Ayşe Efe
Kadınların ağır hak ihlallerine maruz kalmalarına rağmen kimlik ve adres bilgilerinin ifşa edilmesi nedeniyle suç duyurusunda bulunmaktan çekindikleri ortaya çıktı. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü ve Avukat Ebru Dönmez, resmi makamlara, yargıya, emniyete ulaşan şikayet dilekçelerindeki bilgilere faillerin ulaşabilmesinin, kadınları yeniden hedef haline getirdiği görüşünde.
Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, mağdurun kimlik bilgilerinin ifşasının Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yer alan “mağdurun korunması” ilkelerine açıkça aykırı olduğunu belirtti. Bu ifşaların, kadının tekrar şiddete maruz kalma riskini artırdığı, failin kadına ulaşmasını kolaylaştırdığı ve can güvenliğini tehdit ettiğine dikkat çekti. Devletin asli görevinin etkin koruma sağlamak ve mağdurun şikayet sürecinde güvenliğini garanti altına almak olduğunu ifade eden Başkan, “Bu sağlanmadığında kadınlar hak aramaktan doğal olarak geri çekiliyor” dedi.
Avukat Hakları Grubu Ankara’nın Merkez Yürütme Kurulu Üyesi ve Kadın Hakları Merkezi’nden sorumlu Avukat Ebru Dönmez, kadınların adalete erişim sürecindeki engelleri ve çözüm yollarını anlattı. Kadınların şiddet sonrası başlattığı adli süreçlerin nasıl ilerlediğini anlatan Dönmez, şikâyet sürecini şöyle özetliyor:
“Suçtan zarar gören kadın, yaşadığı olayı anlatan bir dilekçeyle savcılığa başvurabilir. Bu dilekçe kayıt altına alınır, soruşturma başlatılır. Yeterli şüphe varsa savcı iddianame hazırlar, aksi halde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Her iki durumda da taraflara tebligat yapılır ve karara itiraz edilebilir. Ancak bu süreçte kadınların karşılaştığı temel sorunlardan biri, kimlik bilgilerinin ifşa edilmesi.n Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 157. maddesi soruşturma aşamasının gizli olduğunu söyler. Ancak kovuşturma aşamasında CMK madde 170 gereği, müştekinin kimliği açıklanır. Oysa açıklanmasında sakınca bulunan hâller müşteki için de geçerlidir. Uygulayıcılar bu konuda çoğu zaman duyarsız kalıyor.”
Dönmez, kadınların kimlik bilgilerinin paylaşılmasının önemli bir caydırıcı unsur olduğuna dikkat çekiyor: “Savunma hakkı adı altında dosyada yer almaması gereken bilgiler karşı tarafla paylaşılabiliyor. Bu da soruşturma gizliliğini ihlal ediyor ve kadınları ikinci kez mağdur ediyor. Kadınlar ‘Korkuyorum, vazgeçeceğim’ diyor. Kimliklerinin ifşa edilmesi, geri adım atmalarına neden oluyor. Oysa sistem kadınları susturmamalı, korumalı“
Sistemde bir dönüşüme ihtiyaç olduğunu vurgulan Dönmez, “Kadınları şiddetten korumak bir tercih değil, yükümlülüktür. Koruma tedbirleri hızla alınmalı, kolluk ve yargı mensuplarına toplumsal cinsiyet eğitimi verilmeli, gizlilik kararları yaygınlaştırılmalıdır” şeklinde konuştu.
Canan Güllü, çocuk istismarı vakalarında annenin suç duyurusunda bulunmamasının hem çocuk için hayati risk taşıdığını hem de sistemin çocukları korumada başarısız olduğunu belirtti. Başkan, “Annenin kimliğinin ortaya çıkması çoğu zaman çocuğun da kimliğinin ifşası anlamına geliyor” diyerek, bu durumun çocuğun damgalanma, akran zorbalığı ve psikolojik hasar gibi uzun vadeli sonuçlara yol açtığını vurguladı.
