Özlem Şaylık
Uşak’ta tekstil atölyeleri ve geri dönüşüm tesisleri, kentte istihdamın önemli bir bölümünü oluşturuyor. Bu alanlarda çalışan işçiler, üretimin farklı aşamalarında görev alırken çalışma düzeni, mesai saatleri ve işin temposu kişisel deneyimlere göre şekilleniyor.
Tekstil atölyelerinde çalışan işçiler, günün erken saatlerinde başlayan mesainin çoğu zaman yoğun bir tempoda geçtiğini ifade ediyor.
İşçilerden Azime Karadede, çalışma düzenini şöyle anlatıyor: “Sabah erken saatlerde işe başlıyoruz, gün içinde işin durumuna göre tempo değişiyor. Yoğun olduğunda mesai uzayabiliyor ama biz artık bu düzene alıştık. Aslında en önemli şey günü tamamlayabilmek; çünkü işin akışı sürekli devam ediyor ve biz de ona göre hareket ediyoruz.”
Geri dönüşüm tesislerinde çalışanlar ise işin fiziksel yönüne dikkat çekiyor. Rahima Ardaç, çalışma ortamını şu sözlerle aktarıyor “Burada iş biraz daha hareketli ve fiziksel olarak yorucu olabiliyor. Gün içinde farklı türde atıklarla ilgileniyoruz; ayrıştırma ve taşıma işleri oluyor. Sürekli ayakta olduğumuz için tempo yüksek ama zamanla insan buna da adapte oluyor.”
Tekstil sektöründe çalışan kadın işçiler, işin yoğunluğunun yanı sıra ev ve iş yaşamını birlikte yürütmenin zaman zaman zorlayıcı olabildiğini belirtiyor.
Sevim Karaman, bu zorlu süreci şöyle anlatıyor: “Gün içinde iş çok yoğun geçiyor; özellikle üretim yetiştirme dönemlerinde tempo daha da artıyor. Eve gidince de sorumluluklar devam ettiği için gün aslında hiç bitmiyor gibi oluyor ama yine de çalışmak gerekiyor, hayat böyle ilerliyor.”
Sektörde yer alan işletme temsilcileri ise üretim süreçlerinin planlamaya dayalı ilerlediğini ifade ediyor. İş insanı Çağlar Orhan, genel işleyişe dair şunları söylüyor: “Tekstil ve geri dönüşüm gibi sektörlerde dönemsel yoğunluklar olabiliyor. Biz de üretim planını buna göre yapmaya çalışıyoruz. Amaç, hem işin sürekliliğini sağlamak hem de süreci mümkün olduğunca düzenli ilerletmek.“
Uşak’taki üretim alanlarına dair sahadan aktarılan bu anlatımlar, işçilerin günlük çalışma yaşamına dair bireysel deneyimlerini görünür hâle getiriyor. Tekstil ve geri dönüşüm sektörlerinde çalışan işçilerin aktardığı deneyimler, üretim süreçlerinin yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını; aynı zamanda günlük yaşamın ritmini belirleyen bir emek düzeni olduğunu ortaya koyuyor.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8003 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
7683 kez okundu
3
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6779 kez okundu
4
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6381 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
5014 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
4949 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
4770 kez okundu
1
“Dershane öğretmenliği madende çalışmak kadar zor”
4568 kez okundu
2
Bursa Agora Çarşı’da el emeği pazarı
4093 kez okundu
3
Tekstil sektörü bitiyor mu?
3624 kez okundu
4
Ev işçisi zor durumda: Tam günlük emeğe yarım günlük ücret
3067 kez okundu
5
Kadınların yılbaşı pazarı Kadıköy’de
2811 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.