Nidanur Ateşyakar
Bir bebeğin dünyaya gelişi yalnızca doğum anıyla başlamıyor. Anne adayları, çoğu zaman daha gebeliğin ilk günlerinden itibaren hatta bazen hamile olduklarını öğrenmeden önce bile gelecekteki çocuklarına dair hayaller kuruyor. Bu süreçte gelişen duygusal bağ, annelik yolculuğunun en temel basamaklarından biri olarak görülüyor. Ancak gebelik döneminde veya doğum sırasında yaşanan bebek kaybı, özellikle annede derin izler bırakıyor.
İnönü Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Esra Sabancı Baransel, perinatal kaybın anne ve aile psikolojisine etkisi ve yas sürecinde neler yapılması gerektiğine ilişkin 9. Köy’ün sorularını yanıtladı.
Baransel, anne ile bebek arasında gebelik döneminde kurulan bağın sadece duygusal bir yakınlık olmadığını, annenin yaşam biçimini ve sağlık davranışlarını şekillendiren önemli bir unsur olduğunu ifade etti. Baransel’e göre anne adayının bebeğini zihninde ve kalbinde ne kadar erken kabul etmesi, gebelik boyunca göstereceği özenin de o ölçüde artmasını sağlıyor.
Baransel ve ekibi tarafından geliştirilen bağlanma temelli müdahale programı, anne adaylarının yalnızca gebelik hakkında bilgi edinmesini değil, aynı zamanda doğacak bebekleriyle güçlü bir duygusal bağ kurmasını hedefliyor.
Program kapsamında anne adaylarından doğacak çocuklarına mektup yazmaları isteniyor. Böylece anne karnındaki bebek, yalnızca doğumu beklenen bir birey değil, ailenin hikâyesinde aktif bir yer edinmeye başlıyor. Baransel, bu uygulamanın anne adaylarının bebekleriyle daha güçlü bir bağ geliştirmelerine katkı sunduğunu belirtti.
Yürütülen araştırmalarda bağlanma temelli uygulamaların anne adaylarının stres düzeyini azalttığı ve gebelik deneyimini daha olumlu yaşamalarına yardımcı olduğu ortaya konuldu.
Baransel, güçlü bağ kuran anne adaylarının sağlıklı beslenmeye daha fazla özen gösterdiğini, fiziksel aktivitelerini düzenlediğini ve gebelik sürecini daha bilinçli yönettiğini ifade etti. Bu nedenle anne-bebek bağlanmasının hem annenin hem de bebeğin sağlığını destekleyen çok yönlü etkiler oluşturduğunu söyledi.
Her gebelik mutlu bir sonla tamamlanmayabiliyor. Gebelik ya da doğum sürecinde yaşanan bebek kayıpları, aileler için derin ve çoğu zaman görünmeyen bir yas sürecini beraberinde getiriyor. Perinatal kayıp üzerine de çalışmalar yürüten Baransel, bu kayıpların toplumda yeterince görünür olmadığını, ancak ailelerin özellikle de annelerin yaşamında kalıcı izler bıraktığını dile getirdi. Dışarıdan sessiz görünen bu süreçte kadınların yoğun üzüntü, yalnızlık ve çaresizlik yaşayabildiğini ifade etti.
Araştırmalarda en güçlü destek kaynaklarının eşler ve yakın aile bireyleri olduğuna dikkat çeken Baransel, sosyal desteğin yas sürecinin sağlıklı şekilde ilerlemesinde önemli bir rol oynadığını belirtti.
Kayıp yaşayan kadınların zaman zaman yaşananlardan kendilerini sorumlu tuttuklarını ve suçluluk duygusu hissedebildiklerini söyleyen Baransel, bu noktada sağlık profesyonellerinin doğru bilgilendirme yapmasının ve duygusal destek sunmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.
Perinatal yas bakımında ebelerin daha etkin görev üstlenmesi gerektiğini ifade eden Baransel, son yıllarda yaygınlaşan ebe polikliniklerinin bu açıdan önemli bir fırsat sunduğunu söyledi.
Ebeliğin yalnızca doğum anıyla sınırlı bir meslek olmadığını belirten Baransel, “Bir ebe bazen yeni bir yaşamın ilk nefesine tanıklık ederken bazen de yarım kalan bir hikâyenin acısını paylaşan ilk kişi oluyor” dedi.
Yürüttükleri çalışmaların gelecekte sağlık politikalarına ve ebelik bakım standartlarına katkı sağlamasını hedeflediklerini belirten Baransel, anne ve bebek sağlığını merkeze alan bütüncül bakım anlayışının daha sağlıklı ailelerin ve güçlü nesillerin yetişmesine katkı sunacağını ifade etti.
Baransel’e göre anne karnında başlayan görünmez bağ, doğru destek mekanizmalarıyla yaşamın her döneminde aileleri güçlendiren bir dayanışma ağına dönüşebiliyor. Bu nedenle hem gebelik sürecinde anne-bebek bağının güçlendirilmesi hem de perinatal kayıp yaşayan ailelerin yalnız bırakılmaması, toplum sağlığı açısından büyük önem taşıyor.
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
13434 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
9071 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8566 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7042 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6551 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5483 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5215 kez okundu
1
Türkiye antidepresan kullanımında dünya 22’ncisi
6215 kez okundu
2
Önlem alınmazsa lösemi vakaları artacak
4706 kez okundu
3
Gaziantep’te çocuk hematoloğu krizi
4243 kez okundu
4
Diyarbakır’da yoksulluk, çeteleşme ve uyuşturucu çıkmazı
4016 kez okundu
5
Hasta da yakınları da çaresiz: SSPE tedavi araştırması reddedildi
3691 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.