Yasin Çoban
Antalya’da kırsal bölgelerde yaşayan binlerce çocuk için eğitim, okulun kapısından değil, gün doğmadan başlayan uzun yolculuklarla başlıyor. Köy okullarının kapatılmasıyla birlikte yaygınlaşan taşımalı eğitim uygulaması, çocukların eğitim hakkına erişimini kolaylaştırmak yerine; ulaşım, beslenme ve güvenlik sorunlarıyla yeni eşitsizlik alanları yaratıyor.
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk’e göre köy okullarının kapanması ve taşımalı eğitim sistemi, eğitimdeki kent-kırsal eşitsizliğini daha da derinleştirdi. Taşımalı eğitimde, çocukların henüz gün ağarmadan, kilometrelerce yol kat etmek zorunda kaldığını belirten Öztürk, “Bu durum, hem küçük yaşta çocukların fiziksel ve psikolojik gelişimini olumsuz etkilemekte hem de öğrenme süreçlerini kesintiye uğratmaktadır” dedi.
Kırsal bölgelerde öğretmen açığının da kronik bir sorun olduğuna dikkat çeken Öztürk, sık sık yapılan atamalar ile sözleşmeli ve ücretli öğretmen uygulamalarının eğitimin sürekliliğini bozduğunu ifade etti.

Kadir Öztürk
Derslik, laboratuvar, kütüphane ve spor alanlarının yokluğunun çocukların çok yönlü gelişimini engellediğini belirten Öztürk, “Kentteki öğrenciler görece daha donanımlı okullarda eğitim alırken, kırsaldaki çocuklar eğitim hakkını sadece kâğıt üzerinde kullanabiliyor” diye konuştu.
Kırsal bölgelerde okul sayısının azaltılması ve köy okullarının kapatılmasıyla taşımalı eğitim uygulamasını yaygınlaştırdığını belirten Öztürk, “On binlerce öğrenci, her gün saatler süren yolculuklarla okullarına ulaşmak zorunda bırakılmaktadır. Bu durum, sadece eğitim süresini değil, çocukların fiziksel ve psikolojik sağlığını da olumsuz etkilemektedir” görüşünü dile getirdi.
Öztürk, taşımalı eğitim sisteminin özellikle kız çocukları aleyhine de bir tablo oluşturduğuna dikkat çekti: “Kız çocuklarının uzun ve güvensiz yolculuklar nedeniyle okulu bırakma oranları artmakta; bu durum, eğitimde cinsiyet eşitsizliğini daha da büyütmektedir. Çocukların eğitim hakkı, ulaşım koşullarına kurban edilmektedir.”
Milli Eğitim Bakanlığı’nın taşımalı eğitim uygulamalarının yetersiz ve plansız olduğunu savunan Öztürk, öğrencilerin bakımsız ve denetimsiz servis araçlarıyla taşındığını, güvenlik standartlarının çoğu zaman hiçe sayıldığını dile getirdi. Öğle yemeklerinin birçok yerde ya hiç verilmediğini ya da sağlıksız ve yetersiz olduğunu belirten Öztürk, ulaşımda yaşanan aksaklıkların öğrencilerin derse geç kalmasına veya ders kaçırmasına neden olduğunu söyledi.
Öğretmenler de taşımalı sistemle eğitim gören öğrencilerin derslerde performansının düştüğü görüşünde. Antalya’nın Finike ilçesinde taşımalı eğitim uygulamasında görev yapan ismini vermek istemeyen bir öğretmen, 9. Köy’e yaşanan olmsuzluklara ilişkin izlenimlerini anlattı.
Servis araçlarının birden fazla okula taşıma yapmasının öğrencileri zorladığını belirten taşımalı sistemin yarattığı sıkıntıları şöyle sıraladı:
Eğitimcilere göre taşımalı eğitim alan öğrenciler sosyal uyum sorunu yaşıyor. 9. Köy’e konuşan bir öğretmen, bu durumu, “Çocukların günü diğer öğrencilerle aynı geçiyor ancak çoğu öğrencide uyum ve kaynaşma problemi görülüyor” sözleriyle anlattı.
Taşımalı eğitim sadece öğrenciler için değil, öğretmenler için de ek yük getiriyor. Elmalı ilçesinde 24 yıldır taşımalı eğitim kapsamında çalıştığını söyleyen bir başka öğretmen, taşımalı okullarda nöbetçi öğretmenlerin sorumluluklarının normal okullara göre çok daha ağır olduğunu söyledi. Taşımalı eğitimde tüm yükün nöbetçi öğretmenlerin omuzlarında olduğunu dile getiren öğretmen, şunları söyledi:
“Servislerin sabah karşılanması, akşam uğurlanması, şoförlerin ve araçların kontrolü tamamen nöbetçi öğretmenler tarafından yapılıyor. Öğle yemeklerinde de öğrencilerle birebir ilgileniyoruz. Buna rağmen taşımalı olmayan okullardaki öğretmenlerle aynı nöbet ücretini alıyoruz. Bu adaletsiz bir uygulamadır. Devam takibinden ödevlerin kontrolüne kadar süreç çok daha sıkıntılı ilerliyor. Velilerin öğrencilerle yeterince ilgilenmemesi öğretmenlerin yükünü daha da artırıyor.“
Nöbet günlerinde eve gidemediklerini ve çocukların yemeklerinin yedirilmesinden, servis denetimine kadar bir çok işi yapmak zournda kaldıklarını belirten öğretmenlerin ortak talebi, taşımalı eğitimde görev yapan öğretmenler için farklı nöbet ücreti sisteminin getirilmesi. Öğretmenler ayrıca, idarecilerin de servis karışlanması, yemek servis sürecinde idarecilerin de öğretmenlere destek vermesini istiyorlar.
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
13661 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
9095 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8574 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7044 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6555 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5485 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5220 kez okundu
1
“Okumanın yaşı yok” dedirten 40 yaş üstü öğrenciler
6984 kez okundu
2
Çalışan öğrenciler: Kimi için deneyim, kimi için zorunluluk
4439 kez okundu
3
Depremzede öğrenciler YÖK’ten 1 yıl daha istiyor
3352 kez okundu
4
Van’da “eğitimci olmayan” öğretmen skandalı
3256 kez okundu
5
Milli Eğitim’de “öğretmen önlüğü” tartışması
3105 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.