DOLAR 47,5620 0.06%
EURO 54,7700 0.04%
ALTIN
Ankara
25°

AÇIK

Karaalioğlu Parkı’nda koruma statüsü tartışması: Uzmanlar kararın geri alınmasını istiyor
  • 9.Köy
  • Çevre
  • Karaalioğlu Parkı’nda koruma statüsü tartışması: Uzmanlar kararın geri alınmasını istiyor

Karaalioğlu Parkı’nda koruma statüsü tartışması: Uzmanlar kararın geri alınmasını istiyor

Antalya'da Karaalioğlu Parkı ve falez bandının koruma statüsünde yapılan değişiklik tartışma yarattı. Antalya Kent Konseyi Altyapı Çalışma Grubu, bilimsel değerlendirmelerin alanın en üst düzeyde korunması gerektiğini gösterdiğini belirterek kararın geri çekilmesini istedi.

ABONE OL
4 Ağustos 2026 10:13
Karaalioğlu Parkı’nda koruma statüsü tartışması: Uzmanlar kararın geri alınmasını istiyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Alara Türkeli

Antalya’nın Muratpaşa ilçesindeki Karaalioğlu Parkı’nın koruma statüsü, 8 Nisan 2026 tarihinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından değiştirildi. 1991 yılından bu yana 1. derece doğal sit alanı olarak yapılaşmaya kapalı olan parkın bir bölümü, 2. derece sit alanına karşılık gelen “Nitelikli Doğal Koruma Alanı”, doğu kısmı ise yapılaşmaya daha esnek kullanım imkânı sağlayan “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” statüsüne alındı.

Düzenleme yalnızca parkla sınırlı kalmadı. Parkın deniz cephesindeki falez bandı da 1. derece doğal sit statüsünden çıkarılarak 3. dereceye eşdeğer koruma kapsamına alındı.

Antalya Kent Konseyi (AKK) Altyapı Çalışma Grubu ise alanın “Kesin Korunacak Hassas Alan (KKHA)” olarak ilan edilmesi gerektiğini savunuyor.

Bilimsel değerlendirme ile karar arasında çelişki iddiası

AKK Altyapı Çalışma Grubu’nun hazırladığı rapora göre, koruma statüsünün düşürülmesi kararındaki en önemli çelişki, alan için yapılan bilimsel puanlamada ortaya çıktı. Raporda, doğal estetik, nadirlik, hassasiyet ve bilimsellik kriterlerinin tamamından alanın “10 üzerinden 10 puan” aldığı belirtildi. Buna bölgesel ve uluslararası önem puanlarının da eklenmesiyle falezlerin toplam puanının 16’ya ulaştığı ifade edildi.

Raporda, 10 puan ve üzeri alan bölgelerin “Kesin Korunacak Hassas Alan” (KKHA) ilan edilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen koruma statüsünün düşürülmesinin, bilimsel kriterlerle alınan karar arasında çelişki oluşturduğu savunuldu.

“Karar geri alınmalı”

Koruma statüsündeki değişikliğin olası etkilerini, AKK Altyapı Çalışma Grubu’nun hazırladığı rapor doğrultusunda çalışmada yer alan Prof. Dr. Nihat Dipova 9. Köy’e değerlendirdi.

Raporda, incelemeye konu falez bandının büyük ölçüde doğal yapısını koruduğu vurgulandı. Alanın yalnızca Adalar Plajı, Perge Otel önü ve Ramada Otel önü olmak üzere üç noktada insan kaynaklı müdahaleye maruz kaldığı, bunun dışında doğal yapının korunduğu ve herhangi bir tahribat ya da bozulmanın tespit edilmediği belirtildi.

“Doğa kendini yenileyebilir”

Rapora göre söz konusu üç noktadaki müdahaleler de alanın 1. derece doğal sit statüsünde bulunduğu dönemde gerçekleşti. Hazırlanacak restorasyon çalışmalarıyla doğanın bu alanları zaman içinde yeniden eski haline getirebileceği belirtilirken, bu tür müdahalelerin yetkili kurumlar tarafından oluştuğu dönemde engellenmesi, engellenememesi halinde ise tespit edildiği anda kaldırılarak alanın doğal yapısına kavuşturulmasının önemine dikkat çekildi.

Raporda ayrıca falezlerin, dünyada nadir görülen tufa kayaçlarından oluştuğu, bölgenin jeolojik ve jeomorfolojik özellikleri nedeniyle bilimsel açıdan korunmasının büyük önem taşıdığı ifade edildi.

“Geri dönülebilir bir hata”

Prof. Dr. Nihat Dipova, koruma statüsünün düşürülmesini “geri dönülebilir bir hata” olarak değerlendirdi. Dipova, Yamansaz Sulak Alanı’nın koruma statüsünü değiştiren Cumhurbaşkanı Kararı’na karşı açılan davada yargının iptal kararı verdiğini hatırlatarak, benzer şekilde bu kararın da geri alınabileceğini söyledi.

“Antalya Tufa Kıyı Falezleri yalnızca fotoğraflarda kalır”

Koruma statüsündeki değişikliğin geri alınmaması halinde falezlerin zaman içerisinde doğal yapısını kaybedebileceğini belirten Dipova, statü değişikliğinin asansörler, merdivenler, restoranlar, kafeler ve güneşlenme platformları gibi yapıların önünü açabileceğini söyledi. Dipova, “Dünyada tek olan Antalya Tufa Kıyı Falezleri yalnızca fotoğraflarda kalır” ifadelerini kullandı.

“Falezler şahsi fayda için işgal edilebilir”

Prof. Dr. Nihat Dipova, Kesin Korunacak Hassas Alan (KKHA) ile Nitelikli Doğal Koruma Alanı (NDKA) arasındaki farkı da değerlendirdi. Dipova, KKHA statüsünde yalnızca bilimsel araştırma, eğitim ve çevresel izleme gibi faaliyetlere izin verildiğini, gerektiğinde insan girişinin sınırlandırılabildiğini ya da tamamen engellenebildiğini belirtti.

NDKA statüsünde ise amatör su sporları ile kıyı mevzuatına uygun duş, gölgelik gibi hafif kullanımlara izin verilebildiğini ifade eden Dipova, bu durumun Antalya falezleri açısından önemli risk oluşturduğunu savundu. Dipova, şu görüşleri dile getirdi:

Oteller ve kıyıdaki konut siteleri bu gerekçeye sığınarak falezleri şahsi fayda için işgal edebilir. Bakanlıkla sözleşme yaparak buraları kiralayabilir ve müşterileri dışındaki halkın giriş çıkışına izin vermeyebilirler. Denizden bakıldığında da Tufa Falezleri fotoğrafı bile çekilemeyecek kadar örtülmüş hale gelebilir.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.