Ankara
22°

HAFİF YAĞMUR

“Ankara’nın mimari kimliği yık-yap kültürüne yeniliyor”
  • 9.Köy
  • Çevre
  • “Ankara’nın mimari kimliği yık-yap kültürüne yeniliyor”

“Ankara’nın mimari kimliği yık-yap kültürüne yeniliyor”

Ankara’nın yeni ve modern Cumhuriyet’i temsil eden apartmanlarının yerini tek tip rezidanslar alırken, mahalle kültürü, mimari kimlik ve kentin hafızası da tasfiye ediliyor. Eski Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan’a göre bu tablo, neoliberal kent politikalarının kaçınılmaz sonucu.

ABONE OL
28 Ağustos 2026 11:17
“Ankara’nın mimari kimliği yık-yap kültürüne yeniliyor”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Zeynep Koç

Bir kentteki apartmanlar o kente ve yapıldığı döneme ait izler taşır. Ankara apartmanları, Cumhuriyet’in planlı kentleşme anlayışını ve başkentin sivil mimari belleğini yansıtan önemli tanıklardı. Günümüzde ruhu ve yaşanmışlığı olan o apartmanlar bir bir yok oluyor; yeni yapılar  ise bu ruhu yansıtmıyor. Estetikten uzak olan bu yapılar, sanki bir fabrika seri üretimi gibi hızla yayılırken her yerde karşımıza çıkıyor.

Eski Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Başkent Ankara’nın sivil mimari belleğinin yok olma sürecini 1980’lerde başlayan neoliberal politikalarla rant odaklı yaklaşımı benimsenmesine bağlıyor. Hava gazı fabrikası, Çubuk Barajı’ndaki  baraj gazinosu, Etibank binası, Ankara Tenis Kulübü gibi cumhuriyet dönemi ruhunu  yansıtan yapıların yıkılmasını eleştiren Candan, siyasi figürlerin rejimle hesaplaşması noktasında genel bir kimlik sorunu yarattığının da altını çiziyor.

Candan durumu, “Cumhuriyetin başkenti Ankara’nın kendi tarihsel birikimini, tarihsel yapısı tohumu, apartmanlarını, sivil mimari örneklerini koruyup bunları dönemin önemli karakterleri olarak bir kimlik olarak ortaya koyup planlı bir şekilde yeniden konut üretmesi gerekiyordu. Ama neoliberalizm böyle bir şey” sözleriyle özetliyor.

Başkentte rantın mimarisi

Ankara’nın köklü yerleşim yerleri olan Gaziosmanpaşa, Kennedy Caddesi, Esat, Ayrancı, Maltepe, Anıttepe, Emek ve Bahçelievler gibi dönemini karakterize eden yapıların birer birer yıkıldığını belirten Candan, bu süreci “yık-yap kültürü” olarak tanımlıyor:

Bu yık-yap kültürü aslında bu neoliberal politikalarının kentsel ölçekteki yansımalarından birisi. Yüksek yoğunluklu yapılaşmalar, rant odaklı kişiye özel imar haklarıyla programlanırken öbür taraftan Cumhuriyetin köklü mahalleleri, hikayesi olan mahalleler, özgünlüğüyle dönemi yansıtan mahalle ve o mahallelerdeki binalar bir bir yıkılıyor. Daha fazla kar, daha fazla konut, daha fazla nüfus ama alt yapıya gelince maalesef hiçbir şey yok. Başkent kimliği ortadan kaldırılmaya çalışılıyor. Bir ülkenin kültürel, sanatsal, sosyal ve toplumsal buluşma ortamları ortadan kalkıyor.”

Ticaretle yok olan mahalleler

Candan, Ankara’nın köklü mahallelerinin yaşadığı kimlik krizinin bir diğer nedenini “ticarete teslim olan konut bölgeleri” olarak adlandırıyor. İmar Kanunu’nda yapılan değişikliklerle bazı bölgelerin “ticaret yolu” ilan edilmesi ile birlikte özellikle Anıtkabir çevresine dikkat çeken Candan, Anıtkabir’in karakteristik ve simgesel özelliğini zedelediğinin de altını çiziyor.

