Sevim Saylam
Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Doruk Madencilik işçileri aylardır ödenmeyen ücret ve tazminatları için mücadele ediyor. Madencilerin anlattıkları, maden ocağında başlayan sömürünün evin içine kadar uzandığını gösteriyor. Ödenmeyen ücretler; kira, fatura, çocukların okul masrafı ve mutfak giderleri arasında sıkışan ailelerin borçlarını büyütüyor.
Enerji Bakanlığı önünde görüştüğümüz Doruk işçilerinden biri, yıllardır ailesinin geçimini tek başına sağladığını anlatıyor. Ancak ücretlerin düzensizleşmesiyle birlikte evin bütün dengesi bozulmuş. Kirasını ödeyemediğinde ev sahibiyle, çocuğunun servis ücretini ödeyemediğinde servis şoförüyle karşı karşıya kaldığını anlatan işçi, yaşadıklarını “Ailenin düzeni bozuluyor” sözleriyle özetliyor.
Madencinin anlattığı, yalnızca bir işçinin geçim sıkıntısı değil. Ücret ödenmediğinde evde ilk olarak ertelenen ihtiyaçlar, ardından borçlar geliyor. Çocukların ihtiyaçları, kira ve faturalar için her ay yeniden hesap yapılırken işçinin alamadığı ücret, onları her gün borç sarmalının içine çekiyor.

Bir başka Doruk işçisi ise bugünkü sorunların birkaç aylık ücret alacağından ibaret olmadığını söylüyor. Özelleştirme sonrasında işçilerin haklarının adım adım gerilediğini anlatan madenci, yıllarca yer altında çalışırken patronların değişen politikalarıyla da mücadele ettiklerini belirtiyor.
Madenci, yaşadıkları süreci şu sözlerle anlatıyor: “Biz yer altında kazma kürek vurdukça patron da bizim sırtımıza kazma kürek vurdu.”
İşçilerin talepleri arasında aylardır ödenmeyen ücretlerin yanı sıra kıdem tazminatları ve emeklilik nedeniyle doğan hakları da bulunuyor. Bu nedenle Ankara’ya yürüyüş ve Enerji Bakanlığı önündeki eylem, işçiler açısından yalnızca bugünkü ücretlerin değil, yıllardır biriken hakların da mücadelesi anlamına geliyor.
Günlerce yüzlerce kilometre yürüyen, Ankara’da polis müdahaleleri ve gözaltılarla karşılaşan madenciler, “Haklarımızı almadan dönmeyeceğiz” diyerek mücadeleyi sürdürüyor.
Direnişin işçiler üzerinde yarattığı değişim ise anlatıların başka bir ortak noktasını oluşturuyor. İlk kez böylesine bir mücadelenin içinde yer alan madenciler, birlikte yürümenin, polis barikatlarıyla karşılaşmanın kendilerine örgütlü mücadelenin ne olduğunu öğrettiğini söylüyor.
Bir madenci, bu değişimi şöyle anlatıyor: “Başlarken hepimiz vasıfsız birer işçi olarak başladık ama şu an hepimiz artık bilinçli birer işçiye dönüşmüş vaziyetteyiz.”
Sendikal dayanışmanın ve birlikte hareket etmenin önemini direniş sırasında gördüklerini belirten madenci, “Hakkın Türkiye’de maalesef verilmeyip alınmak zorunda kaldığını gördük” diyor.
Doruk işçilerinin mücadelesinde bugün ortaya çıkan tablo da bu sözlerde karşılığını buluyor. Bir tarafta aylardır ödenmeyen ücretler, tazminatlar ve evlerde büyüyen borçlar var. Diğer tarafta ise birlikte mücadele ettikçe kendi güçlerinin farkına varan işçiler.
Madencilerin talepleri ise net: “Geçinebilecekleri bir ücret, yıllardır biriken haklarının ödenmesi ve çocuklarına daha iyi bir yaşam bırakabilmek.“
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
13508 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
9078 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8572 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7043 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6551 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5484 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5219 kez okundu
1
Sendikalaşma öncesi işten çıkarmalar: TOG’da çalışanlar “küçülme” gerekçesini sorguluyor
8399 kez okundu
2
“Dershane öğretmenliği madende çalışmak kadar zor”
4616 kez okundu
3
Bursa Agora Çarşı’da el emeği pazarı
4171 kez okundu
4
Tekstil sektörü bitiyor mu?
3668 kez okundu
5
Ev işçisi zor durumda: Tam günlük emeğe yarım günlük ücret
3151 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.