Ankara
21°

AÇIK

Depremin konuşulmayan felaketi: Çocuk travmaları
  • 9.Köy
  • Genel
  • Depremin konuşulmayan felaketi: Çocuk travmaları

Depremin konuşulmayan felaketi: Çocuk travmaları

6 Şubat depremlerinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen afetin çocuklar üzerindeki psikolojik etkileri sürüyor. Uzmanlar, akademik başarıdan önce ruhsal iyileşmeye odaklanan eğitim politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor.

ABONE OL
31 Ağustos 2026 11:05
Depremin konuşulmayan felaketi: Çocuk travmaları
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hazal Bugutekin

6 Şubat depremlerinin ardından yıkılan yalnızca binalar olmadı. Enkazdan sağ çıkarılan, yakınlarını kaybeden ya da yaşam düzeni tamamen değişen binlerce çocuk, eğitim hayatına ağır travmaların gölgesinde devam ediyor. Uzmanlara göre deprem bölgesinde öğrencilerin en büyük ihtiyacı akademik destekten önce psikososyal iyileşme.

Deprem sonrası yaşanan belirsizlik, ailelerin içinde bulunduğu kaygı, yer değiştirmeler ve bozulan günlük yaşam düzeni çocukların ruh sağlığını derinden etkiledi. Özellikle konteyner kentlerde ya da göç ettikleri şehirlerde eğitimini sürdüren öğrenciler, hem travmayla baş etmeye hem de okul yaşamına uyum sağlamaya çalışıyor.

Konteyner okullarda zorlu eğitim

Deprem döneminde bölgede görev yapan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Hicret Dinçer, afet sonrasında eğitim koşullarının son derece ağır olduğunu belirterek yaşadıkları süreci şöyle anlattı:

Sınıf olmadığı için eğitimleri çoğu zaman çadırlarda yapmak zorunda kaldık. Farklı sınıf düzeyindeki öğrenciler aynı ortamda ders gördü. Sekizinci sınıf öğrencileri ders sırası bekliyordu. Yağmur yağdığında çadırın üzerine düşen damlaların sesinden birbirimizi duyamıyorduk. Bu şartlarda akademik başarı beklemek mümkün değildi.

Dinçer, öğrencilerin yalnızca eğitim ortamından değil, geleceklerine ilişkin belirsizlikten de etkilendiğini söyledi: “Çocuklar yaşadıkları şehrin yeniden ayağa kalkıp kalkamayacağını bilmiyordu. Bir yandan başka şehirlere gitmeyi düşünürken bir yandan da doğdukları topraklardan ayrılmak istemiyorlardı. Başlangıçta çoğu içine kapanmıştı. Zamanla öğretmenleri ve arkadaşlarıyla kurdukları bağ sayesinde bu süreci dayanışmayla aşmaya çalıştılar.”

Sınav kaygısı travmayı derinleştiriyor

Uzmanlar, özellikle LGS ve YKS’ye hazırlanan öğrenciler için psikolojik yükün daha ağır olduğuna dikkat çekiyor. Yas süreciyle birlikte sınav baskısı yaşayan öğrenciler, akademik performanslarını korumakta zorlanırken kendilerini yetersiz hissetme eğilimleri de artıyor.

Öncelik ruhsal iyileşme olmalı

Uzmanlara göre afet bölgelerinde eğitimin yalnızca müfredat ve sınav odaklı yürütülmesi yerine çocukların psikolojik ihtiyaçlarını önceleyen uygulamaların hayata geçirilmesi gerekiyor. Bu kapsamda yapılması gerekenlere ilişkin şu önerilerde bulunuyorlar:

  • Eğitim programlarının sanat, spor ve drama gibi psikososyal destek etkinlikleriyle güçlendirilmeli.
  • Bölgede görev yapan öğretmenlere düzenli psikolojik destek ve daha esnek çalışma koşulları sağlanmalı.
  • Konteyner kentlerde çocukların güvenli şekilde oyun oynayabileceği ve sosyalleşebileceği alanların artırılmalı.

6 Şubat depremlerinin ardından geçen zamana rağmen çocukların yaşadığı psikolojik yıkımın etkileri sürüyor. Uzmanlar, afet sonrası eğitim politikalarının yalnızca akademik kayıpları telafi etmeye değil, çocukların ruhsal iyileşmesini desteklemeye de odaklanması gerektiğini vurguluyor. Çünkü kalıcı iyileşmenin, ancak güven duygusunu yeniden inşa eden bir eğitim ortamıyla mümkün olabileceğine dikkat çekiyor.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.