Ankara
12°

PARÇALI AZ BULUTLU

Toplum bilinci için “medya okuryazarlığı” ve “doğrulama”
  • 9.Köy
  • Eğitim
  • Toplum bilinci için “medya okuryazarlığı” ve “doğrulama”

Toplum bilinci için “medya okuryazarlığı” ve “doğrulama”

Sosyal medya ve yayın organlarıyla etkileşimin yüksek olduğu bu dönemlerde medya okuryazarlığının ve haber doğrulamanın önemi çok büyük. Yurttaşların bir kısmı duyduğuna şüpheyle bakarak teyit edebiliyor ancak toplumun büyük bir bölümü de haberi ve bilgiyi doğrulamadan kabul ediyor. Akdeniz Üniversitesi’nden Dr. Ayşen Yalman, eğitim hayatına da giren medyayı anlama ve doğru okuma derslerinin faydasını anlattı, yaşam boyu devam etmesini önerdi.

ABONE OL
1 Ekim 2026 10:20
Toplum bilinci için “medya okuryazarlığı” ve “doğrulama”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Süreyya Sude Erdoğan

Medya okuryazarlığı kişinin sosyal medya, internet, gazete, televizyon gibi medya mecralarında karşılaştığı içerikleri eleştirel bir bakış açısıyla analiz edebilme, doğruluğunu sorgulayabilme, bilinçli şekilde değerlendirebilme yetisi olarak tanımlanıyor ancak hayatın gerçeği tam olarak öyle olmuyor. Öğretim Görevlisi Doktor Ayşen Yalman, medya okuryazarlığını hem üreten hem tüketen için çift taraflı bir sorumluluk olarak değerlendirdi.

Türkiye’de medya okuryazarlığı yeterli düzeyde mi?

RTÜK’ün gençler üzerinde yaptığı “Medya okuryazarlığı” araştırması verilerine göre gençlerin yalnızca %29’u okuduğu haberleri teyit ediyor. Aynı verilere göre kişilerin teyit için kullandıkları mecraların başında ise televizyon ve internet siteleri geliyor. Teyit sitelerine başvuran kişi sayısı ise oldukça düşük.

Yalman, Türkiye’de medya okuryazarlığının yeterli olmadığını ancak son yıllarda ilkokul, ortaokul, lise ve üniversitelerde önemli adımlar atıldığını belirtti: “Bu kurumlarda dersler eklenmeye başlandı ve belirli konferanslar yapılıyor. Medya okuryazarlığı becerilerinin gelişebilmesi için yaygın bir eğitim seferberliği başlatıldığını biliyoruz”

Ayşen Yalman

Edinilen bilginin doğrulu nasıl teyit edilmeli?

Olayın gerçekleştiği kurumun sayfalarındaki açıklamaları dikkate almak gerektiğini vurgulayan Yalman: “Haber kaynağı kurumsal bir medya kuruluşu mu buna bakmak, haberin ve görselin tarihine bakmak, görsel ve videolarda maniple edilme durumuna bakman gerekiyor. Doğrulama platformları teyit org, doğruluk payı gibi adreslerden haberi incelemek gerekiyor” dedi.

Yalnızca medya okuryazarlığı değil yapay zekâ bilinci de gerekiyor

Yapay zekanın ürettiği görseller ve videoların inandırıcılığının yüksek olduğunu vurgulayan Yalman, özellikle belli yaş gruplarına dikkat çekti: “Biz yetişkinler muhakeme edebiliyoruz gördüklerimizi ama muhakeme edemeyen özellikle dokuz, on beş yaş arası çocuklarda muhakeme yeteneği henüz gelişmediği için onlar her gördüğüne inanabiliyor dolayısıyla hem medya okuryazarlığı hem de yapay zekâ okuryazarlığı oldukça düşük” dedi.

Dezenformasyon panik ortamına sebebiyet veriyor

Dezenformasyon yanlış bilginin bilinçli olarak yayılması olarak tanımlanıyor. Toplumu kutuplaştırmak ve nefrete sebebiyet vermek amacıyla kullanılan dezenformasyon, kişilerin kararlarını da yönlendirebiliyor.

Yalman, “Dezenformasyon, seçim süreçlerinden halk sağlığına kadar birçok konuda olumsuz sonuçlar doğurabilir. Özellikle afetler, salgınlar, kriz dönemleri bunlar yanlış bilgilerin paylaşıldığı önemli durumlardır. Pandemi döneminde o kadar çok yanlış bilgi dolaştı ki panik ortaya çıktı. Bunların toplumsal zararları çok büyük olabiliyor” dedi.

“Medya okuryazarlığı dersleri yaygınlaştırılmalı”

Yalman, medya okuryazarlığının yaşam boyu öğrenme ile devam etmesi gerektiğini belirterek kutuplaştırıcı dilin fark edilmesinde önemli bir rol oynadığını söyledi. Medya okuryazarlığının yalnızca verilen bilgiye değil, kişinin bunu nasıl sorguladığına ve eleştirel değerlendirme yapabilme yeteneğine katkı sağladığını belirtti: “Bu beceri aslında toplumda ön yargıların azalmasına farklı görüşlere saygının artmasına demokratik iletişim ortamının oluşmasına katkı sağlar. Medya okuryazarlığı çok önemlidir” dedi.

Diğer ülkelerde durum nasıl?

Yalman, Türkiye’nin medya okuryazarlığı konusunda oldukça geride bir ülke olduğunu belirtti. Kuzey Avrupa ülkelerinde dijital okuryazarlığın küçük yaşlardan itibaren kazandırılmasının devlet politikası haline geldiğini belirten Yalman, Kuzey Avrupa ülkeleri dışındaki Avrupa ülkelerinde de durumun zayıf bir noktada olduğunu şu sözlerle ifade etti: “Medya okuryazarlığı dersleri yaygınlaştırılmalı, öğretmenlere bu konuda bilgi verilmeli, ebeveynlere yönelik eğitimler yapılmalı medya kuruluşlarından sivil toplum örgütlerine topyekûn bir iş birliği yapılmalı.“

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.