Ankara
20°

PARÇALI AZ BULUTLU

Adana kebabın kalbinde Kore Mutfağı

Adana kebabın kalbinde Kore Mutfağı

Dünya çapında etkisini gösteren Hallyu (Kore Dalgası) akımı, dizileriyle, müzikleriyle Türkiye'de de karşılık buluyor. Ancak Adana'da dört yıldır dimdik ayakta duran bir Kore esintisi daha var; Kore yemekleri. Kore restoranı işleten Young Duk Lee, gençlerin merakıyla desteklenen bu kültür Adana’da nasıl yaşattığını 9.Köy’e anlattı.

ABONE OL
6 Ekim 2026 10:34
Adana kebabın kalbinde Kore Mutfağı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Rümeysa Nur Karaosmanoğlu

Güney Kore popüler kültürünün küresel çapta yayılmasını ifade eden “Hallyu” dalgası, K-Pop ve televizyon dizilerinin yarattığı etkinin ardından mutfak kültürüyle de Anadolu kentlerine de ulaşıyor. Bu Uzakdoğu mutfağının ilgi gördüğü en çarpıcı kentlerden biri kuşkusuz etiyle, şişiyle, acısıyla, şalgamıyla meşhur Adana.

Kore akımının Adana’daki temsilcilerinden biri, dört yıldır kendi restoranını işleten Güney Koreli girişimci Young Duk Lee. İsminin telaffuzu zor olduğu için yerel halk arasında “Deniz Abi” olarak tanınan Lee’nin işletmesi, yabancı turistlerden ziyade ağırlıklı olarak Türk müşterilere hizmet veriyor. Kore restoranlarının kentteki varlık nedenini iklim benzerliği, tarihi bağlar ve özellikle genç kuşağın Hallyu dalgasına duyduğu ilgi oluşturuyor.

“Hallyu dalgasına yemek de dahil”

Adana’daki müşteri profilinin ilk zamanlar yeni tatları denemeye çok daha ilgili olan ortaokul ve lise öğrencilerinden oluştuğunu, sürecin ilerlemesiyle yetişkinlerin de bu mutfağı denemeye başladığını belirten Lee, menüdeki en popüler ürünün “Yangnyeom Chicken” (Kore usulü kızarmış tavuk) olduğunu söylüyor. Bu ürünün dünyada da en çok tercih edilen iki Kore yemeğinden biri olduğunu ve genel damak tadına hitap ettiğini vurgulayan Lee, gastronominin kültürel ihracattaki yerini şu sözlerle açıklıyor:

“Hallyu dalgasına dans, K-Pop, diziler dahil olduğu gibi yemek de dahil. Hem kendi ülkemin tanıtımına hem de Türkiye’ye katkıda bulunduğumu hissediyorum. Kore devleti tarafından ayrıca desteklenmiyoruz, bu sadece manevi bir his.”

1980’lerin Kore’sini hatırlatan samimiyet ve aile mesleği

Türk insanının samimiyetinden çok etkilendiğini belirten Lee, Adana’ya yerleşme ve ticarete atılma sürecini şu sözlerle anlatıyor: “Türkiye serüvenim, yaklaşık 7-8 yıl önce bir öğrenci değişim programıyla buraya gelmemle başladı. Türk insanının samimiyeti bana 1980’lerdeki Kore’yi hissettirdi. Ülkeme döndüğümde eşime Türkiye’ye taşınma fikrini açtım. Eşimin de bu fikri hiç düşünmeden desteklemesiyle Adana’ya uzanan sürecimiz, ticari bir girişime dönüştü.”

Ne iş yapacağı konusunda kararsızlık yaşarken eşinin yönlendirmesiyle harekete geçtiğini söyleyen Lee, “Eşim bana dedi ki: ‘Senin annen ve baban yemek yapıp satarak para kazanıyordu, bu işi biliyorsun. Restoran açmalıyız.’ Bu fikir bana çok mantıklı geldi çünkü ailemden öğrendiğim işti. Geldik ve kolları sıvadık. Daha önce de bir girişimim olmuştu, bu benim ikinci işletmem” ifadelerini kullanıyor.

Adana’nın ikliminin geldiği bölgeyle benzerlik göstermesi nedeniyle zorluk yaşamadığını belirten Lee, ticari hayatındaki tutarlılığı ise Kore Savaşı’na dayanan tarihi dostluğa bağlıyor. İnsanların Koreli olduğu için kendisine ayrıca bir sevgi ve samimiyetle yaklaştığını ifade ediyor.

“Türkiye çocuk yetiştirmek için güvenli”

Evli ve 4 çocuk babası olan Lee, sosyo-ekonomik şartlara bağlı olarak demografik yapısı değişen ve her evde en fazla bir çocuğun yapıldığı Kore’ye kıyasla Türkiye’nin çocuk yetiştirmek için daha elverişli olduğunu düşünüyor. Türkiye’nin hem güvenli hem de samimi bir ülke olduğunu belirten Lee, çocuklarının burada çevreyle etkileşime girebilme ihtimalinin yüksek olmasını bir avantaj olarak görüyor.

Adana’da geçirdiği süre boyunca kentin unutulmaz krizlerine de tanıklık eden Lee, hem pandemiyi hem de 2023 depremlerini burada yaşadı. Deprem döneminde afetzedelere yönelik yardım kampanyalarında bulunan ve Kore devletinin gönderdiği arama kurtarma ekibine rehberlik yapan Lee, “Kaybedilen insanlar için üzgünüm, kurtardıklarımız için ise mutluyum” diyor.

Kore işletmelerinin Türkiye’deki geleceğine yönelik değerlendirmelerde de bulunan girişimci, yerel halkın merakına dikkat çekerek sürecin yavaş ama kalıcı olduğunu vurguluyor: “Henüz yavaş ilerlese de zamanla Kore işletmelerinin çoğalacağını öngörüyorum, çünkü insanlar çok meraklı ve ilgili. Hızlı ilerlemiyor olabilir fakat asla gerilemiyor, ileride çok daha fazla Kore restoranı ve kafeleri göreceğimizi düşünüyorum.”

Gençlerin Uzakdoğu ilgisi

Kore mutfağının kentteki müdavimleri arasında gençler de dikkat çekiyor. Restoranda Kore lezzetlerini deneyimleyen 8. sınıf öğrencisi Nergiz Özcan, bu mutfağın kendi damak zevkiyle uyuştuğunu belirterek, “Kore yemeklerini çok seviyorum, lezzet olarak bana çok farklı geliyor. Özellikle acılık bakımından bazı yemekler damak zevkime oldukça yakın. Kültürel olarak da farklı bir deneyim sunduğu için haftada bir mutlaka buraya geliyorum” diye konuştu.

Aynı masayı paylaşan sınıf arkadaşı Cemre Ölmez ise Uzak Doğu kültürünün cazibesine vurgu yaparak, “Kore yemekleri oldukça farklı ve ilgimi çekiyor. Genellikler ramyeon (Kore usulü erişte) yemeye geliyorum. Kore yemeklerinin hem lezzeti çok başka hem de bana çok sempatik geliyorlar, fiyat olarak da uygun” ifadelerini kullandı.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.