DOLAR 32,5031 -0.02%
EURO 35,0956 0.19%
ALTIN 2.435,160,12
Ankara
29°

PARÇALI AZ BULUTLU

Alçı fabrikasında işçiler grevde, toplu sözleşme alçıda
  • 9.Köy
  • Emek
  • Alçı fabrikasında işçiler grevde, toplu sözleşme alçıda

Alçı fabrikasında işçiler grevde, toplu sözleşme alçıda

Eskişehir’de alçı fabrikası işçileri, yaklaşık 200 gündür sendikal hakları için mücadele ediyor. İşveren asgari ücrette ısrar ediyor, işçiler ağır çalışma koşullarının düzeltilmesi ve insanca yaşayacak bir ücrette anlaşabilmek için mücadele ediyor. 99 işçi grev yapıyor, yönetim sendika değiştirip grev kırmak istiyor.

ABONE OL
16 Ocak 2023 00:00
Alçı fabrikasında işçiler grevde, toplu sözleşme alçıda
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Aylardır maaş zamları tartışıldı, enflasyon konuşuldu ve asgari ücret belirlendi. Ama Eskişehir’de bir alçı fabrikasında asgari ücret atrafında dönen pazarlık aylardır bitmedi. Asgari ücret 5500 lira iken başlayan grev devam ediyor. İşçiler yaklaşık 200 gündür sendikal haklarını elde etmek için grevde.  İşveren asgari ücrette ısrar ediyor, işçiler ağır çalışma koşullarının düzeltilmesi ve  insanca yaşayacak bir ücrette anlaşabilmek için mücadele ediyor. 

Eskişehir’in Tepebaşı ilçesinde faaliyet gösteren Atışkan Alçı fabrikasında, Türk-İş’e bağlı Kristal-İş Sendikası’nda örgütlenen işçilerin başlattığı grev, 6 ayı geride bıraktı. Fabrikada, toplu sözleşme sürecinin tıkanması sonucu greve çıkan 99 işçi, insanca yaşanacak ücret, ağır çalışma koşullarının düzeltilmesi talebiyle direnişlerine devam ediyor. Fabrika önüne kurdukları grev çadırında nöbet tutan işçiler, yönetimin Türk-İş’e bağlı Çimse-İş Sendikası’nı fabrikaya sokarak grevi kırmaya çalıştığını belirtti. 

‘Geleceğimiz için çalışmak istiyoruz’

Yaklaşık 190 gündür grevde olduklarını belirten işçi Kenan Yazıcı, “Kristal-İş Sendikası bu fabrikayla kaç dönem toplu sözleşme imzalamış. Şimdi patron neden özleşme imzalamıyor? 3-5 arkadaşımız başka yerde çalıştıkları iddia edilerek tazminatsız işten atıldı. Böyle bir şey yok” ifadelerini kullandı. “Biz çok fazla bir ücret istemiyoruz” diye konuşan Yazıcı, “Toplu sözleşme imzalansın istiyoruz kabul etmiyorlar, tazminatlarımızı verin gidelim diyoruz yine kabul etmiyorlar. Hakkımızı aramayalım mı? Artık çözülsün 190 gün dile kolay. Biz geleceğimiz için, çocuklarımız için çalışmak istiyoruz” diye seslendi.

İşverenin, işçilerin grevden vazgeçmesini istediğini aktaran Yazıcı son olarak şunları söyledi: “İşveren Çimse-İş Sendikası’nı içeri sokmak istiyor. İşveren bizim yılıp vazgeçmemizi, tazminatlarımızın cebinde kalmasını istiyor. Sözleşmeyi imzalamıyorsa tazminatlarımızı versin.”

‘Grev kaçınılmazdı’

İşçilerin taleplerinin asgari ücret üzeri maaş olduğunu belirten Kristal-İş Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Erdal Akyazı, “İçeride hiçbir şekilde işçi sağlığı ve iş güvenliği kuralları uygulanmıyordu. Ücretler çok düşüktü. Eskiden prim veriliyordu ancak bu primler de kesilince arkadaşlarımızın maaşı asgari ücret seviyesine indi. Bundan sonra arkadaşlarımız sendikalaştı. İşveren yetkiye itiraz süresini kaçırdığı için bizimle masaya oturmak zorunda kaldı ancak 3 oturum sonucunda taleplerimizin altında ücret sundu” dedi. Greve başladıklarında 2022 asgari ücreti üzerine yüzde 30 net zam talep ettiklerini aktaran Akyazı bugünkü asgari ücretin bile anlaşamadıkları  o rakamın üzerinde olduğunu söyledi.Erdal Akyazı