Tunalı, Bahçeli, Gaziosmanpaşa, Emek ve Şili Meydanı’nı örnek gösteren Candan, bölgedeki ticaretin varlığını oradaki konutlarda yaşanamaz hale getirdiğini ifade ediyor. Nitekim bu bölgelerdeki kafelerin çoğalması; insan kalabalığı, yüksek müzik, gürültü ve artan araç trafiğiyle birlikte mahallelerin sakin ve yaşanabilir niteliğini ortadan kaldırıyor. Bu sürecin sonucunda ev sahiplerini evini terk ediyor, yapılar ise yaşanmışlığını…

Dönüşüm değil tasfiye

Kentsel dönüşüm yasasıyla beraber Cumhuriyet döneminde planlı bir biçimde oluşan köklü mahallelerin dönüştürülmek yerine tasfiye edildiğini söyleyen Candan, bu sürecin Ankara’da kimliksizleşmeyi derinleştirdiğini belirterek sözlerini şu şekilde sürdürüyor:

Yaş alan yapı stoğu yıkılarak yerine birbirine benzeyen, hiçbir özelliği ve hikâyesi olmayan yapılar yapıldı. Belediyeler bu sürece dair bir politika üretmediği için müteahhit ile vatandaş baş başa kalıyor. Dolayısıyla kimlik, sermayenin belirlediği noktada değişiyor. Planlanan rezidanslar, konut sorununa çözüm olmaktan ziyade konutun bir sermaye birikimi olarak değerlendirmesine yol açıyor; barınma hakkı olmaktan çıkıp alınır-satılır bir yatırım aracına dönüşüyor.”

“Hikâyeli bir kentten, kimliksiz bir kente doğru gidiş”

Kentleşme politikalarının yanlış uygulanması sonucunda doku ve kimlik kaybı beraberinde mahalle kavramının da içi boşaltılıyor. Artık bölgeler mahalle olarak değil semt olarak anılıyor. Çünkü mahalle kavramı sadece insan topluluğunun bir arada yaşadığı bölge olmaktan çıkıp sıcak komşuluk ilişkilerinin kurulduğu, çocukların sokakta oyun oynadığı, mahalle sakinlerinin birbiriyle yardımlaştığı manevi bir değer kazanmıştı.

Candan, “Konut kavramı artık kentsel yabancılaşmanın başka bir noktasına doğru gitmeye başladı. Yüksek katlı apartmanlarda, rezidanslarda komşuluk ilişkisinin artık kalmadığı, kimsenin kimseyi tanımadığı, birisine bir şey olsa yardıma koşacak kimsenin olmadığı gibi sosyal problemle karşı karşıyayız” diyor. “Hikâyeli bir kentten, kimliksiz bir kente doğru gidiş” sözleriyle ise yaşanan süreci tanımlıyor.

Betonun ideolojisi: Kapitalizm

Eskiden apartmanlar, onu tasarlayan ve hayata geçiren mimar ve mühendislerle anılardı. Onlar, imzalarını tasarladıkları özgün mimarinin altına sessizce atarlardı. Günümüze gelindiğinde ise birbirinin aynı biçiminde inşa edilen yüksek katlı yapıların üzerinde, çoğunlukla müteahhidin adını taşıyan inşaat firmalarının tabelaları yer alıyor. Mimarın kim olduğu ise bilinmiyor; çünkü mimar, çoğu zaman müteahhidin talepleri doğrultusunda en hızlı ve en çok kazandıracak yapıyı üretmekle sınırlandırılıyor. Mimari bir iz bırakmadan ülkenin hatta dünyanın birçok yerinde aynı biçimde karşımıza çıkan bu yapılar,  kapitalizmin bize sunduğu somut örneklerden biri. Candan da Ankara’nın yok olan mimari kimliğini bu sürece bağlıyor.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.