Sonay Orta
Türkiye için orman yangınları, her yıl tekrarlanan ve her yaz ciğerlerimizi yakan bir "milli güvenlik" sorunu haline gelmiş durumda. Yangınlar sadece yaz aylarında değil, kış ve ilkbahar aylarında alınan tedbirlerle önlenebiliyor. Ancak bu hayati süreçte sahadaki en büyük engel gelişmiş teknoloji ve ekipmandan eksiğinden ziyade insan kaynağının yetersizliği ve kurumsal yetki karmaşası olarak karşımıza çıkıyor.
Orman Mühendisleri Odası Genel Başkanı Hasan Türkyılmaz, yangınla mücadelede, sahadaki personel açığı, orman köylüsünün
hakları, aınması gereken önlemlere ilişkin 9 Köy’ün sorularını yanıtladı.
Yangınla mücadelenin üç aşamalı ele alınması gerektiğini belirten Türkyılmaz, asıl sorunun bütçeden ziyade insan kaynağı olduğunu vurguladı. Türkyılmaz, “Teknik tedbirlerde aksama olmasa da yangın öncesi, anı ve sonrasındaki rehabilitasyon çalışmalarının tamamını kapsayan personel açığı ciddi bir sıkıntı oluşturmaktadır” dedi.
Orman köylüsünün sahadaki hayati rolüne dikkat çeken Türkyılmaz, sadece teorik eğitimin yeterli olmadığını ifade ederek, şu önerilerde bulundu: “Kırsal alanda yaşayan insanımız her aşamada birinci derecede rol üstleniyor. Köylülerimizin sigorta kapsamına alınarak sosyal güvencelerinin sağlanması ve teorik yaklaşımlar yerine tatbiki eğitimlerle desteklenmesi mücadeleyi daha verimli kılacaktır.”
Kış aylarında uygulanan ‘kontrollü yakma’ yönteminin risk yönetimi açısından önemine değinen Türkyılmaz, “Amaç, yangın riskiniazaltmak için kuru bitki örtüsünü bilimsel planlama ile temizlemektir. Ancak yüksek hassasiyeti ve iklim koşulları nedeniyle bu yöntem Türkiye’de seçici ve temkinli uygulanmalıdır” diye konuştu.
Türkyılmaz, yangınla mücadeledeki yetki karmaşasının çözülmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Ziraat ve mera arazilerindeki yangın yükü, belediyelerin donanım eksikliği nedeniyle Orman Genel Müdürlüğü’nün (OGM) üzerinde kalıyor. Devletimiz, yangınla mücadele sorumluluğunun hangi kurumda olacağını netleştirmelidir. Sorumluluk tamamen OGM’de kalacaksa ekipman takviyesi şarttır ve 24 saat esaslı vardiyalı çalışma sistemine geçilmesi zorunludur.”
Yangınla mücadelede en etkili dönemin kış ve ilkbahar ayları olduğunu hatırlatan Türkyılmaz, koruyucu tedbirlerin kapsamını şu sözlerle detaylandırdı: “İklim değişikliğiyle artan kuraklık riski karşısında yanıcı madde temizliği, yangın emniyet şeritleri ve erken uyarı sistemleri gibi önleyici faaliyetler hayati önemdedir. Kış aylarında yapılacak ekipman bakımı ve toplumun bilinçlendirilmesi, yazın çıkabilecek yangınların hem sayısını hem de yayılma hızını önemli ölçüde azaltacaktır. Bu nedenle yıl boyu süren kesintisiz bir hazırlık süreci şarttır.”
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
7804 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
7063 kez okundu
3
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6740 kez okundu
4
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6356 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4994 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
4888 kez okundu
7
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4714 kez okundu
1
Karaman’ın altın değerindeki hazinesi: Domalan mantarı
13637 kez okundu
2
Kuşadası’nda deprem fay hattı imara açıldı!
8862 kez okundu
3
Defalarca Yıkılan Hatay’da Binalar Alarm Veriyor
8309 kez okundu
4
Balık ağları müsilaj çekiyor: Marmara’nın balıkçıları zorda
6175 kez okundu
5
Uludağ milli park olmaktan çıktı Çevreciler ayakta!
4556 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.