Erdem Avşar
Eğitim fakültelerinden mezun olan öğretmen adayları için atanmak ve güvenceli bir işe kavuşmak her geçen yıl daha da zorlaşıyor. Atama sayılarındaki sert düşüşler ve branş kontenjanlarının daralması, binlerce eğitimciyi özel sektör şartlarında çalışmaya mecbur bırakıyor.
Eğitimin kâr odaklı bir alana dönüşmesi, özel öğretim kurumlarındaki çalışma koşullarını da ağırlaştırıyor. Düşük ücretler, güvencesizlik ve hak kayıplarıyla karşı karşıya kalan öğretmenler; bir yandan ağır şartlar altında mesleklerini icra etmeye, diğer yandan gelecek nesilleri yetiştirirken kendi yaşam mücadelelerini vermeye çalışıyor.
Özellikle yeni mezun öğretmen adaylarının birçoğu, atama bekledikleri süreçte geçimlerini sağlamak amacıyla özel eğitim kurumlarında çalışmak zorunda kalıyor. Son zamanlarda yükselen bir eğilim olarak ise ailelerine yük olmamak ve gelir elde etmek amacıyla özel ders vermeye yöneliyorlar.
Bu kapsamda eğitimciler, sosyal medya platformlarında hesap açarak branşlarına yönelik ilanlar paylaşıyor ve kendi imkânlarıyla öğrencilere ulaşmaya çalışıyor. Ancak resmî kurumların sunduğu güvenilirlik ve pratiklik karşısında, sosyal medya gibi mecralardan özel ders öğrencisi bulmak oldukça güçleşiyor.
Kayseri’de özel bir eğitim kurumunda 2 yıldır matematik öğretmenliği yapan S.B., mezun olduktan sonra anlaştığı bu kurumdaki çalışma sürecini ve özel sektörde öğretmen olmanın zorluğunu şu cümlelerle dile getirdi:
“Kendini değerli hissetmiyorsun. Eğer seneye senden ucuz birini bulurlarsa sen ne kadar başarılı olursan ol, yine de senden vazgeçip ucuz olan çalışanı tercih ederler. “Maaşımla yaşamak mümkün ancak hayat şartları ortada. Ek ders vererek geçinmeye çalışıyorum. Normal çalışmanın yanında ek ders vermeden kaliteli bir yaşam mümkün değil.“
S.B., ders saatini doldurmasına rağmen okula öğleden sonra gittiği günlerde sigortasının yarım gün üzerinden yatırıldığını ifade etti. Bu sebepten dolayı maaşının bir kısmının bankadan, bir kısmının ise elden ödendiğini ve sigorta priminin düşük gösterildiğini belirtti.
İlayda Yüce, üç yıllık bir fizik öğretmeni. Her yıl atanma hayaliyle sınava girdiğini ancak düşük atama sayıları sebebiyle üç yıldır hayalini gerçekleştiremediğini ve bu durumun kendisi için çok yıpratıcı olduğunu söyledi.
Çanakkale’de bir dershanede görev yaparken çalışma şartlarının zorluğu ve düşük ücret dolayısıyla kurumundan ayrıldığını ifade eden Yüce, bu süreçte tanıştığı öğrencilerine özel dersler vererek çalışma hayatına devam ediyor. Aile evinde ikamet eden İlayda, ailesine yük olmamak adına kendi kazancını sağladığını ve kendi yağında kavrulduğunu dile getirdi.
Çalıştığı dershanede ek mesai ücretlerinin ödenmemesi, tatillerde ve hafta sonlarında çalıştırılması, rahatsızlandığı zamanlarda bile ancak dershane müdürünün inisiyatifiyle izne çıkabilmesi gibi etkenlerin kendisini çok zorladığını belirten Yüce, bu sebeplerle işten ayrıldığını aktardı. İlayda, şimdilerde yeni öğrencilere ulaşmak için sosyal medyada açtığı hesap üzerinden mesleğini sürdürme mücadelesi veriyor.
Diyar, yeni mezun bir İngilizce öğretmeni. Bir yandan okuduğu üniversitede yüksek lisans yapıyor, bir yandan da ailesine yük olmamak için Ankara’da bulunan bir dil merkezinde öğretmenlik yapıyor.
Şu andaki kurumunda saatlik 300 lira ücret aldığını belirten Diyar; daha önceki çalışma ortamında saatlik 140 lira verildiğini, haftanın 4 günü ve günde sadece 3 saat çalıştırıldığını dile getirdi. Günde 420 lira kazanan Diyar, yol abonmanı ve yemek masrafı ile günlük kazancını zaten gün içinde tükettiğini belirtti. Bahsettiği kurumda iki ay çalışıp ayrılan genç öğretmen, daha iyi bir yer bulana kadar iki ay işsiz kaldığını da ekledi.
Özellikle ilkokul ve ortaokul düzeyindeki çocuklara ders veren Diyar; ailelerin tutumu karşısında kendini kötü hissettiğini, velilerin özel bir kuruma para verdiği için kendisine saygı duymadığını, kurumun da bu durumlarda arkasında durmadığını ve bu süreçte büyük zorluklar yaşadığını ifade etti.
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
12071 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
9035 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8541 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7027 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6540 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5442 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5204 kez okundu
1
Sendikalaşma öncesi işten çıkarmalar: TOG’da çalışanlar “küçülme” gerekçesini sorguluyor
8386 kez okundu
2
“Dershane öğretmenliği madende çalışmak kadar zor”
4606 kez okundu
3
Bursa Agora Çarşı’da el emeği pazarı
4165 kez okundu
4
Tekstil sektörü bitiyor mu?
3661 kez okundu
5
Ev işçisi zor durumda: Tam günlük emeğe yarım günlük ücret
3141 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.