Abbas Vural
Yeni eğitim-öğretim yılı yaklaşırken üniversite öğrencileri bir yandan eğitim giderlerini karşılamaya çalışırken diğer yandan geçimlerini sürdürebilmek için çalışıyor. Eğitime ayrılan kamu bütçesinin yetersizliğine ilişkin tartışmalar sürerken, maddi imkânları yetersiz olan veya ek gelir elde etmek isteyen öğrenciler sıcak yaz aylarında zorlu koşullarda çalışmayı sürdürüyor.
Üniversiteler aracılığıyla ya da doğrudan farklı işlerde çalışan öğrenciler, çalışma koşullarını, neden çalışmak zorunda kaldıklarını ve bu süreçte yaşadıklarını 9. Köy’e anlattı.
Kocaeli Üniversitesi öğrencisi Şükriye Yılmaz, eğitim masraflarını karşılamak için haftanın 4-5 günü bir dijital alışveriş platformunun deposunda çalışıyor. 22 yaşındaki Yılmaz, bazen günde 12 saat mesai yaptığını çalışma koşullarının ağırlığından şikayetçi: “KYK Yurdu’nda kalıyorum. Kaldığım yurttan çalıştığım yer servis ile yaklaşık 1 saat sürüyor ama daha fazla süren arkadaşlarım da var. Sabah ve akşam olmak üzere iki vardiya var. Yani depolarda hiç durmadan 24 saat boyunca çalışma var. Ben genelde sabahları gidiyorum. Sabah 8’de başlıyor ve akşam 8’e kadar çalışıyoruz. Bunun karşılığında ise bin 800 TL gibi bir ücret alıyoruz. Ancak yaz tatilinde olduğumuz için yövmiyeler bin 750 TL’ye düşürüldü.”
Sürekli ayakta olduklarını ve iş yapılan yerde yere bile oturmanın yasak olduğunu belirten Yılmaz, iş temposu yoğun olsa da bu durumun çalışılan bölüme göre değişebileceğini söylüyor. Ödenen ücretin yapılan işin karşılığı olarak eksik kalsa da diğer işlere göre daha iyi olduğunu vurgulayan Yılmaz, KYK bursundan 4 bin TL alan biri için ayda dört gün çalışıp daha fazlasını kazanabilme imkânı sağlandığını ifade etti. Yılmaz, kendisi gibi bir çok öğrencinin ek gelir sağlamak ve iş deneyimi kazanmak için çalışmayı tercih ettiğini söyledi.
Okuduğu üniversitenin kendi çalıştığı platform gibi veya bazı şirketlerle anlaşarak, öğrencilere ek iş alanı yaratılmasını olumlu bulduğunu belirten Yılmaz, sözerini şöyle sürdürdü: “Bence çoğu öğrencinin okul izniyle güvenilir bir iş kolundan haberdar olup okuduğu süreç boyunca hem SGK imkânı olarak hem de ek gelir elde edip, işin ne olduğu fark etmeksizin iş hayatının en dibinden deneyim elde etmesi büyük bir avantaj. Bunu diğer şehirlerdeki üniversite öğrencilerinin okurken çalışmak isteyip böyle bir imkâna erişememesinden dolayı böyle düşünüyorum“
Kimsenin okurken çalışmak zorunda bırakılmadığını savunan Yılmaz, burs miktarlarının artırılmasını da istedi. Yılmaz, burs miktarı yükselse de yine bazı öğrencilerin okurken çalışmayı tercih edebilceği görüşünü dile getirdi.
İŞKUR Gençlik Programı kapsamında üniversitenin yüzme havuzunda çalışan Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Sultan Aydın ise günlük 8 saat çalışma ile haftada 3 gün çalışarak haftalık 4 bin 125 TL ücretle çalıştığını, bu miktarın, emeğinin karşılığı olmadığı görüşünde. 20 yaşındaki Aydın, derslerinden ve akademik hayatından fedakarlık ederek çalışmak zorunda kaldığını belirterek açıklıyor.
Aydın, çalışmasındaki temel amacın üniversite hayatını maddi kaygı yaşamadan sürdürebilmek ve okurken insanca geçinebilmek en temel giderleri olan beslenme, barınma ve eğitim gibi ihtiyaçları karşılayabilmek olduğunu ifade ediyor.
İŞKUR Gençlik Programı kapsamında belirlenen eğitim günlerine katılımın zorunlu olduğunu aktaran Aydın, ameliyat olduğu dönemde yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Ameliyat olduğum sırada 10 günlük ameliyat raporumun gençlik programının bize yıl içinde verdiği on günlük izin sürecinden düşüleceği söylendi. Bu yüzden ameliyat raporum bitmeden apar topar üniversiteye gelmek zorunda kaldım çünkü gitmezsem çıkışım verilecekti. Ameliyat dikişlerim kapanmadan ve sargılarımla birlikte eğitim günlerine katıldım, daha doğrusu katılmak zorunda bırakıldım.”
İŞKUR Gençlik Programı’nın öğrenciler açısından bir geçim kaynağına dönüştüğünü belirten Aydın, öğrencilerin haftada yaklaşık 24 saatlerini program kapsamında çalışmaya ayırdığını söylüyor.
Çalışma nedeniyle ders saatlerinden de feragat etmek zorunda kaldıklarını ifade eden Aydın, program kapsamında verilen eğitimin de her zaman öğrencilerin beklentilerini karşılamadığını savunuyor. Günün önemli bölümünün yalnızca mesai saatinin dolmasını beklemekle geçtiğini belirten Aydın, bunun öğrenciler açısından zaman kaybına dönüştüğünü düşünüyor. Aydın, öğrencilerin temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için çalışma karşılığı yerine burs desteğinin artırılmasının daha doğru olacağını savunuyor: “Bu şekilde ne zamanımızdan feragat etmek zorunda kalacağız ne de derslere girememiş olmanın bedelini ödeyeceğiz.”
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
11333 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
9029 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8534 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7023 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6536 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5428 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5197 kez okundu
1
“Okumanın yaşı yok” dedirten 40 yaş üstü öğrenciler
6958 kez okundu
2
Depremzede öğrenciler YÖK’ten 1 yıl daha istiyor
3329 kez okundu
3
Van’da “eğitimci olmayan” öğretmen skandalı
3248 kez okundu
4
Milli Eğitim’de “öğretmen önlüğü” tartışması
3067 kez okundu
5
Genç pilotlar ödedikçe artan borç batağında
2928 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.