Selin Yıldırım
Türkiye’nin sebze tarlası Kumluca’da alışılmış domates biber manzarası değişmiyor ama, tablo renkleniyor. Yıllardır domates, biber ve patlıcanla anılan bölge seralarında artık mango, ejder meyvesi ve pasiflora sesleri yükseliyor. Akdeniz Üniversitesi ve BAKA iş birliğiyle hayata geçirilen “Batı Antalya Tropik Meyve Üretim ve Yaygınlaştırma Merkezi” projesi, bölge tarımında 30 yıllık bir vizyonun kapılarını araladı.

Projenin detaylarını paylaşan Dr. Öğr. Üyesi Lokman Altınkaya, başlangıçta 19 olan tür sayısını kahvenin de eklenmesiyle 20’ye çıkardıklarını belirtti. Mango, pitaya, pasiflora, çirimoya ve yıldız meyvesi gibi ürünlerin adaptasyon sürecini takip ettiklerini vurgulayan Altınkaya, şunları söyledi:
“Gayemiz, 20-30 yıl sonra iklim değişikliğiyle karşılaşabileceğimiz sorunlara karşı şimdiden bir reçete hazırlamak. Hangi rakımda, hangi derecede hangi bitkinin yetişeceğini belirleyip altyapımızı kuruyoruz. Amacımız sadece yetiştirmek değil, kendi ıslah çalışmalarımızla Akdeniz Üniversitesi imzalı yerli ve milli çeşitlerimizi piyasaya sunmak.”

Dr.Öğr.Üyesi Lokman Altınkaya
Tropik meyvelerin mevcut durumda hastalık ve zararlılara karşı avantajlı olduğunu belirten Altınkaya, yeni türler olması nedeniyle bölgede zararlı popülasyonunun düşük seviyede olduğunu ifade etti: “Şu anda yoğun ilaç kullanımına ihtiyaç duymuyoruz. Organik takviyelerle süreci yönetebiliyoruz. Bu da organik tarım ve iyi tarım uygulamaları için önemli bir avantaj” diyen Altınkaya, üreticilere sertifikalı üretim konusunda çağrıda bulundu.
Araştırmalar sadece okul serasıyla sınırlı değil; Kumluca, Finike, Demre ve Kaş ilçelerinde toplam 70 dekarlık bir alanda “çiftçi demonstrasyonları” yürütülüyor. Yapılan deneylerde çarpıcı bir sonuç elde edildi:
Tropik meyvelerin geleneksel ürünlere alternatif olduğunu ancak rakip olmadığını vurgulayan Altınkaya, “Domates, biber, patlıcan üretimi devam etmeli. Bizim hedefimiz ilk etapta üretim alanlarının yüzde 5’inin tropik meyvelere ayrılması” dedi.
Piyasası oturmuş ürünlerde fiyat dengesinin oluştuğunu belirten Altınkaya, bazı ürünlerde ise arzın sınırlı olması nedeniyle yüksek fiyatların görüldüğünü, üretim arttıkça fiyatların dengeleneceğini söyledi.

Ramazan Yaraş
Projeyle birlikte üretime geçen çiftçilerden Ramazan Yaraş ise tropik meyve serüvenine iki dönümlük deneme alanıyla başladıklarını, bugün ise 10 dönüme ulaştıklarını söyledi. Eşinin merakıyla başladıkları üretimde zamanla tecrübe kazandıklarını belirten Yaraş, şu ifadeleri kullandı: “İlk başta cesaret edemedik. İki dönümde denedik. Sonuçları görünce çoğalttık. Şimdi 10 dönüm oldu, memnunuz. Daha da artırmayı planlıyoruz.”
Yaraş, tropik meyvelerde işçilik maliyetinin sebzeye kıyasla oldukça düşük olduğunu belirterek, “Domates bebek gibi. Her gün ilgilenmek zorundasın. Ama ejder meyvesi çok dayanıklı. Kaktüs bitkisi gibi. Domatese göre yaklaşık iki kat daha karlı” dedi.
Yaraş, dönüm başına brüt gelirin 300 ila 500 bin lira arasında değiştiğini, yıllık masrafın ise yaklaşık 20 bin lira civarında olduğunu ifade etti. Ortalama satış fiyatının 150 lira seviyelerinde olduğunu belirten üretici, ürünlerin özellikle Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında ihracata gittiğini söyledi ve “Ürün ayağımıza kadar gelen alıcıyı buluyor. Meyvede para peşin. Sebzede komisyon var, ödeme gecikiyor. Meyvede öyle değil” diye konuştu.
Türkiye genelinde ejder meyvesi üretim alanının yaklaşık bin dönüm civarında olduğunu ve iç piyasa talebini karşılamaya yetmediğini belirten Yaraş, ithalatın sürdüğünü dile getirdi.

Proje yürütücüsü Altınkaya ise uzun vadede yerli ve milli tropik çeşitler geliştirmeyi hedeflediklerini belirterek, her yıl yeni türlerin denendiğini ve sonuçların kamuoyuyla paylaşılacağını ifade etti.
Batı Antalya’da tropik meyve üretimi, hem iklim değişikliğine uyum hem de yüksek katma değerli tarım modeli açısından yeni bir alternatif olarak dikkat çekiyor.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
6656 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6474 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6187 kez okundu
4
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4881 kez okundu
5
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
4746 kez okundu
6
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4517 kez okundu
7
Türkiye’de mülteciler ve geri göndermeler
4515 kez okundu
1
“Dershane öğretmenliği madende çalışmak kadar zor”
4567 kez okundu
2
Bursa Agora Çarşı’da el emeği pazarı
4017 kez okundu
3
Tekstil sektörü bitiyor mu?
3622 kez okundu
4
Ev işçisi zor durumda: Tam günlük emeğe yarım günlük ücret
2997 kez okundu
5
Kadınların yılbaşı pazarı Kadıköy’de
2742 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.