Ankara
26°

AZ BULUTLU

İki şahit koşulu engellilerin bankacılık hizmetlerine erişimini zorlaştırıyor
  • 9.Köy
  • Genel
  • İki şahit koşulu engellilerin bankacılık hizmetlerine erişimini zorlaştırıyor

İki şahit koşulu engellilerin bankacılık hizmetlerine erişimini zorlaştırıyor

Görme engellilerin, banka ve noterlerde şahit bulundurma zorunluluğu olmasa da bazı banka şubeleri ve personelleri tarafından ayrımcı yaklaşımlar sergileniyor. Son olarak özel bir bankanın, görme engelli bir yurttaştan iki şahit istemesi tepkilere yol açtı. İstanbul Barosu Engelli Hakları Merkezi Başkanı Deniz Yazgan Şenay, bu tür durumlarda vatandaşların haklarını nasıl arayabileceğini 9. Köy’e anlattı.

ABONE OL
14 Nisan 2025 13:30
İki şahit koşulu engellilerin bankacılık hizmetlerine erişimini zorlaştırıyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Berfin Şengil

Engelli yurttaşların sorunları, kaldırımlara park eden araçlar ya da kamusal alanlara eklenmeyen Braille alfabeli açıklamalarla bitmiyor. Eşit hizmet alma ve erişilebilirliğe dair sorunlar, günümüzün vazgeçilmez kurumlarından olan bankalarda da sürüyor. Geçtiğimiz günlerde Murat Kefeli isimli görme engelli yurttaştan, yasal olmamasına rağmen iki şahit istenmesi de bu problemleri yeniden gündeme getirdi. Hukukçu Deniz Yazgan Şenay, bu tür uygulamaların Anayasa’ya aykırı olduğuna dikkat çekerek, vatandaşların yasal hak arama yollarına başvurmalarını istedi.

Bazı banka şubeleri ve noterlerde, okuma yazma bilmeleri ve imza atabilmelerine rağmen ayrımcı tutumlarla karşılaşan görme engellilerin hakları, Birleşmiş Milletler (BM) Engelli Hakları Sözleşmesi ve Anayasa’nın 10. maddesi olan “eşitlik” ilkesiyle koruma altına alınmış durumda. Ayrıca; 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “İmza” kenar başlıklı 15. maddesinin ikinci fıkrasında, “Görme engellilerin talepleri halinde imzalarında şahit aranır. Aksi takdirde görme engellilerin imzalarını el yazısı ile atmaları yeterlidir.” ifadeleri yer alıyor.

Murat Kefeli

“Haklarınızı biliyorsanız güç bela işinizi yapıyorsunuz”

Özel bir bankanın Antalya Şubesi’nde, iki şahidi olmadığı takdirde kendisine banka hesabı açılamayacağı söylenen görme engelli Murat Kefeli, 9. Köy’e konuştu. Kefeli, ilgili kuruma, Bankacılık Hizmetlerinin Erişilebilirliğine Dair Yönetmelik’i hatırlattığını ancak üç yetkiliyle ayrı ayrı konuşmasına rağmen hesabının açılmadığını paylaştı. Bankaların, çalışanlarına meslek içi eğitim verip, yönetmelikler hakkında bilgilendirmede bulunmasının önemini vurgulayan Kefeli şu ifadeleri kullandı: “Eğer haklarınızı biliyor ve diretiyorsanız güç bela da olsa işinizi yapıyorsunuz. Ama bu konunun tutarlılığı yok. Mesela bir banka da körden şahit istemiyor, ancak bankada çalışan iki kişinin imzasını başvuru dosyasına dahil ediyor.”

Erişilebilir bankacılık düzenlemelerinde, çevrimiçi bankacılık hizmetinin de görme engellilere verilmesi gerektiğinden bahseden Kefeli, “Ancak çoğu banka vermiyor, şubeye çağırıyor. Başvuru yapsanız ve kredi kartı talebinde bulunsanız uçan kuşa kart veren bankanın kuryesi de kör olduğunuzu anlayınca kartı teslim etmiyor. ‘Şubeye gitmeniz gerekiyor’ diyor.” ifadelerini kullandı. Kefeli, çevrimiçi bankacılıkta kolaylıkla alınabilen kredinin, şubeye gidildiğinde şahit isteyen çalışanlar nedeniyle uzayabildiğini belirtti.

Kimi bankalarda bulunmayan basit bir şablon nedeniyle imzaların alan dışına taşmasının da soruna yol açtığını ekledi.

