Abbas Vural
Türkiye’de Anayasa ile güvence altına alınan grev hakkı, iktidarların “milli güvenlik” ve “genel sağlık” gerekçeleriyle aldığı erteleme kararlarıyla fiilen sınırlandırılıyor. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin iktidara gelmesinden sonra 22 grev ertelenirken, yaklaşık 200 bin işçinin grev hakkı engellendi.
Türkiye’de grev ve toplu iş sözleşmesi hakkı, ilk defa 1961 Anayasası ile anayasal güvenceye kavuşarak 1963 yılında 275 sayılı “Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu” ile yürürlüğe girdi. Grev yasaklamaları ise ilk defa “milli güvenlik ve genel sağlık durumlarında uygulanmak üzere 12 Eylül darbesi sonrasında çıkartılan yasalarda yer alırken Anayasa’nın 54. maddesinde bulunan “Grev ve lokavtın yasaklanabileceği veya ertelenebileceği hâller ve işyerleri kanunla düzenlenir” hükmü, iktidarların grev ertelemelerine gerekçe haline getirildi.
Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) verdiği “hak ihlali” kararına karşın, grev ertelemeleri son 25 yıldır iktidarda olan Adalet ve Kalkınma Partisi döneminde de devam etti. Ocak 2015’te 38 fabrikada grev kararı alan DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası’na üye işçiler lehine önemli bir karar alan AYM, geçmişteki grev erteleme/yasaklama kararlarının ölçüsüz ve Anayasa’ya aykırı olduğuna hükmederek işçiler lehine hak ihlâli kararı vermişti.
Son olarak 31 Temmuz 2025’te “milli güvenliği tehdit edici nitelikte” olduğu gerekçesiyle engellenen Maden İşçileri Sendikası’nın aldığı greve kararının ertelemesiyle, son 24 yılda ertelenen grev sayısı 22’ye ulaştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzası ile gerçekleşen bu ertelemeler sonucunda yaklaşık 200 bin işçinin grev hakkı fiilen engellenmiş oldu.
Kocaeli Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünden Prof. Dr. Aziz Çelik’in araştırmasına göre 2003-2025 yılları arasında grevi yasaklanan işçilere en çok “milli güvenlik” gerekçesi sunulurken en çok yasaklama ise metal iş kolunda gerçekleşti. Metal iş kolundaki son grev yasaklaması ise 2024 yılının sonlarında kurulan toplu sözleşme masasında Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası’nın (MESS) teklifini yetersiz bularak grev kararı alan Birleşik Metal-İş Sendikası’na karşı gerçekleşti.

Selçuk Çiftçi
Grevler yasaklanmasına rağmen fiili grevlerini sürdürerek kazanım elde eden Birleşik Metal-İş Sendikası’nın Gebze 1 Nolu Şube Başkanı Selçuk Çiftçi, 9. Köy’e konuştu. Grev hakkının işçilerin en temel hakkı olduğunu belirten Çiftçi, grev yasaklamalarının ise sermaye birikim süreçlerinin kesintiye uğramadan devam etmesi için yasal olarak konulmuş tedbirler olduğunu söyledi.
İşçilerin çalışırken birçok baskıya maruz kaldığını ifade eden Çiftçi, grev yasaklamalarına karşı verdikleri mücadeleyi şöyle anlattı: “Biz onu kendi iç örgütlülüğümüzde zaten püskürtüyorduk ama sermaye ve devlet iş birliği, polis baskıları, patronların işten atma tehditleri ve sarı sendikal anlayışın grev süreçlerine dahil olması gibi sorunlar da yaşadık. Çünkü işçi sınıfının sınıf bilincini kırmak adına grev zamanlarında bunların hepsi devreye sokuluyor.“
Türkiye işçi sınıfının tarihsel olarak grev yasaklamaları gibi birçok sorunla mücadele ettiğini hatırlatan Çiftçi, grevin anayasal bir hak olarak hayata geçmesinin de yine işçi sınıfının mücadelesiyle gerçekleştiğinin altını çizdi.
