Süreyya Sude Erdoğan
Ölçülü güneş ışığı almak, D vitamini ve serotonin üretimini destekleyerek fiziksel ve ruhsal sağlığa katkı sağlasa da, kontrolsüz güneşlenme ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Uzmanlar, özellikle yaz aylarında artan ultraviyole (UV) ışınlarına karşı korunmanın cilt sağlığı açısından hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. Buna karşın güneş koruyucularına yönelik yanlış inanışlar ve yükselen fiyatlar, bazı kişilerin güneş kremi kullanımını azaltmasına neden oluyor.
Cilt hastalıkları uzmanı Dr. Zahide Eriş Zorlu, yıllar içinde biriken güneş hasarının ciltte lekeler, kırışıklıklar ve elastikiyet kaybının yanı sıra bazı cilt kanserlerinin de başlıca nedenlerinden biri olduğunu söyledi. “Güneş yaşam için vazgeçilmez ancak kontrolsüz maruziyet cildimiz için ciddi bir stres kaynağıdır” diyen Zorlu, güneşten korunmanın yalnızca estetik kaygılarla değil, sağlık açısından da büyük önem taşıdığını belirtti.

Uzm. Dr. Zahide Eriş Zorlu
Güneş koruyucuların yalnızca yaz tatillerinde ya da plajda kullanılacak ürünler olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Zorlu, yıl boyunca düzenli kullanımın önemine dikkat çekti. En az SPF 30, tercihen SPF 50 koruma faktörlü ürünlerin tercih edilmesini öneren Zorlu, güneş kremlerinin yeterli miktarda uygulanması ve özellikle terleme ya da yüzme sonrasında yenilenmesi gerektiğini söyledi.
Toplumda en sık karşılaştıkları hatalardan birinin ürünün yetersiz miktarda kullanılması olduğunu belirten Zorlu, şu görüşleri dile getirdi: “İnsanlar güneş kremi kullandığını düşünüyor ancak çoğu zaman gerekli miktarın çok altında uyguluyor. Bu nedenle ürün seçimi kadar doğru kullanım da önemli“
Güneşten korunmanın yalnızca krem kullanmaktan ibaret olmadığını vurgulayan Zorlu, şapka takılması, koruyucu kıyafet tercih edilmesi, gölgede kalınması ve güneş ışınlarının en dik geldiği saatlerde dikkatli olunmasının da korunmanın önemli parçaları olduğunu kaydetti.
Son yıllarda güneş koruyucularındaki fiyat artışları, tüketicilerin ürün tercihlerini de etkiliyor. Ancak Zorlu’ya göre bir ürünün pahalı olması daha yüksek koruma sağladığı anlamına gelmiyor.
Koruyuculuğu belirleyen temel unsurların SPF değeri, UVA koruması ve ürünün güvenilir testlerden geçmiş olması olduğunu belirten Zorlu, fiyatı artıran unsurların ise çoğu zaman marka değeri, ürünün dokusu ya da ek kozmetik içerikler olduğunu söyledi. Zorlu, “Ben hastalarıma her zaman şunu söylüyorum; düzenli kullanabileceğiniz iyi bir ürün, kullanamadığınız pahalı bir üründen daha değerlidir” görüşünü dile getirdi.
Uzmanlara göre güneş kremi kullanımını azaltan tek etken ekonomik nedenler değil. Sosyal medyada ve çeşitli platformlarda dile getirilen “güneş kremleri pazarlama ürünüdür”, “eskiden insanlar güneşten zarar görmüyordu” ya da “güneş kremlerinin içeriği güneşten daha zararlıdır” gibi iddialar da toplumda yanlış algıların oluşmasına neden oluyor.
Bu görüşlerin bilimsel temelden yoksun olduğunu belirten Zorlu, hekimlerin değerlendirmelerini sosyal medya yorumlarına değil bilimsel verilere dayandırdığını ifade etti.
Geçmişte güneşin zararlarının daha az görüldüğü yönündeki iddiaların doğru olmadığını söyleyen Zorlu şu görüşleri dile getirdi: “O dönemlerde cilt kanseri taramaları, dermatolojik kayıtlar ve yaşam beklentisi bugünkü kadar gelişmiş değildi. Ruhsatlı ve güvenlik testlerinden geçmiş güneş koruyucuların oluşturduğu risklerle yıllarca süren kontrolsüz UV maruziyetinin risklerini karşılaştırdığımızda, güneşin kontrolsüz etkilerinin çok daha büyük olduğunu biliyoruz” dedi.
Bir dermatolog olarak her gün güneş hasarının sonuçlarıyla karşılaştığını belirten Zorlu, güneş koruyucularını pazarlama ürünü olarak değil, koruyucu sağlık uygulamalarının bir parçası olarak değerlendirdiğini vurguladı.
Güneş koruyucularına yönelik farkındalığın geçmiş yıllara göre arttığını belirten Zorlu, değişen yaşam alışkanlıklarının bunda etkili olduğunu söyledi.
Daha fazla seyahat edildiğini, açık havada geçirilen sürenin arttığını ve deniz turizminin yaygınlaştığını belirten Zorlu, UV maruziyetinin de buna bağlı olarak değiştiğini ifade etti.
“Amacımız güneşten korkmak değil, güneşle bilinçli bir ilişki kurmak” diyen Zorlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Cilt yapılan pek çok işlemi unutabilir ancak güneşin bıraktığı izleri yıllarca hafızasında taşır. Bu nedenle güneş koruyucu kullanmayı bir kozmetik alışkanlık değil, cildimize yaptığımız uzun vadeli bir yatırım olarak görüyorum.“
1
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8879 kez okundu
2
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8463 kez okundu
3
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
7129 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6973 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6500 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5363 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5143 kez okundu
1
Türkiye antidepresan kullanımında dünya 22’ncisi
6152 kez okundu
2
Önlem alınmazsa lösemi vakaları artacak
4673 kez okundu
3
Gaziantep’te çocuk hematoloğu krizi
4201 kez okundu
4
Diyarbakır’da yoksulluk, çeteleşme ve uyuşturucu çıkmazı
3973 kez okundu
5
Hasta da yakınları da çaresiz: SSPE tedavi araştırması reddedildi
3644 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.