DOLAR 46,7001 0.07%
EURO 53,3676 0.44%
ALTIN
Ankara
32°

AÇIK

Sosyal medyada etkileşim yarışı kadınları hedef alıyor

Sosyal medyada etkileşim yarışı kadınları hedef alıyor

Sosyal medyada kadınların görüntülerinin izinsiz şekilde bağlamından koparılarak paylaşılması ve hedef gösterilmesi yeni bir dijital şiddet türüne dönüştü. Etkileşim almak için kadın içeriklerini tekrar dolaşıma sokarak linç öneren bir kesim kadınların kabusu oldu. 9. Köy Muhabiri Alara Türkeli, kadınlarla ve uzmanlarla etkileşim şiddetini konuştu.

ABONE OL
2 Temmuz 2026 11:04
Sosyal medyada etkileşim yarışı kadınları hedef alıyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Alara Türkeli

Sosyal medyada çoğu zaman içerik kalitesinden çok etkileşim yarışı öne çıkıyor. Bu yarışın en görünür araçlarından biriyse linç kültürüyle beslenen dijital şiddet mekanizmaları. Bu şiddetten en fazla etkilenenlerin başında ise kadınlar geliyor. Bir dönem “özgürlük alanı” olarak görülen sosyal medya, bugün patriyarkal dilin yeniden üretildiği bir zemine dönüşüyor.

9.Köy’e konuşan akademisyen Gülüm Şener, sosyal medyada etkileşim almak uğruna kadınları itibarsızlaştıran, küçümseyen ve hedef gösteren içeriklerin toplumsal cinsiyete dayalı dijital şiddet kapsamında olduğunu söyledi.

X platformundaki gönderi ve etkileşim verilerini analiz etmesi istenen yapay zekâ aracı Grok’un derlediği tahmini verilere göre, Türkiye’de mavi tikli hesaplar tarafından paylaşılan içerikler, kadınlara yönelik dijital linç kültürünün görünür hâle geldiği önemli alanlardan biri. Günlük binin üzerinde videolu paylaşımın en az yüzde 25’i kadınları konu alıyor ve bu içeriklerin önemli bölümünde ise hedef gösterici, cinsiyetçi ve aşağılayıcı dilin öne çıktığı görülüyor. Analize göre kadın odaklı videolu içeriklerde negatif dil oranı yüzde 35’in üzerine çıkıyor. Kadınları hedef alan içeriklerde kullanılan dilin çoğunlukla aşağılayıcı, genelleyici ve ahlak merkezli ifadelerden oluştuğu görülüyor.

Daha önce içerikleri izinsiz şekilde kullanılan ve hedef haline getirilen içerik üreticisi Eyşan Sarpaş, sosyal medyada içeriklerin sıklıkla bağlamından koparıldığını şu sözlerle anlattı: “Söylediğiniz şey birkaç saniyelik kesitlerle dolaşıma sokuluyor. Siz belli bir tartışmayı açmak için konuşurken başka bir hesap bunu alaycı ve hedef gösterici bir dille yeniden paylaşabiliyor. O noktada kendi sözünüz size karşı bir saldırı aracına dönüşüyor.

Bazı hesapların, etkileşimlerini kadınları hedef alarak büyüttüğünü düşünen Sarpaş, kadın düşmanlığının yeni medyada adeta bir içerik formatına dönüştüğünü söyledi. Sarpaş, “Bir kadının kıyafetini, konuşmasını ya da fikrini aşağılayıcı bir bağlamda paylaştığınızda çok hızlı bir öfke kalabalığı oluşabiliyor. Bu da beğeni, paylaşım ve takipçi olarak geri dönüyor” ifadelerini kullandı. Kadınların sosyal medyada daha hızlı hedef alınmasının toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Sarpaş, “Kadın konuştuğunda, itiraz ettiğinde ya da sadece görünür olduğunda bile ‘yerini aşmış’ gibi algılanabiliyor” dedi.

Akademisyen Gülüm Şener, bazen mağdurların bile fark edemediği dijital şiddetin, algoritmaların etkisiyle kısa sürede organize nefret kampanyalarına dönüşebildiğini kaydetti. Şener, bu süreçte mağdurların kişisel bilgilerinin ve ev adreslerinin ifşa edilebildiğini, fiziksel şiddet tehditleriyle karşı karşıya kalabildiklerini vurguladı.

Şener’e göre kadın düşmanlığını normalleştiren platform kültürü, algoritmalar ve etkileşim ekonomisi bu yapıyı besliyor. Kadınları hedef alan dijital şiddeti 9. Köy’e değerlendiren Ankara Barosu KVKK Kurulu Başkan Yardımcısı Begüm Orhon ise bir kişinin videosu ya da fotoğrafını izinsiz paylaşmanın birden fazla hukuki ihlali gündeme getirebileceğini vurguladı.

Orhon, “Kişinin fotoğrafı, videosu ve sesi kişisel veri niteliğindedir. İzinsiz çekim ve paylaşım; özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde yayılması, kişilik hakkı ihlali ve aşağılayıcı içerik bulunması hâlinde hakaret suçunu gündeme getirebilir” dedi.

İçeriğin bağlamından koparılarak servis edilmesi, itibarı zedeleme amacı taşıması ya da dijital linç sonucunu doğurması hâlinde ifade özgürlüğü korumasının zayıfladığını kaydeden Orhon, dijital şiddete maruz kalan kadınların ilk olarak delil toplaması gerektiğini söyledi.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.