Gökhan Güngör

“Eşit olma durumunuzu çalışan ortamında zedeliyorlar”

Engelsiz Erişim Derneği Başkanı Gökhan Güngör, memur ya da işçi de olunsa bazı bankaların görme engellilerden şahit istediğini ve bunun kişilik haklarına saygısızlık olduğunu dile getirdi. Güngör, böyle bir durumda yaşanacak sorunları şu örnekle aktardı: “İşyerinize yeni bir banka anlaşması imzalamak için görevliler geliyor. Size diyorlar ki ‘Senin şahitle gelmen lazım, burada sizin işleminizi yapamam.’ Maaşınızı vasiyle ya da noterden belgeyle almanızı söyleyen personellerle karşılaşıyorsunuz. Düşünün ki bir çalışansınız, yani bir şeyleri yapma yetkinliğiniz var. Ama sizin yetkinliğinizi ve eşit olma durumunuzu çalışan ortamında zedeliyorlar.”

Güngör, görme engellilerden şahit istenmesinin yasal olmadığının altını çizerken, “Bankalara söylüyoruz ama hep dönüş ‘Bu münferit bir olay, bir personelimizin yaptığı yanlışlık. Bir daha olmayacak’ şeklinde oluyor. Ama aynı bankaların farklı şubelerinde benzer olaylar yaşanıyor” dedi. Güngör, yasal olmadığı halde yapılan bu uygulamaya karşı kalıcı önlem alması için Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve yetkili tüm kurumların çözüm üretmesini istedi.

Bankadan istenecek yazıyla durum belgelenmeli

Murat Kefeli’nin yaşadıklarına benzer bir durumda ilk yapılacak şeyin bankadan yazılı bir belge istemek olduğunu ifade eden Güngör, bankaların yasal yükümlülük doğurduğunu bildiği için genelde yanıt vermediğine dikkat çekti. Bu tür durumlarda BDDK’ye durumu belgeleyecek şekilde başvurulması gerektiğini belirten Güngör, mahkemeye başvurulması halinde ise emsal kararlar ve tazminat nedeniyle, bankaların işin ciddiyetini anlayabileceğini ifade etti.

Gökhan Güngör,dijital bankacılıktaki canlı görüşme işlemleri sırasında yaşanan sıkıntılarla ilgili de şunları söyledi: “Pozitif bir önceliklendirme sağlanacaksa engelliye uzaktan daha fazla destek verilmeli. Ancak tam tersi yapılıyor. Teknik durumlardan dolayı yapılamayanları da banka çözmeli. Herkese nasıl uzaktan bazı işlemler sunuluyorsa aynı işlemler, aynı koşullarda engelli vatandaşlara da sunulmalı.”

Hukuki süreç işletilebilir

İstanbul Barosu Engelli Hakları Merkezi Başkanı Deniz Yazgan Şenay, körlerin veya görme engellilerin yalnızca engelleri nedeniyle farklı bir işleme tabi tutulmalarının, Anayasa’nın 10. maddesine aykırı olduğunu açıkladı. Noterlerin ise çoğunlukla 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 73. maddesine dayanarak işlemleri tanık huzurunda gerçekleştirmek istediklerini söyleyen Şenay, “Bu düzenleme zorunluluk içermediği gibi, kişinin tercih hakkı olduğunu açıkça gözler önüne seriyor. Noterlerin hepsi hukukçudur, iki açık düzenlemeyi reddedişi anlamakta güçlük çekiyoruz” dedi.

Anayasa’nın 17. maddesine göre kimsenin insan onuruyla bağdaşmayan bir muameleye tabi tutulamayacağını belirten Şenay, zorunlu şahit istenmesihalinde görme engelli yurttaşın, Türk Borçlar Kanunu’nun 15. maddesi uyarınca kendi el yazısıyla imza atabileceğini hatırlatması gerektiğini aktardı.

Haklarını aramak için ne yapabilirler?

Şenay, yazılı belgelemenin önemini de vurgularken, hukuki süreç açısından yapılacakları şöyle sıraladı:

  • Türkiye Noterler Birliği’ne ve Adalet Bakanlığı’na şikayette bulunulabilir. Noterlerin kamu hizmeti sunduğu göz önüne alındığında, hukuka aykırı uygulamalar denetlenmeye tabidir.
  • Noterin sorumluluğu 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 162. maddesi ile düzenlenmiştir. İşlemi yapmaması nedeniyle zarar doğarsa, noter hakkında maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.
  • İdari yargıya başvurulabilir. Noterlerin işlemlerine ilişkin ret kararları, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’na göre idare mahkemesine taşınabilir. Mahkemeden, işlemin hukuka uygun şekilde tamamlanması için karar vermesi istenebilir.
  • Bankalar açısından BDDK’ye şikayette bulunulabilir.
  • Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK)’na başvurulabilir. TİHEK, ayrımcılık yasağı ihlallerini değerlendirir ve idari yaptırım kararı alabilir.”

İdari dava sürecinin sonunda Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvurunun da mümkün olduğunu söyleyen Şenay, bu tür bir uygulamanın eşitlik ilkesinin, ayrımcılık yasağının ve hak arama özgürlüğünün ihlalini oluşturduğunu paylaştı.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.