Ali Dinç
İzmir’in Kınık ilçesinde, Bakırçay Ovası’nın ortasında yer alan ve 1959 yılında 1. sınıf mera vasfı verilen alanın tarıma dayalı organize sanayi bölgesine dönüştürülmek istenmesine karşı açılan davada yargı kararı çıkmasına rağmen bölgede çalışmaların sürdüğü öne sürülüyor.
Kınık; Fatih, Osmaniye ve Yeni Mahalle sınırları içinde bulunan mera alanına ilişkin süreçte, 4342 sayılı Mera Kanunu’na göre ilgili köy muhtarlarının da yer aldığı komisyonun usulüne uygun işletilmediğini savunuyor. İzmir 6. İdare Mahkemesi, mera vasfının değiştirilmesi sürecinde ilgili üç mahalle muhtarına bildirim yapılmadığını tespit ederek tahsis değişikliği işlemine ilişkin karar vermişti.
Ancak bölgede yaşayan yurttaşlar ve siyasi parti temsilcileri, mahkeme kararına rağmen mera alanında yol, dolgu ve sondaj çalışmalarının devam ettiğini söylüyor.

Kınık’ta hem çiftçilik hem hayvancılık yapan Seçkin Timur, yapılmak istenen projeye güvenmediğini belirterek, meranın doğa ve üretim açısından kritik bir alan olduğunu söyledi. Sondaj yapılacak bir sürü alan varken, meranın seçilmesine tepki gösteren Timur, “Bir sürü yer varken neden en güzel alanın ortasında böyle bir şey yapılıyor? Biz 100 metre sondajı zor açtırıyoruz, ruhsat alamıyoruz. Ama orada 300 metre sondaj yapılıyor” dedi.
Bölgede yaşanan su sıkıntınsa dikkat çeken Timur, projenin yer altı sularını daha da baskılayacağını belirterek, “Geçen sene de su sıkıntısı yaşadık, ondan önceki sene de yaşadık. Şimdi daha çok yaşıyoruz. Yarın bu sular çekildiğinde biz ne yapacağız? 300 metre sondajı nasıl açtıracağız?” diye sordu.
Timur, çiftliğinin mera alanına sınır olduğunu belirterek su sorununun derinleşmesi halinde başka bir geçim kaynağının kalmayacağını vurguladı.
Timur, meraların yok olmasının, bölge insanın en önemli geçim kaynaklarından hayvancılığı da vuracağından endişeli. Küçükbaş hayvancılık yapan Timur, yem maliyetlerindeki artışın kendilerini zorladığını vurguladı: “Herkes yem alamıyor. Yazın kalan otları biçip balya yapan var, kışın hayvanını meraya salan var. Mera bunun için var. Hayvancılığın kalkınması için var. Bir sürü dağ, bayır varken neden ovanın ortasındaki merayı alıyorlar?“
Timur, projeyle ilgili “fayda” söylemlerine de tepki göstererek, “Faydalı olacak dedikleri şey 10-20 kişinin asgari ücretle çalışmasıysa, bu bize reva mı?” diye sordu.
Kınık’ta çiftçilik yapan Bayram Sağınç da en büyük kaygısının su kaynakları olduğunu söyledi. Meraya yakın tarlası bulunduğunu belirten Sağınç, yeraltı suyundaki düşüş nedeniyle geçen yıl ciddi sorun yaşadığını anlattı. Sağınç, çiftçilerin kendi arazileri için sondaj izni almakta zorlandığını belirterek, proje kapsamında çok sayıda sondaj açıldığını söyledi.
Tarlasının mera alanına yaklaşık 300-400 metre mesafede olduğunu belirten Sağınç, geçen yıl su sorunu nedeniyle kuyularına 300 bin liralık masraf yaptığını söyledi. Tarım ve hayvancılıkla geçindiklerini belirten Sağınç, “Ailem de geçimini buradan sağladı. Eskiden hayvancılık da yaptık ama artık masraflar nedeniyle bırakıldı. Şu anda topraktan başka geçim kaynağımız yok” dedi.
Suyun daha da derine çekilmesi halinde çiftçilerin yeni kuyular açmak zorunda kalacağını söyleyen Sağınç, bunun üretim maliyetlerini artıracağını belirtti: “Kuyunun metresi yaklaşık 2 bin 500 liraya açılıyor. En az 300 metre sondaj yaptırmamız gerekecek. Belki bir tarlayı satıp öyle sondaj açtırabileceğiz. Bu da çiftçinin yükünü daha da artıracak.“

Sağınç, alanda süren çalışmalar nedeniyle köy yollarının da zarar gördüğünü ifade etti. Tonajlı araçların yolları bozduğunu söyleyen Sağınç, üreticilerin tarlalarına ulaşmakta zorlandığını anlattı. Sağınç, bölgede yeterli birliktelik sağlanamadığı için itirazların sınırlı kaldığını da belirterek, “Herkes kendi işinin derdine düşmüş durumda. Biz azınlıkta kalsak da bu projenin burada yapılmasını istemiyoruz” diye konuştu.
Türkiye İşçi Partisi Kınık İlçe Başkanı Sefa Köken, mahkeme kararının ardından çalışmaların durdurulması gerektiğini belirterek, kararın ilgili kurumlara iletildiğini söyledi. Köken, sürecin mera komisyonundaki eksiklik nedeniyle iptal edildiğini ifade ederek şunları söyledi:
“Mahkeme, 2021 yılında üç mahalle muhtarının sürece çağrılmadığını tespit etti. Bu nedenle yapılan işlemlerin iptaline karar verdi. Biz bu davayı kazandıktan sonra jandarmaya başvurduk ve çalışmaların durdurulması gerektiğini söyledik. Çünkü mahkeme kararı ortada.”
Köken, alanda özellikle yol ve dolgu çalışmalarının sürdüğünü iddia ederek meranın büyük ölçüde tahrip edildiğini savundu: “Yemyeşil mera alanı taş ve beton yığınına çevrildi. Kamyonlarla hafriyat taşınıyor, yollar bozuluyor. Bu taşlar yeşil alanlara dökülüyor. Kısacası burada bir yağmalama var ve buna kimse müdahale etmiyor.“
Köken, Kınık’ta yaşayanların sanayi yatırımına kategorik olarak karşı olmadığını, ancak seçilen alanın yanlış olduğunu vurguladı. Mera alanının Bakırçay Ovası’nın ortasında bulunduğunu belirten Köken, bu bölgede yapılacak bir organize sanayi bölgesinin tarımı, hayvancılığı ve su kaynaklarını olumsuz etkileyeceğini söyledi.
1
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8873 kez okundu
2
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8455 kez okundu
3
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
7072 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6972 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6499 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5362 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5139 kez okundu
1
Karaman’ın altın değerindeki hazinesi: Domalan mantarı
13672 kez okundu
2
Kuşadası’nda deprem fay hattı imara açıldı!
8871 kez okundu
3
Defalarca Yıkılan Hatay’da Binalar Alarm Veriyor
8328 kez okundu
4
Balık ağları müsilaj çekiyor: Marmara’nın balıkçıları zorda
6241 kez okundu
5
Uludağ milli park olmaktan çıktı Çevreciler ayakta!
4720 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.