Ateş Çatıkkaş
Depozito tartışması kira bedeli olarak ağırlık kazanıyor ama depozitodan hangi masraflar kesilir neler kesilmez işte orası net değil. Uzmanlar, olağan kullanımdan kaynaklanan yıpranmaların depozitodan düşülemeyeceğini belirtiyor.
Kiracının eve girerken ödediği depozito, kira sözleşmesinin sona ermesiyle birlikte boya ve badana, demirbaş hasarları, ödenmemiş aidatlar ve evde yapılan değişiklikler nedeniyle kesintiye uğrayabiliyor. Olağan kullanımdan kaynaklanan yıpranmaların bedeli ise kiracıdan talep edilemiyor. Gayrimenkul Hukuku Uzmanı Avukat Ali Güvenç Kiraz, depozitodan hangi giderlerin mahsup edilebileceğini, güvence bedelinin nasıl saklanması gerektiğini ve yıllar içinde kira bedelinin artması halinde iadenin hangi tutar üzerinden yapılacağına ilişkin hukuki tartışmaları değerlendirdi.
Depozitonun kiracının kira sözleşmesinden doğabilecek yükümlülüklerine karşı verilen bir güvence olduğunu aktaran Kiraz, alınabilecek tutarın da sınırsız olmadığına dikkat çekti.
Kiraz, “Depozito bir güvence bedelidir. Kiracı tarafından mal sahibine kira sözleşmesi kapsamında en fazla üç aylık kira bedeli kadar ödenebilir. Bunun üzerinde alınan bir bedel kabul edilemez ve geçersizdir” diye konuştu.
Güvence bedelinin Türk Borçlar Kanunu’nda öngörülen şekilde bankada tutulması gerektiğine işaret eden Kiraz, uygulamada ise farklı bir tabloyla karşılaşıldığını belirterek, “Bu güvence bedelinin mal sahibi tarafından Borçlar Kanunu’na göre vadeli ortak bir hesaba yatırılması gerekir. Ancak günümüzde bu kural uygulanmadığı için genellikle mal sahipleri depozitoyu kendi ellerinde tutuyor” ifadelerini kullandı.

Ali Güvenç Kiraz
Evden çıkış sırasında en fazla tartışılan konuların başında boya, badana ve zaman içerisinde oluşan yıpranmalar geliyor. Olağan kullanımdan doğan eskimelerin kiracıya yüklenemeyeceğini vurgulayan Kiraz, Yargıtay’ın yaklaşımını şöyle anlattı:
“Yargıtay, taşınmazlarda meydana gelen olağan yıpranmaların ve olağan kullanım kaynaklı hasarların depozitodan düşülemeyeceğini söylüyor. Örneğin sözleşmede ‘boyalı ve badanalı olarak yeniden teslim edilecektir’ şeklinde bir ifade yoksa, boya ve badana gibi yerlerde meydana gelen olağan yıpranmalar ev sahipleri tarafından depozito bedelinden mahsup edilemez.“
Kiracının verdiği belirgin zararların ise farklı değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Kiraz, “Kiracının ödemediği veya eksik ödediği aidatlar ile taşınmaza girildiğinde görülebilecek belirgin hasar ve zararlar depozitodan düşülebilir. Dairenin orijinal halinde değişiklik yapılmışsa, örneğin odalar birleştirilmiş veya ayrılmışsa bunların eski hale getirilme masrafı da dikkate alınabilir. Ankastre ürünler ya da doğalgaz kombisi gibi demirbaşlarda kiracının neden olduğu hasarlar da depozitodan mahsup edilebilir” bilgisini verdi.
Yıllar önce düşük kira üzerinden verilen depozitonun, tahliye sırasında hangi tutarla geri ödeneceği ise tartışmalı konulardan biri. Kiraz, 2012 öncesindeki Borçlar Kanunu döneminde verilen Yargıtay kararlarında depozitonun kiracının çıkış tarihindeki kira bedeli dikkate alınarak hesaplandığını belirtti.
Kiraz, durumu bir örnek üzerinden açıklayarak, “Kiracı eve aylık 2 bin lirayla girdi ve iki aylık kira karşılığı 4 bin lira depozito verdi diyelim. Evden çıktığı dönemde kirası 20 bin liraya yükseldiyse, bu hesaba göre iki aylık karşılığı olan 40 bin lirayı almalıdır. Eğer mahsup edilecek bir hasar veya zarar varsa da bu tutar üzerinden hesaplama yapılmalıdır” dedi.
Ancak 2012 sonrasındaki yeni Borçlar Kanunu bakımından konunun hukuk çevrelerinde tartışılmaya devam ettiğini belirten Kiraz, sözleşmedeki hükmün önemine dikkat çekti.
“Taraflar sözleşmeye ‘Depozito alındığı gibi iade edilir’ hükmünü koymuşsa alınan bedelin aynen iadesi söz konusu olur. Böyle bir hüküm yoksa hukukçular arasında iki farklı görüş bulunuyor. Benim de içinde bulunduğum görüş, eski Yargıtay kararları doğrultusunda güncel kira bedeli ve başlangıçtaki depozito çarpanı üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini savunuyor. Diğer görüş ise sözleşmede böyle bir hüküm bulunmasa dahi depozitonun alındığı tutar üzerinden iade edilmesi gerektiğini söylüyor. 2012 sonrasına ilişkin bu tartışmayı esaslı biçimde çözen bir Yargıtay kararı henüz görmüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
Kiraz, depozitonun kira bedelinin yerine kullanılmasının da tarafların anlaşmasına bağlı olduğuna dikkat çekti. Ev sahibinin tek taraflı biçimde güvence bedelini son aya ait kiraya sayamayacağını ifade eden Kiraz, “Depozito, mal sahibi tarafından tek taraflı olarak ‘Son kirayı ödemedin, buradan mahsup ediyorum’ denilerek kira bedeline sayılamaz. Taraflar anlaşır, kiracı da ‘Bu kiradan mahsup edin’ diye kabul ederse mahsuplaşma yapılabilir. Bunun dışında güvence bedelinin bu şekilde kullanılması mümkün değildir” diye konuştu.
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
14591 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
9110 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8597 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7048 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6561 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5492 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5226 kez okundu
1
Emekli maaşında dönüm noktası, 2008 oldu!
31414 kez okundu
2
Şişli Feriköy’de 2. el gece pazarı
17795 kez okundu
3
“Altın Sarısı” Şemdinli tütünü, altınla yarışıyor
9345 kez okundu
4
Üniversite bitirmek için “garsonluk-bulaşıkçılık” yapan öğrenci öyküleri
6023 kez okundu
5
Çiftçi tarlasına ne ekeceğini e-devletten öğrenecek!
4931 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.