Sümeyye Tek
Yapay zekâ teknolojileri çalışma hayatından eğitime, medyadan sanata kadar birçok alanda köklü değişim yaratırken, tartışmaların odağında artık yalnızca teknolojinin gelişimi değil, insanın bu dönüşüme nasıl uyum sağlayacağı da yer alıyor.
Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nezih Orhon, yapay zekânın geleceğine ilişkin değerlendirmesinde, asıl tehlikenin teknolojinin kendisi değil, insanların düşünme sorumluluğunu algoritmalara devretmesi olduğunu söylüyor. Orhan, “Gelecekte insanın en büyük rakibi yapay zekânın gücü değil, insanın düşünmeyi bırakma eğilimi olacaktır. Algoritmaların konforuna teslim olmak bilişsel kaslarımızı zayıflattı” diyor.
Orhon’a göre yapay zekâdan en fazla etkilenecek kesim, yaygın kanının aksine fiziksel emek gerektiren işler değil, tekrar eden bilişsel görevleri yerine getiren beyaz yakalı çalışanlar olacak.
Hukuki analiz, finansal raporlama ve yazılım geliştirme gibi alanlarda yapay zekânın daha fazla rol üstleneceğini belirten Orhon, bunun orta sınıfın yapısını da değiştirebileceğini ifade ediyor.
Yaratıcılık ve karmaşık problem çözme becerilerinin geliştirilmemesi halinde toplumsal eşitsizliklerin daha da derinleşebileceği uyarısında bulunuyor.
Yapay zekânın yeni iş alanları oluşturacağını kabul eden Orhon, asıl meselenin dönüşümün hızı olduğunu söylüyor: “Önemli olan yeni işlerin ortaya çıkması değil, eski mesleklerden çıkan insanların bu alanlara ne kadar hızlı ve nitelikli geçiş yapabildiğidir.“
Eğitim sistemlerinin bu dönüşüme ayak uyduramaması halinde işsizliğin verimlilik artışının gölgesinde kalabileceğini belirten Orhon, özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin bu süreçten daha fazla etkilenebileceğini ifade ediyor. Ona göre yapay zekâ teknolojilerini üreten değil tüketen ülkelerde kısa vadede iş gücü üzerindeki baskı daha yüksek olacak.
Yapay zekânın üretim süreçlerinde daha fazla yer almasıyla birlikte “çalışma” kavramının da dönüşeceğini söyleyen Orhon, gelecekte insanların zorunlu çalışmaktan çok anlam üreten faaliyetlere yönelebileceğini düşünüyor: “Çalışma zorunluluğu azalırken insanlar enerjilerini sanata, yaratıcılığa ve toplumsal projelere aktarabilecek.”
Yapay zekânın insan zekâsının yerine geçmesinden ziyade onunla birlikte çalışacağını ifade eden Orhon, geleceğin “bilişsel ortaklık” modeli üzerine kurulacağını belirtiyor. Ancak bunun önemli bir risk taşıdığına da dikkat çekiyor: “Bir cihazın sürekli karar vermesi eleştirel düşünme yeteneğimizi köreltebilir. Yapay zekâyı yardımcı olarak kullanmak başka, onu düşünmenin yerine koymak başka.”
Orhon, yapay zekânın insan zekâsıyla aynı ölçütlerle değerlendirilmemesi gerektiğini de vurguluyor ve ekliyor: “Duygusal zekâya sahip olmayabilir ama veri işleme, örüntü tanıma ve bilişsel hız açısından farklı bir zekâ türünü temsil ediyor.”
Prof. Dr. Orhon’a göre yapay zekâ çağında insanı farklı kılacak özellikler empati, yaratıcılık, bağlam kurabilme ve duygusal zekâ olacak. Bu nedenle eğitim sistemlerinin yalnızca teknolojiye değil sanat, felsefe ve sosyal bilimlere de ağırlık vermesi gerektiğini savunuyor. Yapay zekânın gelişmesiyle birlikte en önemli tartışmalardan biri de etik sınırlar.
Orhon’a göre bu sınırları yalnızca mühendisler ya da yalnızca hukukçular belirleyemez. “Etik teknik bir mesele değil, toplumsal bir sözleşmedir” diyen Orhan, yapay zekanın geleceğinin mühendis felsefeci, sosyologlar ve toplumun ortak katılımıyla şekillenmesi gerektiğini söylüyor.
Önümüzdeki on yılda yapay zekânın gündelik yaşamın ayrılmaz bir parçası olacağını öngören Orhon, “süper zekâ” senaryolarından ziyade insanla birlikte çalışan sistemlerin öne çıkacağını düşünüyor: “Yapay zekâyı bizi destekleyen ama aynı zamanda eleştirel düşünmeye zorlayan bir bilişsel ortak olarak konuşacağız.”
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
10016 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8953 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8503 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7004 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6519 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5409 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5172 kez okundu
1
“Çeto” ile röportaj: ChatGPT insanların yeni dert ortağı mı?
5588 kez okundu
2
Dijital aktivizm kalıcı değişim yaratabiliyor mu?
3634 kez okundu
3
Gençler ekran başında: Sosyal medya, duyguları ve iletişimi nasıl şekillendiriyor?
2546 kez okundu
4
Yapay zeka çevirmenleri “kalite kontrolörü” yapıyor
2361 kez okundu
5
İstanbulkart tartışması; kişiselleştirme, veri ihlalini getirir mi?
2106 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.