Ankara
14°

HAFİF YAĞMUR

Derin Yoksulluk Ağı: Yoksullar karar süreçlerinde yok
  • 9.Köy
  • Ekonomi
  • Derin Yoksulluk Ağı: Yoksullar karar süreçlerinde yok

Derin Yoksulluk Ağı: Yoksullar karar süreçlerinde yok

Derin Yoksulluk Ağı’nın yayımladığı “Yoksulluğa Karşı: Demokrasi!” bilgi notu, yoksulluk içinde yaşayanların sosyal yardım kararlarında ne ölçüde söz sahibi olduğunu gündeme getirdi. Ağın Araştırma ve Savunuculuk Koordinatörü Önder Uçar, yardımın kesilmesi kaygısının sorunları dile getirmeyi zorlaştırdığını söyledi.

ABONE OL
28 Eylül 2026 10:14
Derin Yoksulluk Ağı: Yoksullar karar süreçlerinde yok
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Merve Arısoy

Derin Yoksulluk Ağı’na göre, sosyal destekler belirlenirken yoksulluk içinde yaşayanların görüşleri karar süreçlerine yeterince yansımıyor. Derin Yoksulluk Ağı’nın yayımladığı “Yoksulluğa Karşı: Demokrasi!” bilgi notunda, sosyal politikaların yardım tutarlarının yanı sıra katılım ve hesap verebilirlik açısından da değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

9.Köy’e konuşan Derin Yoksulluk Ağı Araştırma ve Savunuculuk Koordinatörü Önder Uçar, sahada düzenli yemek hazırlayamayan, kirasını ödeyemeyen ve gerekli ilacı alabilmek için borçlanan hanelerle karşılaştıklarını anlattı. “Bir hanenin yoksulluğunu belirleyen tek faktör hane gelirinin düşük olması değildir” diyen Uçar; kamunun sağlık, eğitim, bakım ve sosyal güvence alanlarında karşıladığı ihtiyaçların da belirleyici olduğunu söyledi.

Uçar’a göre kamu bütçesinden sosyal yardımlara pay ayrılması tek başına yeterli değil. Kaynakların, insanların temel haklara erişmesini sağlayacak ölçekte kullanılması gerekiyor.

Önder Uçar

“Şikayet edersem yardımım kesilir mi?”

Uçar’a göre derin yoksulluk yaşayan kişiler, sosyal yardım sistemiyle çoğunlukla önceden belirlenmiş desteklere başvurarak ya da ihtiyaçlarını belgeleyerek temas ediyor. Desteklerin nasıl tasarlanacağına, hangi ihtiyacın öncelikli sayılacağına ve miktarların yeterli olup olmadığına ilişkin deneyimleri ise karar süreçlerine sınırlı biçimde yansıyor.

Uçar, mevcut yardımı kaybetme korkusunun insanların yaşadıkları sorunları açıkça dile getirmesini zorlaştırdığına dikkat çekerek, insanları, “Şikayet edersem yardımım kesilir mi? Daha fazlasını talep edersem elimdekini de kaybeder miyim” endişesi taşıdığını söyledi.

Derin Yoksulluk Ağı, sahada tekrar eden sorunları kamu kurumlarına ve karar alıcılara taşısa da Uçar, bunun gerçek katılım için yeterli olmadığını belirtti. Uçar, “Bir kişinin bir sosyal yardım başvurusu sırasında ihtiyacını anlatabilmesi, karar süreçlerine katıldığı anlamına gelmiyor” dedi. Uçar’a göre insanların desteklerini kaybetme korkusu yaşamadan eleştiri ve taleplerini iletebileceği kalıcı mekanizmalar kurulmalı.

“Rakam arttı, bütçedeki pay geriledi”

Bilgi notu için yapılan hesaplamaya göre “Yoksullukla Mücadele ve Sosyal Yardımlaşma” programının harcaması 2021’de 64,5 milyar lirayken 2025’te 359,2 milyar liraya çıktı. Buna karşılık programın merkezi yönetim bütçesindeki payı yüzde 4,03’ten yüzde 2,45’e, millî gelire oranı ise yüzde 0,87’den yüzde 0,57’ye geriledi. Uçar, lira cinsinden artışın tek başına sosyal politikanın güçlendiğini göstermediğini söyledi.

2025 Açık Bütçe Araştırması’nda Türkiye’nin bütçe şeffaflığı puanı 100 üzerinden 65, kamu katılımı puanı ise sıfır oldu. Uçar’a göre bir programa ne kadar kaynak ayrıldığının yanı sıra gerçekte ne kadar harcandığı, kaç kişiye ulaşıldığı ve hedeflenen sonucun gerçekleşip gerçekleşmediği de açıklanmalı.

Sosyal desteklerde hak temelli sistem çağrısı

Uçar, hak temelli bir sistem için başvuru süreçlerinin sadeleştirilmesi ve hak kazanma kriterlerinin açık olması gerektiğini söyledi. Başvurusu reddedilen kişinin gerekçeyi de öğrenebilmesi gerektiğini vurgulayan Uçar, “Gelirdeki küçük bir artış veya sigortalı işe başlamak da temel desteklerin bir anda kesilmesine yol açmamalı” görüşünü dile getirdi.

e-Devlet üzerinden başvuru yapılabilmesini önemli bir kolaylık olarak niteleyen Uçar, farklı desteklerde farklı gelir hesapları, sağlık raporları ve kurum süreçleri bulunmasının sistemi hala karmaşık kıldığını belirtti. Farklı kurumların başvuru ve değerlendirme süreçlerinin ortaklaştırılmasını, kişiden aynı bilgi ve belgelerin tekrar tekrar istenmemesini önerdi.

Uçar, sözlerini şöyle tamamladı: “Yoksulluk yaşayan kişiler sosyal politikanın yalnızca yararlanıcısı değil, bu politikaların nasıl şekilleneceği konusunda söz hakkına sahip yurttaşlar olarak görülmeli.”

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.