Erdem Avşar
Dijital çağın hızına rağmen analog fotoğrafçılık gençler arasında yeniden ilgi görüyor. Hız ve erişim kolaylığının ön plana çıktığı günümüzde, fotoğrafçılıkla ilgilenen gençler arasında analog kültürü yaşatmaya çalışan bir kesim bulunuyor. Geçmişten gelen bu kültürü sürdürmeye çalışan gençleri zorlayan ise film ve banyo maliyetleri.
Ankara, İstanbul ve İzmir gibi büyükşehirler başta olmak üzere, bu kültürün sürdüğü şehir sayısı oldukça sınırlı. Pek çok şehirde analog fotoğraf makineleri, film ve ekipman satışı yapan dükkânlar artık bulunmuyor. Aynı şekilde, film banyosu, karanlık oda imkânları da birçok şehirde ortadan kalkmış durumda.

Yusuf Aksoy
Yusuf Aksoy, Ankara üniversitesi yeni medya ve iletişim bölümü 2. sınıf öğrencisi. Kendisi babasına ait bir analog kamera ile bu yolculuğa başlamış. Analog fotoğrafçılığın hızla modernleşen bir dünyada karşıtlık ve tezat oluşturduğunu bu felsefenin de kendini cezbettiğini söylüyor:
“2026 dünyasında analog fotoğrafçılığı bir çarpıklık üzerinde görüyorum çünkü bir noktada her şey çok modern ve her şey çok dijital bir eğilimde. Bunun tabi göründüğü bir sistemde bir şeylerin analog ile çekmek ve belgelemek bir karşıtlık ve tezat kuruyor. Ben de bunu seviyorum.”
Aksoy, bu hobisinin öğrenci bütçesini nasıl zorladığını ise şöyle anlatıyor: “En son film alalı uzun zaman oldu. Fiyatları kesinlikle makul gelmiyor. İlk başladığımda da pahalıydı ancak şimdi daha zor. Yıkama fiyatları film fiyatlarıyla yarışır durumda. Hele Ankara’da yaşayan bir öğrenci için çok daha zor.”
Aksoy’a göre maliyetler artsa da analog fotoğrafçılığa tutkuyla bağlı olanlar bu kültürü yaşatmayı sürdürecek.
Said Nalci, Antalya Alâeddin Keykubat Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği son sınıf öğrencisi. Analog kameraya bir arkadaşının önerisiyle başladığını ifade eden Nalci, bunu kendisi için bir “trend veya heves” olmadığını dijital fotoğraçlıkla da ilgilendiğini belirtiyor.

Said Nalci
Maliyetlerin yüksekliği nedeniyle çok fotoğraf çekememekten yakınan Nalci, “36 poz hakkım var ve çektiğim her fotoğrafın çok önemli bir anı yansıtması gerekiyor. Üniversite dönemlerinde ara sıra film alıp bu kültürü yaşatmak adına fotoğraf çekmeye çalışıyorum” diyor. Banyo maliyetinin yüksekliğinin yanında, Antalya’da film banyosu yapabilecek stüdyo sayısının sınırlı olmasından da yakınıyor.
Kendisi gibi Z kuşağı gençlerinin teknoloji çağında yetiştiğine dikkat çeken Nalci, analog fotoğrafçılığı, “Hızlı tüketimden kaçmanın ve yaptığımız işten zevk almanın en güzel yolu” diye tarifliyor ve ekliyor: “Bazı şeyler hızlı değil, yavaş tüketilmeli. Dijital kameraların saniyede yakaladığı detayları analog kamerayla çekip bir süreç halinde o kareyi yaşatmak benim için çok daha kaliteli.“
Orhan Aksel, 1986 yılından bu yana esnaflık yapıyor. Sıhhıye’de bir iş merkezinde bulunan dükkanında, bu kültürü yaşatan son insanlar için film ve ekipman satıyor. Gençlerin ilk başta analog fotoğrafçılığa ilgi duyduğuna dikkat çeken Aksel, işin içine girdikten sonra ise işlerin değiştiği görüşünde:
“Merak edenler var ama işin içine girdikten sonra maliyetler (film, banyo) birkaç çekim yaptıktan sonra gençleri sıkıyor. Kameraya dekor olarak kullanılıyor ya da gençler bu işten uzak duruyor, arkadaşlarına da tavsiye etmiyor. Öteliyor. Bunda bilgisizliğin bir sebebi var. Satıcıların da yaptığı dürüst olmayan alışveriş yöntemleri var.”
“Banyo hizmeti veren yer çok az olduğu için adeta tekel oluştu” diyen Aksel, bu durumun kontrolsüz fiyat yükselişine yol açtığını vurguluyor. Müşteri profilindeki değişime de dikkat çeken Aksel, geçmişte yılda 5-6 film alan müşterilerinin artık çok daha seyrek alışveriş yaptığını belirterek durumu şu sözlerle özetliyor: “Türkçesi, can çekişen bir sektör ve can çekişen bir hobi. Meraklısı çok ama alıcısı giderek azalıyor.”
Özel bir kurumda fotoğrafçılık eğitimi veren Ahmet Gürkçü, analog kurslarına talebin sıfırlandığını, dijital eğitime ilginin ise giderek azaldığını belirtti. Yeni nesildeki analog merakının yüksek maliyetler yüzünden kısa sürdüğünü ifade eden Gürkçü, film ve banyo fiyatlarının gençlerin hevesini kırdığını vurguladı:
“Birkaç hevesli kursiyerle denedik ancak birkaç makara filmden sonra ücretler pahalı geldi ve sürdüremedik. Bu işi yapacak gençler var ama maliyetlerin altında eziliyorlar. İleride daha iyi şartlar oluşursa bu gelenek ancak o zaman sürdürülebilir hale gelecektir.”
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
9640 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8950 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8499 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7002 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6517 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5404 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5168 kez okundu
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
9640 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8950 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8499 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7002 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6517 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.