haziran’da düzenlenen bir törenle açıldı.
Serinyol Elele Derneği bünyesinde faaliyet gösterecek olan merkez hem çocuklara erken yaş eğitimi sunmayı hem de annelere sosyal destek imkânı sağlamayı hedefliyor.

Ethem Asker
Serinyol Elele Derneği Kurucu Başkanı Ethem Asker, merkezin kurulma amacını şu sözlerle aktardı: “Sahada yaptığımız gözlemler sonucunda 4-6 yaş grubundaki çocukların eğitimine dair ciddi bir eksiklik olduğunu saptadık. Bu eksikliği gidermek amacıyla Hollanda’daki örnekleri temel alarak ‘Anne-Çocuk Kültür Evi’ni hayata geçirdik. Amacımız, yalnızca standart bir eğitim sunmak değil; anne-çocuk ilişkisini güçlendirecek etkinlik alanları yaratmak.”
Asker, depremin ardından geçen üç yılın ardından bölgede birçok sorunun daha yeni görünür hale geldiğini de vurguladı: “Depremin üçüncü yılındayız ve insanlar artık normalleşmeyi beklerken, aslında pek çok sorunla yeni yeni yüzleşiyoruz. Tamamlanmaya ihtiyaç duyan birçok alanın farkındalığı daha yeni oluşuyor. Ailelerin çocuklarıyla birlikte geçirdikleri zamanın yetersizliğini gördük ve bu alanda çalışmayı öncelikli hedef haline getirdik.”
Projenin uluslararası ayağında yer alan Vrouwen voor Elkaar Vakfı temsilcisi Şahika Çağlar ise şu ifadeleri kullandı: “Depremden sonra buraya ilk geldiğimizde sanatın iyileştirici gücüne inandık. Ayrılırken kalbimiz burada kaldı. Burada çocuklarla yaptığımız resimleri Hollanda’ya götürdük. Orada, 10 metrelik bir kolajla depremzede çocukların resimleriyle Hatay’ı anlatmaya çalıştık. Biz Hataylı değiliz ama Hatay bizim de şahsi meselemiz oldu. Anne- Çocuk Kültür Evi fikrini, Hollanda modelini Hatay’a taşımak üzere
geliştirdik. Bu doğrultuda bağış toplama çalışmalarımızı başlattık. Hedefimiz, şu an hayata geçirdiğimiz Anne-Çocuk Kültür Evi’ni
sürdürülebilir kılmak.”
“Anne-Çocuk Kültür Evi” kapasitesi hakkında bilgi veren Ethem Asker, merkezde 60 çocuğa ulaşmayı hedeflediklerini belirtti. Hafta sonları düzenlenecek etkinliklerle annelerin de sürece aktif olarak katılması sağlanacak. Böylece toplamda 120 anne ve çocuğa ulaşılması planlanıyor.
Yeni açılan merkezde çocuklara güvenli, yaratıcı ve geliştirici bir oyun ve öğrenme ortamı sunulurken; annelere yönelik çeşitli atölye ve sosyal etkinlikler de düzenlenecek. Merkez, toplumsal yeniden inşa sürecine kültürel ve psikososyal açıdan katkı sunmayı amaçlıyor.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6485 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6424 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6162 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4870 kez okundu
5
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4503 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4502 kez okundu
7
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
4481 kez okundu
1
Bir sinemadan fazlası ‘yataklı sinema’: Uyuklayanlar, tadını çıkaranlar, filmi bitiremeyenler…
18861 kez okundu
2
Artık kelimelerin de bir müzesi var!
13773 kez okundu
3
“Dünyanın en eski yerleşim yerine” rakip çıktı
11628 kez okundu
4
Kız Kulesi’nin yeni hali eleştiri konusu oldu
11474 kez okundu
5
Geleneksel sanatın incisi Kastamonu’nun takısı “Tosya kıstısı”
6735 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Başarılarınız daim olsun, çok güzel işler yapıyorsunuz yardım sever dostlarım. Yolunuz açık olsun. ❤️♥️❤️♥️🥰🌺🌹🙏🤗