Emre Sönmez
Sosyal medya reklamlarından e-ticaret sitelerine kadar pek çok dijital kanalda ilaç ve sağlık ürünü adı altında yapılan satışlar, tüketiciyi sahte ve denetimsiz ürünlerle karşı karşıya bırakıyor.
Gerçeğine neredeyse birebir benzeyen ambalajlar sahte ürünü gözle ayırt etmeyi giderek zorlaştırıyor. TEİS Genel Başkanı Ecz. Nurten Saydan, internet üzerinden ilaç satın alınmaması gerektiğini belirterek, “Sahte ve kaçak ilaçlar en çok internet üzerinden satış imkânı bulmaktadır” uyarısında bulunuyor.
İnternette birkaç dakikalık bir aramayla zayıflamadan cinsel performansa, vitamin ve takviyelerden çeşitli hastalıkların tedavisine yönelik olduğu iddia edilen ürünlere kadar geniş bir ürün yelpazesine ulaşmak mümkün.
Sosyal medya hesapları ve internet sitelerinde “orijinal”, “güvenilir”, “bitkisel” ya da sağlık üzerinde etkili olduğu izlenimi veren ifadelerle tüketiciye sunulan ürünler, denetimsiz satışın oluşturduğu riski de beraberinde getiriyor.
Dijital ortamda ürünün nerede üretildiği, hangi koşullarda saklandığı ya da tüketiciye ulaşana kadar hangi süreçlerden geçtiği konusunda güvenilir bilgiye ulaşmak her zaman mümkün değil. Üstelik ambalaj teknolojilerinin gelişmesi, sahte ürünlerin dış görünüşünden anlaşılmasını da zorlaştırıyor.
Tüm Eczacı İşverenler Sendikası (TEİS) Genel Başkanı Ecz. Nurten Saydan, sahte ilaç pazarının Türkiye açısından da önemli bir halk sağlığı sorunu haline geldiğine dikkat çekiyor. Saydan, kanser ve organ naklinde kullanılan ilaçların yanı sıra, cinsel gücü artırıcı ve zayıflamaya yönelik ilaçların sahtelerinin de eczane dışındaki ortamlarda satıldığını belirtiyor.
İnternetten alınan bir ürünün sahte olup olmadığını tüketicinin kendi imkânlarıyla anlaması ise sanıldığı kadar kolay değil. Geçmişte kutu ve etiket üzerindeki silinti veya kazıntılar ile son kullanma tarihindeki değişiklikler şüphe uyandırabilirken, Saydan’a göre bugün sahteciler çok daha gelişmiş yöntemler kullanıyor.
Saydan, bu durumu şöyle anlatıyor: “Önceden, kutunun üzerinde ve etiketinde silinti, kazıntı olup olmadığına ve son kullanım tarihlerinin değiştirilip değiştirilmediğine dikkat edilirdi. Ancak son dönemde gelişen teknoloji, taklitçi ve sahtecilerin gerçeğine birebir benzeyen ambalajlar yapmasına imkân tanıdığından sahte ilacın uzman olmayan kişilerce tespiti çok zordur.”
Bu tablo, tüketicinin yalnızca ambalajın görünümüne, satıcının açıklamasına ya da internet sitesinde yer alan görsellere bakarak ürünün güvenilirliğine karar vermesini güçleştiriyor.
Sahte ve kaçak ilaçların oluşturduğu tehlike, satın alınan ürünün beklenen etkiyi göstermemesiyle sınırlı değil. İçeriği ve üretim koşulları denetlenmeyen ürünler, tedavinin aksamasından beklenmeyen yan etkilere kadar ciddi sağlık sonuçları doğurabiliyor.
Saydan, kontrol dışı ürünlerin yaratabileceği sonuçlara dikkat çekerek şunları söylüyor: “Sahte ve kaçak ilaçlar, etkisizlik, eksik tedavi, beklenmeyen yan etkilere ve zehirlenmelere, ölümlere neden olabilir.”