2025’in başında Cumhurbaşkanı’nın erteleme kararına rağmen greve çıkan Çiftçi, bu mücadelelerini ise “Bürokratik sendikal sınırların aşıldığı, işçinin üretim geleneklerine ve doğrudan sınıf mücadelesine dayanan fiili ve meşru bir eylem” olarak tanımladı. Yasal hakları olan grevlerinin ertelenmesini fiili, sınıfsal ve tabandan gelen güçleriyle bertaraf ettiklerini söyleyen Çiftçi, bundan sonra da bu temelde mücadeleye devam edeceklerini vurguladı.
Önümüzdeki yıllarda diğer sendikalarda da buna benzer bir mücadele hattı oluşturulmasını dileyen Çiftçi, işçilerin ancak bu koşulda gerçek anlamda sözünü söyleyebileceğini belirtti.
2025 yılının başında grevleri yasaklanan Grid Solutions işçisi ve Birleşik Metal-İş Sendikası işyeri temsilcisi Soner Bayram da şunları söyledi: “Grev işçiler için her zaman son seçenektir fakat kimi zaman bu hakkımızı kullanmak zorunda kalabiliyoruz. Çünkü toplu sözleşme dönemlerinde şirketin sahip olduğu zenginliği yaratan işçiler olarak hak ettiğimiz ücreti alamayabiliyoruz. Bu noktada ise yasal engellemelere maruz kalmak üzücü fakat biz de bu haklarımızı kolay kazanmadık. Dolayısıyla eğer grev dediysek o dakikadan sonra sonuna kadar grev hakkımızı savunmalıyız.“
“Milli güvenliği tehdit” gerekçesiyle grev yasaklamalarına tepki gösteren Bayram, böyle bir durum ile karşılaşmayı beklediklerini ve bu yüzden hazırlıklı da olduklarını söyledi: “Yakın tarihte çok fazla örneği olduğu için benzer bir durumun yaşanabileceğini biliyorduk. O yüzden greve giden süreçte sendikamızla tüm işçileri aydınlatıcı ve bilgilendirici çalışmalar yürüttük. Bu sayede de grevimizin ilk gecesi Cumhurbaşkanı grevimizi yasaklasa da ertesi sabah meşru mücadelemize devam etmek mümkün oldu.”
Grev yasağına rağmen mücadeleye devam ederek daha adil bir ücrete ulaşan Grid Solutions işçisi Bayram, grev yasaklamalarının temel olarak Türkiye’nin dört bir yanında kötü koşullar altında çalışan işçilerin “uyanışa geçmemesi için” uygulandığını da vurguladı. Türkiye’de sendikasız çalışma oranının çok yüksek olduğunu vurgulayan Bayram, greve çıktıklarında, sendikasız işçilerin de durumlarını sorgulamaya başladığına dikkat çekti. Bayram, şunları söyledi:
“Bu sorgulamalar olmasın diye grevimiz yasaklandı ama işçiler olarak kendi öz gücümüz ve sendikamız sayesinde bu yasakları aştık. Bu noktada ise şirketin işten çıkarma tehditleriyle karşılaştık ama biz de tıpkı işveren gibi işçilere toplu mesaj atarak yasal olarak bunun mümkün olmadığını ve er ya da geç kazanacağımız söyledik. Öyle de oldu, bundan dolayı mutlu ve gururluyuz.”
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
11769 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
9031 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8538 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7023 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6537 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5429 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5197 kez okundu
1
Sendikalaşma öncesi işten çıkarmalar: TOG’da çalışanlar “küçülme” gerekçesini sorguluyor
8385 kez okundu
2
“Dershane öğretmenliği madende çalışmak kadar zor”
4605 kez okundu
3
Bursa Agora Çarşı’da el emeği pazarı
4162 kez okundu
4
Tekstil sektörü bitiyor mu?
3659 kez okundu
5
Ev işçisi zor durumda: Tam günlük emeğe yarım günlük ücret
3139 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.