Merve Kanan
Van Gölü Havzası jeolojik yapısı nedeniyle her 37 yılda bir önemli depremlerle karşı karşıya kalıyor. 1945, 1976, 2011 ve 2020’deki sarsıntılar bu döngüyü doğrularken Van 2011’deki 7,2 büyüklüğündeki yıkıcı depremin üzerinden 14 yıl geçmesine rağmen aktif fay hatları ve yetersiz yapı denetimleri nedeniyle hala yüksek risk taşıyor.
2011 depremiyle birlikte 644 kişi hayatını kaybetmiş, binlerce konut yıkılmış ve TOKİ’nin acil inşaat çalışmalarıyla hayat yavaş yavaş normale dönmüştü. Ancak aradan geçen sürede, Yeniköşk ve Van fayları gibi aktif hatların etkisiyle sismik aktivite azalmadı. Bu nedenle 3,8-4,0 büyüklüğündeki depremler bile bindirme fay yapısı nedeniyle merkezde daha şiddetli hissediliyor. Bu durum bölgenin zemin yapısının ve deprem kuşağındaki konumunun, her türlü inşaat sürecinde öncelikli olarak dikkate alınmasını zorunlu kılıyor.
Yeni yapıların önemli bir kısmının kaçak veya ruhsatsız olması, uzmanlara göre denetim mekanizmalarının yetersizliğinden kaynaklanıyor; bu da halkın binalara olan güvenini sarsıyor.
Zemin etütlerinin yapılmaması jeolojik riskleri göz ardı eden planlamalara yol açarken, kentsel dönüşüm projelerinin durması da eski ve riskli yapıların yenilenmesini geciktiriyor. Mimarlar Odası Van Şube Başkanı Ahmet Ortakçı mevcut duruma ve risklere dair şunları söylüyor: “Van hem zemin yapısı hem de bulunduğu deprem kuşağı itibarıyla yüksek risk taşıyor. Bu nedenle her yapı sürecinde deprem faktörü öncelikli olmalı. Her 35-40 yılda bir büyük depremlerle yüzleşiyoruz. Bu gerçeği unutmamalıyız. Deprem yalnızca bir olasılık değil, tekrar eden bir gerçek.”
Ortakçı, sağlıklı bir denetim sistemi olmadan doğa olaylarının afete dönüşebileceğini vurgulayarak, kent planlamasında zemin iyileştirmesinin şart olduğunu belirtiyor.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Afet Yönetimi Uzmanı Doç. Dr. Ali Kılıçer de Yeni Köşk Fayı’nın geçmişte 5-5,5 büyüklüğünde depremler ürettiğini ancak daha büyük bir sarsıntının bile ciddi sorunlara yol açabileceğini ifade ediyor.
Kılıçer sözlerini şöyle sürdürüyor: “Yeni Köşk Fayı’na bağlı depremlerde Van Merkez depremin şiddetini daha fazla hissediyor ve bu ivmeden kaynaklı 3,8 ve 4,0 şiddetindeki deprem sanki daha büyükmüş gibi hissediliyor. Hemşerilerimizin bireysel önlemleri mutlaka alması gerekir. Yani Afet Yönetimini sadece depremden depreme değil sürekli ajandamızda bulundurmamız şart.”
Doç. Dr. Azad Sağlam Selçuk da araştırmalarının havzadaki fay hatlarının büyüklük potansiyellerini ve riskli alanları belirlediğini söyleyerek, “Van Gölü Havzasında her 37 yılda bir deprem oluyor” diyor. Selçuk, imar planlamalarında bu verilerin dikkate alınmasını ve toplumun deprem riskini kabul etmesini de öneriyor.
Uzmanların yaptığı bu uyarılar, Van'ın deprem gerçeğiyle yüzleşerek yapılaşma ve planlama süreçlerini güçlendirmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Aksi takdirde aktif fay hatlarının yarattığı tehditlerin geleceğe dair belirsizlikleri artırabileceğine dikkat çekiliyor.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
7930 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
7530 kez okundu
3
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6765 kez okundu
4
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6373 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
5007 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
4926 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
4751 kez okundu
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
7930 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
7530 kez okundu
3
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6765 kez okundu
4
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6373 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
5007 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.