DOLAR 44,1971 -0.07%
EURO 50,7115 0.33%
ALTIN 7.069,49-0,92
Ankara

PARÇALI BULUTLU

Akdeniz seralarında “tropik meyve” dönemi
  • 9.Köy
  • Emek
  • Akdeniz seralarında “tropik meyve” dönemi

Akdeniz seralarında “tropik meyve” dönemi

Antalya’nın üretim merkezi Kumluca, sadece Türkiye’nin sebze ihtiyacını karşılamakla kalmıyor artık dünyanın egzotik tatlarına da ev sahipliği yapıyor. Akdeniz Üniversitesi ve Batı Antalya Tropik Meyve Üretim ve Yaygınlaştırma Merkezi, bölge tarımında 20-30 yıllık bir dönüşümün fitilini ateşledi. 9.Köy Muhabiri Selin Yıldırım, bilim insanlarıyla ve çiftçilerle tropik üretimi konuştu.

ABONE OL
13 Mart 2026 14:07
Akdeniz seralarında “tropik meyve” dönemi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Selin Yıldırım

Türkiye’nin sebze tarlası Kumluca’da alışılmış domates biber manzarası değişmiyor ama, tablo renkleniyor. Yıllardır domates, biber ve patlıcanla anılan bölge seralarında artık mango, ejder meyvesi ve pasiflora sesleri yükseliyor. Akdeniz Üniversitesi ve BAKA iş birliğiyle hayata geçirilen “Batı Antalya Tropik Meyve Üretim ve Yaygınlaştırma Merkezi” projesi, bölge tarımında 30 yıllık bir vizyonun kapılarını araladı.

20 tür yeni bitki: Kahve çekirdeği bile listede

Projenin detaylarını paylaşan Dr. Öğr. Üyesi Lokman Altınkaya, başlangıçta 19 olan tür sayısını kahvenin de eklenmesiyle 20’ye çıkardıklarını belirtti. Mango, pitaya, pasiflora, çirimoya ve yıldız meyvesi gibi ürünlerin adaptasyon sürecini takip ettiklerini vurgulayan Altınkaya, şunları söyledi:

“Gayemiz, 20-30 yıl sonra iklim değişikliğiyle karşılaşabileceğimiz sorunlara karşı şimdiden bir reçete hazırlamak. Hangi rakımda, hangi derecede hangi bitkinin yetişeceğini belirleyip altyapımızı kuruyoruz. Amacımız sadece yetiştirmek değil, kendi ıslah çalışmalarımızla Akdeniz Üniversitesi imzalı yerli ve milli çeşitlerimizi piyasaya sunmak.”

Dr.Öğr.Üyesi Lokman Altınkaya

Pestisit avantajı: Organik üretime uygun

Tropik meyvelerin mevcut durumda hastalık ve zararlılara karşı avantajlı olduğunu belirten Altınkaya, yeni türler olması nedeniyle bölgede zararlı popülasyonunun düşük seviyede olduğunu ifade etti: “Şu anda yoğun ilaç kullanımına ihtiyaç duymuyoruz. Organik takviyelerle süreci yönetebiliyoruz. Bu da organik tarım ve iyi tarım uygulamaları için önemli bir avantaj” diyen Altınkaya, üreticilere sertifikalı üretim konusunda çağrıda bulundu.

Çiftçi deneyimiyle de doğrulanan gerçekler

Araştırmalar sadece okul serasıyla sınırlı değil; Kumluca, Finike, Demre ve Kaş ilçelerinde toplam 70 dekarlık bir alanda “çiftçi demonstrasyonları” yürütülüyor. Yapılan deneylerde çarpıcı bir sonuç elde edildi:

  • Yıldız Meyvesi ve Çirimoya: Serada %100 başarı sağlandı, 2 yıl içinde meyveler alınmaya başlandı.
  • Açık Alan Riski: Geçen kış yaşanan sert don olayları nedeniyle açık alandaki fidanların 1/5’i kaybedildi. Bu veri, hangi türlerin mutlaka “örtü altı” (sera) korumasında kalması gerektiğini bilimsel olarak kanıtladı.

“Domatese rakip değiliz”

Tropik meyvelerin geleneksel ürünlere alternatif olduğunu ancak rakip olmadığını vurgulayan Altınkaya, “Domates, biber, patlıcan üretimi devam etmeli. Bizim hedefimiz ilk etapta üretim alanlarının yüzde 5’inin tropik meyvelere ayrılması” dedi.

Piyasası oturmuş ürünlerde fiyat dengesinin oluştuğunu belirten Altınkaya,  bazı ürünlerde ise arzın sınırlı olması nedeniyle yüksek fiyatların görüldüğünü, üretim arttıkça fiyatların dengeleneceğini söyledi.

Ramazan Yaraş

“Domatese göre iki kat karlı”

Projeyle birlikte üretime geçen çiftçilerden Ramazan Yaraş ise tropik meyve serüvenine iki dönümlük deneme alanıyla başladıklarını, bugün ise 10 dönüme ulaştıklarını söyledi. Eşinin merakıyla başladıkları üretimde zamanla tecrübe kazandıklarını belirten Yaraş, şu ifadeleri kullandı: “İlk başta cesaret edemedik. İki dönümde denedik. Sonuçları görünce çoğalttık. Şimdi 10 dönüm oldu, memnunuz. Daha da artırmayı planlıyoruz.”

Yaraş, tropik meyvelerde işçilik maliyetinin sebzeye kıyasla oldukça düşük olduğunu belirterek, “Domates bebek gibi. Her gün ilgilenmek zorundasın. Ama ejder meyvesi çok dayanıklı. Kaktüs bitkisi gibi. Domatese göre yaklaşık iki kat daha karlı” dedi.

300-500 bin lira dönüm getirisi

Yaraş, dönüm başına brüt gelirin 300 ila 500 bin lira arasında değiştiğini, yıllık masrafın ise yaklaşık 20 bin lira civarında olduğunu ifade etti. Ortalama satış fiyatının 150 lira seviyelerinde olduğunu belirten üretici, ürünlerin özellikle Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında ihracata gittiğini söyledi ve “Ürün ayağımıza kadar  gelen alıcıyı buluyor. Meyvede para peşin. Sebzede komisyon var, ödeme gecikiyor. Meyvede öyle değil” diye konuştu.

Türkiye genelinde ejder meyvesi üretim alanının yaklaşık bin dönüm civarında olduğunu ve iç piyasa talebini karşılamaya yetmediğini belirten Yaraş, ithalatın sürdüğünü dile getirdi.

Hedef yerli tür ve bilimsel yol haritası

Proje yürütücüsü Altınkaya ise uzun vadede yerli ve milli tropik çeşitler geliştirmeyi hedeflediklerini belirterek, her yıl yeni türlerin denendiğini ve sonuçların kamuoyuyla paylaşılacağını ifade etti.

Batı Antalya’da tropik meyve üretimi, hem iklim değişikliğine uyum hem de yüksek katma değerli tarım modeli açısından yeni bir alternatif olarak dikkat çekiyor.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.