DOLAR 45,9165 -0.1%
EURO 53,5748 0.07%
ALTIN
Ankara
16°

AÇIK

Anne-kız deprem sonrası kebapçı dükkanıyla hayata tutundu
  • 9.Köy
  • Emek
  • Anne-kız deprem sonrası kebapçı dükkanıyla hayata tutundu

Anne-kız deprem sonrası kebapçı dükkanıyla hayata tutundu

Hatay’da depremden sonra aylarca çadırda kalan anne ve kızı, kurdukları küçük kebapçıyla hayata yeniden tutundu. 18 yaşındaki Zeynep Aslı Konu’nun ocakbaşında başladığı mücadele, mahallede tanınan bir işletmeye dönüştü.

ABONE OL
10 Nisan 2026 10:45
Anne-kız deprem sonrası kebapçı dükkanıyla hayata tutundu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Semire Yılmaz

Hatay’da garson olarak başladığı kebapçıda mesleği öğrenen 18 yaşındaki Zeynep Aslı Konu, depremden sonra annesiyle birlikte açtığı küçük dükkânda her gece ızgaranın başına geçerek hayata tutunuyor.

Depremden sonra aylarca çadırda kalan aile, daha sonra konteyner kente yerleşti. Hayatlarını sürdürebilmek için ise kendi işlerini kurmaya karar verdiler. Küçük bir kebapçı işleten anne ve kız, akşam 17.00’den sabah 05.00’e kadar süren uzun mesailerle geçimlerini sağlamaya çalıştı.

Garsonluktan ocak başına uzanan yol

Zeynep Aslı Konu’nun kebapçılıkla tanışması henüz 13 yaşındayken oldu. İlk olarak bir kebapçıda garson olarak çalışmaya başladı. Zamanla mutfağa merak salan Zeynep, kendi yemeklerini yaparak işi öğrenmeye başladı. O günlerde yalnızca karnını doyurmak için yaptığı yemekler zamanla mesleğe dönüştü. Bugün 18 yaşına gelen genç kadın, artık kendi iş yerinde “ocakbaşı”nda ustalık yapıyor. 

Genç kadın, annesiyle birlikte çalışmanın kendisine güç verdiğini şu sözlerle anlattı: “Annemle birlikte çalışmak bana daha güven verdi. Ben ocakbaşında yemekleri hazırladım, annem ise müşterilerle ilgilendi. Bizi anne-kız olarak görenler de bu durumu çok sevdi.”

Depremden sonra açılan bir dükkân

Depremin ardından açılan bu küçük dükkân, anne Emine Erdenk için yalnızca bir iş yeri değil; aynı zamanda kimseye muhtaç olmadan ayakta kalmanın da bir yolu oldu. Erdenk, depremden sonra üç ay boyunca çadırda yaşadıklarını, daha sonra ise Güldüren Mahallesi’ndeki konteyner kente yerleşerek yeni bir hayat kurmaya çalıştıklarını anlattı.

Yaşadıkları süreci aktaran Erdenk, depremden sonra kimseye muhtaç olmamak için bu işe başladıklarını söyledi. Kızının kebap ustalığını öğrendiğini, kendisinin de onun yanında çırak olarak işe koyulduğunu belirten Erdenk sözlerini şöyle sürdürdü: “Depremden sonra kimseye muhtaç olmamak için bu işe başladık. Kızım ustalığı öğrendi, ben de onun yanında çırak oldum. Şimdi kendi emeğimizle ayakta durmaya ve hayatımızı yeniden kurmaya çalıştık.

Anne-kızın kurduğu küçük kebapçı zamanla mahallede tanınan bir işletmeye dönüştü. Müşterilerin çoğu zaman yalnızca yemek yemek için değil, bu hikâyeyi görmek için de dükkâna uğradığı belirtildi.

Erdenk’e göre kadın emeği mutfağa farklı bir dokunuş kattı. Müşterilerin yemeklere kadın eli değdiğinde daha çok sevdiğini ifade eden Erdenk, bu ilginin kendilerini daha çok çalışmaya teşvik ettiğini söyledi.

Müşteriler memnun ayrılıyor

Dükkânın müdavimlerinden Emine Altınöz ise anne-kızın azmine hayran olduğunu söyledi. Neredeyse her akşam uğradığını belirten Altınöz, hem yemeklerin lezzeti hem de işletmenin sıcak ortamı nedeniyle burayı tercih ettiğini dile getirdi. Altınöz, “Buraya ailemle sürekli geliyorum. Hem yemekleri çok güzel hem de anne-kızın emeği gerçekten takdire değer. Onların bu mücadelelerini görmek insanı etkiliyor. Her geldiğimde hem karnım doyuyor hem de içim ısınıyor” dedi.

Hedef  daha büyük işletme

Kendi işinde büyümek isteyen Zeynep, en büyük hayalini ise şu sözlerle anlattı: “Bir gün daha büyük bir kebapçı açmak istiyorum. İnsanlar buraya sadece yemek için değil, bizim hikâyemizi görmek için de gelsin istiyorum. Çünkü biz bu ocağı sadece kebap yapmak için değil, yeniden ayağa kalkmak için yaktık.”

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP