Melek Çelik
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı “İşgücü İstatistikleri”ne göre, 2025 yılı haziran ayında işsiz sayısı 52 bin kişi artarak 3 milyon 47 bin oldu. İşsizlik oranı ise yüzde 8,6’ya yükseldi. Uzmanlara göre, göre iş bulma umudunu kaybeden milyonlar, istatistiklerde görünmediği için, gerçek işsizlik tablosu istatistiklere yansımıyor. 9. Köy’ün sahadaki araştırmaları da, uzmanların görüşünü doğruluyor.
28 yaşındaki iktisat mezunu A.Ç., dört yıldır iş bulamıyor. Her başvuruda “deneyim” koşuluyla karşılaştığını belirten A.Ç., artık iş aramaktan vazgeçenlerden: “Sigortasız ve düşük ücretli işler teklif ediliyor. Ailemle yaşamak zorundayım. Bir süre iş aradım ama artık ilan bile açmıyorum, umudum tükendi.”
45 yaşındaki eski tekstil işçisi M.A., da benzer bir durumda: “Beş yıl çalıştığım fabrikadan çıkarıldım. Yaşım ilerledi, kimse işe almıyor. Artık iş aramıyorum, çünkü her gittiğim yer genç lazımdiyor. Günlük yevmiyeyle, sigortasız işler öneriliyor. Çocuğumu okutmakta zorlanıyorum.”
Lise mezunu H.Ç. ise kayıt dışı çalışarak geçimini sağlıyor: “Üniversiteye gidemediğim için inşaatlarda ve tarlada çalışıyorum.
Sigorta yok, bazen paramızı bile ödemiyorlar. Gelecek hayalim yok, sadece günü kurtarıyorum.”

Ahmet Kıvanç
Habertürk yazarı Ahmet Kıvanç, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere dair kamuoyunda giderek artan bir güvensizlik olduğunu vurguluyor. TÜİK’in işsizlik rakamı hesaplamasında, sadece, iş arayanları “işsiz” saydığına dikkat çeken Kıvanç, İşsizlik hesapların rakamlarının nasıl ölçüldüğüne değinen Ahmet Kıvanç, kayıt dışı çalışanlar veya iş aramayı bırakanların ise kayıtlarda görünmediğini, bu nedenle resmi işsizlik oranlarının tam olarak gerçek işsiz sayısı göstermediğini vurguladı.
Kıvanç’a göre, TÜİK’in işgücü istatistikleri hanelerle yapılan anketlere dayanıyor. Görüşme yapılan haftada yalnızca bir saat bile yevmiyeli, ücretli, kendi hesabına, işveren ya da ücretsiz aile işçisi olarak çalışan herkes “istihdamda” sayılıyor. Yani bu kişilerin gerçekten düzenli bir işi olup olmadığına bakılmaksızın, “çalışıyor” kabul ediliyorlar.
İşsiz sayılmak içinse, kişinin son dört hafta içinde aktif olarak iş aramış ve iş bulduğunda iki hafta içinde çalışabilecek durumda olması gerekiyor. Bu dar tanım, sahadaki geniş işsiz kitlesini görünmez kılıyor. Kıvanç’ın verdiği bilgiye göre, 2023 Haziran’ında yüzde 9,3 olan işsizlik oranı, 2024 Haziran’ında yüzde 8,6’ya gerilemiş görünüyor. Ancak aynı dönemde, geniş tanımlı işsizliği ifade eden atıl işgücü oranı yüzde 24’ten 32,9’a yükseldi. Yani resmi oran düşerken, aslında iş bulma umudunu kaybedenlerin sayısı arttı.
Kıvanç, çalışmak istediği halde iş bulamayan herkesin mağduriyet yaşadığını vurgularken, en kaygı verici tablonun gençler arasında olduğuna dikkat çekti. Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin sayısının 2,6 milyona ulaştığını belirten Kıvanç, bu grubun, 15-24 yaş arasındaki genç nüfusun yüzde 23’üne denk geldiğini söyledi. Gençlerin eğitim düzeyine ilişkin veriler ise tabloyu daha da çarpıcı hale getiriyor. Bu grubun 81 binini okur-yazar olmayanlar, 1 milyon 20 binini lise altı, 724 binini lise mezunları, 1 milyon 215 binini mesleki veya teknik lise mezunları ve 373 binini yükseköğretim mezunları oluşturuyor.

Aziz Çelik
Prof. Dr. Aziz Çelik, anket temelli çyapılan TÜİK Hane Halkı İş Gücü Araştırması’nda niteliğine bakılmaksızın tüm çalışanların yer aldığını, güvencesiz ve kayıt dışı çalışanların da bu gruba dahil edildiğine dikkat çekti. Kayıt dışı, güvencesiz çalışanların ortalama işsiz oranından yüksek seyrettiğini vurgulayan Çelik, bunun Türkiye’deki işsizliğin en önemli yapısal sorunlarından biri olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Çelik’e göre, işsizler için tek sosyal koruma mekanizması olan işsizlik ödeneği, miktar ve süre açısından yetersiz kalıyor. Mevcut iş güvencesi düzenlemeleri de çalışanları korumakta başarısız olduğunu belirten Çelik, “Türkiye’deki iş güvencesi kuralları, keyfi işten çıkarmaları engelleyemiyor” dedi.
TÜİK’in Mart 2021’den bu yana dört farklı işsizlik türü açıkladığını hatırlatan Çelik, şunları ekliyor: “Bu veriler içinde dar tanımlı manşet işsizlik olduğu gibi, geniş tanımlı işsizlik de yer alıyor. TÜİK buna ‘atıl işgücü’ adını veriyor. Dolayısıyla Mart 2021 öncesi TÜİK verileri oldukça tartışmalıydı. Gelen eleştiriler üzerine yapılan revizyonla, 2021’den itibaren farklı kategorilerde gerçeği daha iyi yansıtan veriler yayımlanmaya başlandı.“
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
7636 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6694 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6320 kez okundu
4
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
6307 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4969 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
4781 kez okundu
7
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4676 kez okundu
1
Emekli maaşında dönüm noktası, 2008 oldu!
31253 kez okundu
2
Şişli Feriköy’de 2. el gece pazarı
17723 kez okundu
3
“Altın Sarısı” Şemdinli tütünü, altınla yarışıyor
9207 kez okundu
4
Üniversite bitirmek için “garsonluk-bulaşıkçılık” yapan öğrenci öyküleri
5958 kez okundu
5
Çiftçi tarlasına ne ekeceğini e-devletten öğrenecek!
4851 kez okundu