Özgecan Siyez
İzmir Körfezi’nde kirlilik, sadece ekonomik değil, ekolojik ve toplumsal bir krize dönüşmüş durumda. Körfezde, balık türleri azalıyor, geçim kaynakları daralıyor, ekosistem baskı altında. Balıkçılar, kirliliğin sadece işlerini değil, İzmir’in geleceğini tehdit ettiği; uzmanlar ise “Dipteki çamur, plastik ve atıklar ekosistemi bozuyor; acil önlem alınmazsa geri dönüş yok” uyarısında bulunuyor.
İzmir Körfezi’nde balıkçılar, denizdeki kirliliğin avlarını ciddi şekilde etkilediğini söylüyor. 15 yıldır balıkçılık yapan Anıl Erdikmen, eskiden lüfer ve çinekop avlarken artık çoğunlukla çipura, lidaki, kefal ve sarpa tuttuğunu belirtiyor. Erdikmen, durumu şöyle özetliyor: “Körfezin kirli olduğu günlerde 2 kasa balıkla döneriz, temizken 20 kasa balık çıkar. Balığın kokusu bile mazota benziyor. Vapurlar, yük gemileri atık su boşaltıyor. Oltacılar cam şişe, metal, plastik ne varsa denize atıyor. Ağlarımız parçalanıyor.”

Balıkçı Doğan Umay ise hem yakıt maliyeti hem de dipteki biyolojik kirlilikten yakınıyor: “Dipte çürüyen atık oksijeni çekiyor. Balık oksijen bulamıyor. Bir de belge, mazot, çalışan derken masraf çok. Bu işi bırakmak isteyen çok.”
Karşıyaka Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Tuncay Küçük, atıkla mücadele etmekte zorlandıklarını söylüyor: “Atıkla mücadele edemiyoruz. Arıtma var ama çalışmıyor. Naylonu, poşeti, plastiği ağdan ayıklamaya zaman yetmiyor. Balığın besin değeri düştü, meslek tükeniyor.”
Balıkçılar, belediye ve devlet desteğinin şart olduğunu söylüyor. Erdikmen, “Oltacıya, kaçak tekneye, gemiye kim bakacak? Balık yoksa biz de yokuz. Denizi temizlemeden düzenleme olmaz” diyor. Tuncay Küçük de benzer talebi dile getiriyor: “Belediye çöpleri toplamalı, devlet destek vermeli. Balık da biz de tükeniyoruz.”

Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Kemal Can Bizsel, Körfez’deki kirliliğin dip ekosistemini ve balık popülasyonlarını ciddi şekilde etkilediğini belirtiyor. Körfezin acilen temizlenmesi gerektiğini aksi taktirde, aksi taktirde dönüşü mümkün olmayan sonuçlar ortaya çıkacağı uyarısında bulunuyor: “Organik yük artışı, fitoplankton ve deniz yosunlarının aşırı üremesine yol açıyor. Bu canlılar ölünce oksijen hızla düşüyor ve balıklar kaçacak yer bulamazsa toplu ölümler yaşanıyor. Bazı toksik maddeler balık dokularında birikiyor. İnsan sağlığı için de risk taşıyor. Dipte biriken çamur, plastik ve diğer atıklar su kalitesini bozuyor. Ekosistem artık kendi dengesini kuramıyor. Bu nedenle kapsamlı temizlik ve sürekli denetim şart.”
Prof. Dr. Bizsel, kıyı yapılarının kaldırılması, su sirkülasyonunun artırılması, arıtma tesislerinin modernizasyonu ve düzenli bakımı gerektiğini vurguluyor. Balık popülasyonlarını korumak ve balıkçılığı sürdürülebilir kılmak için bilimsel veriye dayalı planlamarı şart olduğuna dikkat çekiyor.

1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
7478 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6639 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6282 kez okundu
4
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
5492 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4945 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
4727 kez okundu
7
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4641 kez okundu
1
Karaman’ın altın değerindeki hazinesi: Domalan mantarı
13629 kez okundu
2
Kuşadası’nda deprem fay hattı imara açıldı!
8862 kez okundu
3
Defalarca Yıkılan Hatay’da Binalar Alarm Veriyor
8305 kez okundu
4
Balık ağları müsilaj çekiyor: Marmara’nın balıkçıları zorda
6146 kez okundu
5
Yeraltından gelen kükürt kokusu tehlike saçıyor
4546 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.