Çocuk istismarı gibi hassas konularda mağdur ve annelerin kimlik bilgilerinin gizliliğinin sağlanması gerektiğini altını çizerek, “Başvuru yapıldığı andan itibaren gizli işlem süreci başlatılmalı” dedi. Bu sayede mağdurun korunmasının ve şikayet süreçlerinin daha güvenli hale geleceğini belirtti.
Özellikle küçük yerleşim yerleri ve kapalı topluluklarda kimliği ortaya çıkan kadınların, “Aileyi rezil etme”, “Şiddeti hak etmiş olma” ya da “Namusu lekeleme” gibi tepkilerle karşı karşıya kaldığını ifade eden Güllü, “Bu dışlamanın hem hukuki süreçten hem de sosyal yaşamdan kadını uzaklaştırıyor, bu da fiziksel olduğu kadar psikolojik bir travmaya yol açıyor. Bu tür ifşalar kadının tekrar şiddete uğrama riskini artırır, failin kadına ulaşmasını kolaylaştırır ve kadının can güvenliğini tehdit eder. Kadınlar, şikayet ettiklerinde polis veya savcıların ilgisizliği, kolluğun ‘Barışın’, veya ‘Şikayeti geri çek’ baskısı, mahkemelerin yavaşlığı, takipsizlik kararları ve mağdurun halinden anlamayan görevliler toplumsal cinsiyet eşitliğinden bir haber yargı mensupları gibi nedenlerle mağduriyetlerinin artacağını düşünebilirler” diyerek sözlerini bitirdi.
Kadınlar için hem hukuki hem de psikolojik destek sağlayan birçok kurum mevcut. Dönmez, bu destek ağlarını şöyle sıraladı:
“Ankara Barosu’nun Gelincik Merkezi, ücretsiz hukuki ve psikososyal destek sunuyor. Şikâyet sürecinde avukat desteği veriliyor. Ayrıca ŞÖNİM ve ALO 183 gibi yapılar da aktif durumda. Biz de AHG Kadın Hakları Merkezi olarak hem bireysel hukuki destek hem de toplumsal farkındalık eğitimleri veriyoruz“
Dönmez, İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmediklerini ve sahada hâlâ bu sözleşmenin ilkelerine göre çalıştıklarını vurguluyor: “Hiçbir kelimesini tarihe bırakmayacağımız İstanbul Sözleşmesi’nin uygulayıcılarıyız. Çocuklara ve velilere ücretsiz eğitimler veriyoruz. Kendini yalnız hisseden herkesin yanında olmaya devam edeceğiz.”
Güllü, şiddete uğrayan kadının yerine şikayet hakkının sivil toplum kuruluşlarına verilmesini hayati önemde gördüğünü vurgulayarak: “Maruz kalan adına şikayet yapabilecek mekanizmaların kurulması ve bu konuda STK’ların yetkilendirilmesi artık ertelenemez bir ihtiyaçtır” dedi. Yakın zamanda Beyoğlu’nda cinsel şiddete uğramak üzereyken kurtarılan bir kadının şikayette bulunmama gerekçesini hatırlatıyor: “Şikayet edersem ev adresim karşı tarafın eline geçecekti“
Kadın Hakları Dernekleri Federasyonu’nun çözüm önerileri ise şöyle sıralanıyor:
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6446 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6408 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6148 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4864 kez okundu
5
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4498 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4492 kez okundu
7
Kadının soyadı düzenlemesi ve online satılan dini nikah cüzdanı
4422 kez okundu
1
Engelli maaşında “hane geliri” engeli
17221 kez okundu
2
Engelli bireyler nasıl oy kullanacak?
12902 kez okundu
3
Kuşadası’nda deprem fay hattı imara açıldı!
8742 kez okundu
4
Dünyanın ışıklandırılan ilk caddesi şimdi kapkaranlık
6706 kez okundu
5
Türkiye antidepresan kullanımında dünya 22’ncisi
6080 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.