Özellikle ciddi veya kronik hastalıkların tedavisinde kullanılan bir ilacın sahte olması, hastanın gerekli tedaviyi alamaması anlamına da gelebiliyor. Bu nedenle ürünün yalnızca içeriği değil, güvenilir ve denetlenebilir bir tedarik zincirinden hastaya ulaşması da önem taşıyor.
İnternet satışlarında kullanılan dikkat çekici reklam dili de tüketicinin kararını etkileyebiliyor. Sağlıkla ilgili ürünlerin hızlı sonuç, kolay erişim veya çeşitli sağlık vaatleriyle pazarlanması, denetimsiz ürünlerin tüketiciye ulaşmasını kolaylaştırabiliyor.
Saydan, bu noktada internet kullanıcılarını açık biçimde uyarıyor: “Özellikle internet sitelerinden yapılan özendirici ve süslü söylemlere aldanılmaması ve asla internet üzerinden ilaç alınmaması gerekmektedir. Çünkü sahte ve kaçak ilaçlar en çok internet üzerinden satış imkânı bulmaktadır.”
Saydan, ayrıca internet üzerinden tedavi edici özelliği olduğu belirtilerek ilaç gibi pazarlanan ürünlere karşı da denetimin artırılması gerektiğini ifade ediyor. Bitkisel ürünler ve gıda takviyelerinin de sağlık otoritesinin denetimi altında olması gerektiğini savunuyor.
İnternetten alınan ürünlerde önemli sorunlardan biri de ürünün tedarik zincirinin doğrulanamaması. Türkiye’de yasal ilaç tedarik zincirinde ise İlaç Takip Sistemi (İTS) kullanılıyor. Saydan, sistemin ilacın üretim aşamasından hastaya ulaşmasına kadar geçen süreci elektronik olarak kayıt altına aldığını belirterek şöyle diyor: “Türkiye’de uygulanan İlaç Takip Sistemi sayesinde ilacın üretiminden depoya, depodan eczaneye ve eczaneden hastaya ulaştırılmasına kadar her aşaması elektronik olarak kayıt altına alınır.“
Her ilacın ayrı bir karekodla takip edildiğini vurgulayan Saydan, eczanelerdeki sistemin İTS’ye kayıtlı olmayan bir ürünün hastaya verilmesine izin vermediğini ifade ediyor.
Dijital satış kanallarının yarattığı temel sorunlardan biri, tüketicinin karşısındaki ürün ve satıcı hakkında sınırlı bilgiye sahip olması. Profesyonel hazırlanmış bir internet sitesi, gerçek ürüne benzeyen ambalaj veya ikna edici reklam ifadeleri, ürünün güvenli ve denetimli olduğunu tek başına göstermiyor.
Saydan’a göre sahte ilaç sorunuyla mücadelede internet ve eczane dışındaki satışların denetlenmesinin yanı sıra tüketicinin bilinçlendirilmesi de önem taşıyor. İnternette karşılaşılan bir sağlık ürününün ambalajından hareketle gerçekliğine karar vermenin giderek güçleşmesi ise tüketicinin satın aldığı kanalı daha kritik hale getiriyor.
İnternetin sağladığı hız ve kolaylık sağlık ürünlerine erişimi de dönüştürürken, aynı kolaylık denetimsiz ürünlerin tüketiciye ulaşabileceği yeni bir alan yaratıyor. Ekranda güven veren bir ürünün arkasında hangi üretim ve tedarik zincirinin bulunduğunu bilmek ise çoğu zaman mümkün olmuyor. Bu nedenle sağlık söz konusu olduğunda dijital vitrinde görünenle ürünün gerçekte ne olduğu arasındaki fark, doğrudan halk sağlığı riskine dönüşebiliyor.
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
12898 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
9051 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8556 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7036 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6545 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5462 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5209 kez okundu
1
Türkiye antidepresan kullanımında dünya 22’ncisi
6208 kez okundu
2
Önlem alınmazsa lösemi vakaları artacak
4703 kez okundu
3
Gaziantep’te çocuk hematoloğu krizi
4239 kez okundu
4
Diyarbakır’da yoksulluk, çeteleşme ve uyuşturucu çıkmazı
4012 kez okundu
5
Hasta da yakınları da çaresiz: SSPE tedavi araştırması reddedildi
3682 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.