“İşveren taleplerimizi kabul etmeyince grev kaçınılmaz oldu bizim için” diye konuşan Akyazı’ya göre fabrika içinde beyaz yakalı çalışanlarla üretim yapılıyor:

“Bu yapılan üretim yasadışıdır. Çalışma Bakanlığı’na konuya ilişkin bildiride bulunduğumuzda müfettiş gönderildi. Sonucunda grevdeki işçinin işinin yapıldığını, bunun grev kırıcılığı olduğu belirtilerek resmî belge gönderildi. Kuralsız, köle düzeninde, asgari ücrete çalışmaya yıllardır zorluyorlar. Biz masada bu işin çözülmesi için mücadelemizi sürdüreceğiz.”

Sendikalaşma oranı yüzde 12

Sorunun kaynağı ve işçi işveren geriliminin sürekli gündemde olmasının nedeni Türkiye’nin sendikal haklar konusundaki karnesi. DİSK’e göre çalışanların neredeyse sadeca yüzde 12’si sendikalı. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu 9.Köy’ün bu konudaki sorularını cevaplandırırken, Türkiye’de sendikasızlaştırmanın sistematik olduğunu söyledi. Çertkezoğla,  “Türkiye’de resmî sendikalaşma oranı yüzde 14, kayıtdışı ile düşündüğümüzde bu oran yüzde 12-13’lere geriliyor. Bundan daha da kötüsü Türkiye’de toplu iş sözleşmesi kapsamındaki işçi oranı daha da az yüzde 10’u bile bulmuyor. Özel sektörde bu oran yüzde 5,5-6’ya kadar geriliyor” ifadelerini kullandı. Neoliberal politikaların temelinde işçi sınıfının örgütsüzleştirilmesinin yattığını aktaran Çerkezoğlu, “12 Eylül sonrası hem yasalar, mevzuat, işveren tutumu hem de hükümetlerin tutumu işçilerin sendikalaşması önünde engel. Türkiye’nin bir asgari ücretliler toplumu haline gelmesinin temel nedeni sendikalaşmanın ve sendikal haklarının önündeki engellerdir” dedi.Arzu Çerkezoğlu

İşverenlerin yasaları ayaklar altına aldığını söyleyen Çerkezoğlu, “İşverenlerin işçilerin sendikalaşmasını, toplu iş sözleşme hakkına ulaşmasının engellemesi, açılan davalar yoluyla bu süre daha da uzatıyorlar. Ülkeyi yöneten siyasi iktidar ise en açık deyimiyle bu sürece sessiz kalıyor. Türkiye’de sendikalaşmanın önündeki engelleri kaldıracak bütünlüklü bir politikaya ihtiyaç var ve her şeyden önce 6356 Sayılı Yasa’nın demokratik bir biçimde tepeden tırnağa yenilenmesi gerekiyor” diye konuştu. 

‘İşverenler yasaları ayaklar altına alıyor’

İşverenlerin Çalışma Bakanlığı tarafından sendikalara verilen yetki belgesine itiraz hakkını değerlendiren Çerkezoğlu, “Toplu sözleşme sürecini engellemek, işçilerin sendikal haklarını engellemek açısından mevcut mevzuattan bir dizi engel var. Ortada itirazı gerektirecek bir durum olmamasına rağmen itiraz süreçleri başlıyor. Son yıllarda ise çok da etik olmayan bir biçimde yetkisiz mahkemeye dava açarak 1-1,5 yıl daha dava süresinin uzamasına neden oluyorlar” dedi. 

Çerkezoğlu son olarak şunları söyledi: “İşverenler itiraz mekanizmasını fiilen sendikalaşmanın önünde bir engel olarak kullanıyorlar. İşverenlerin grev kırıcılığı yapması tamamen yasadışıdır. İşverenler yasaları ayaklar altına alıyor. Bir işyerinde grev varsa oraya dışarıdan işçi getirilmesi hukuksuzdur. Burada işin düğümlendiği nokta Çalışma Bakanlığı’nın işverenlerin bu hukuksuzluğu karşısında tutum alması ve işçinin grevin hakkına, emeğine sahip çıkacak bir tavır hayata geçirmesi gerekir. Bu yapılmadığı  için işverenler hukuksuzluğa başvuruyorlar.”

 

HABER : Haber: Deniz Güngör

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.