Büşra Tekin
Onların hikâyeleri çoğu zaman sessizce kapanan bir kepenkle birlikte unutuluyor.
Yaptığımız röportajlarda biri isminin paylaşılmasını istemeyen eski bir kadın girişimci, diğeri ise yıllardır kadın girişimcilerle sahada çalışan isimlerden Hakkari İş Kadınları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bahar Sağkol oldu. İki farklı hikâye, tek bir gerçeğe işaret ediyor; kadın girişimciliğinde başarı kadar, görünmeyen mücadeleler de konuşulmayı hak ediyor.
İsmini paylaşmak istemeyen kadın girişimci, işini kurduğu ilk günlerde özgür olmayı, kendi kararlarını verebilmeyi ve emeğinin karşılığını alabileceği bir hayat kurmayı hayal ettiğini anlatıyor. Ancak zamanla hayallerin yerini ekonomik baskılar, bitmeyen sorumluluklar ve yalnızlık aldığını şöyle anlattı: “İşimi ilk kurduğumda her şeyin daha güzel olacağına inanıyordum. Kendi ayaklarımın üzerinde duran, emeğinin karşılığını alan güçlü bir kadın olmayı hayal ettim. Ama zaman bana başarıya giden yolun düşündüğüm kadar kısa olmadığını öğretti. Çok yoruldum ama bütün bu yaşadıklarım beni daha güçlü bir insan yaptı.”
İşini kapatırken en büyük acıyı maddi kayıpların değil, yarım kalan hayallerinin verdiğini söyledi ve duygularını, “Maddi kayıp elbette oldu ama canımı en çok acıtan o değildi. Ben sadece bir iş yeri kapatmadım. Yıllarca kurduğum hayallerimi, planlarımı ve geleceğe dair umutlarımı da kapının arkasında bırakmak zorunda kaldım. Hâlâ bazen kendi kendime ‘Biraz daha imkânım olsaydı, biraz daha destek görebilseydim acaba bugün her şey farklı olur muydu?’ diye düşünüyorum” sözleriyle tarif etti.
Ayakta kalabilmek için uzun süre kazancını ikinci plana attığını anlatan girişimci, emeğini hiçbir zaman gerçek değerinin üzerinde satmadığını özellikle belirtti: “Dürüst biriydim. İnsanlara yük olmak istemedim. Emeğimi çok ucuza sattım. Hiçbir zaman fahiş fiyat istemedim. Hep makul kazançla çalıştım çünkü insanların da ekonomik durumunu düşündüm. Ama günün sonunda bunun yükünü taşıyan yine ben oldum.”
Asıl yorgunluğun ise ekonomik sıkıntılardan çok omuzlarındaki sorumluluklar olduğunu söyleyen kadın girişimci, “Maddi destek alamadım. Yüküm çok ağırdı. İşimi büyütmeye çalışırken fark ettim ki aslında iş beni küçültüyordu. Gün geçtikçe sorumlulukların altında ezilmeye başladım. Kazandığım para yeniden işe gidiyor, ben ise her geçen gün biraz daha tükeniyordum. Çok mücadele ettim ama sonunda pes etmek zorunda kaldım” dedi.
Buna rağmen yaşadıklarını bir başarısızlık olarak görmeyen genç kadın, “Yaşadıklarım bana düştüğüm yerden kalkmayı öğretti. Belki bugün hayalini kurduğum yerde değilim ama yeniden başlayabileceğime olan inancımı hiç kaybetmedim. İnsan bazen vazgeçmez, sadece yeniden başlayabilmek için durmak zorunda kalır” sözleriyle de ısrarını sürdüreceğini vurguladı.

Bahar Sağkol
Kadın girişimcilerle uzun yıllardır çalışan Bahar Sağkol ise bu hikâyenin aslında tek bir kişiye ait olmadığını söylüyor. Ona göre birçok kadın işini yetersiz olduğu için değil, omuzlarındaki görünmeyen yükler nedeniyle sürdüremiyor.
Sağkol, kadınların iş hayatına atıldıktan sonra ev içindeki sorumluluklarının azalmadığına şu sözlerle dikkat çekiyor: “Bir kadın işletme kuruyor ama evdeki sorumlulukları değişmiyor. Çocuk bakımı, yaşlı bakımı, ev işleri yine büyük ölçüde onun üzerinde kalıyor. Kadın hem evde hem işte aynı anda güçlü olmak zorunda bırakılıyor. Bu durum zamanla işini büyütmesini de zorlaştırıyor.”
Ekonomik krizler, finansmana ulaşamama, pazara erişimde yaşanan güçlükler ve sürdürülebilir gelir oluşturamamanın da kadın girişimcilerin en önemli sorunları arasında yer aldığını belirten Sağkol, kadınların çoğu zaman eşit şartlarda mücadele etmediğini ifade ediyor.
Hakkari İş Kadınları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Bahar Sağkol, “Bir kadın işini kapattığında önce ‘Neyi yanlış yaptı?’ diye sormamalıyız. Önce onu destekleyen mekanizmalar yeterli miydi diye bakmalıyız. Finansmana ulaşabildi mi? Ürününü pazarlayabildi mi? Ev içindeki yük paylaşılabildi mi? Bunları konuşmadan verilen her karar eksik kalır” diyerek ön yargılara dikkat çekiyor.
Başarı kadar yarıda kalan girişimlerin de görünür olması gerektiğini belirten Sağkol, “Bugün başarı hikâyelerini anlatıyoruz ama yarım kalan hikâyeler de en az onlar kadar önemli. Çünkü birçok kadın başarısız olduğu için değil, şartlar onu buna mecbur bıraktığı için vazgeçiyor” görüşünde.
Bu iki röportaj, kadın girişimciliğinin yalnızca cesaretle açıklanamayacağını ortaya koyuyor. Bir tarafta hayallerini yaşatabilmek için emeğini değerinin altında satacak kadar fedakârlık yapan bir kadın, diğer tarafta ise yıllardır aynı hikâyelere sahada tanıklık eden bir isim…
Belki de artık kadınların neden başaramadığını değil, neden bu kadar ağır şartlarda tek başına mücadele etmek zorunda bırakıldığını tartışmak daha yararlı.
Çünkü bazen sessizce kapanan bir iş yeri, yalnızca ekonomik bir kayıp değil; yıllarca kurulan hayallerin, verilen emeğin ve görünmeyen mücadelenin de sona erdiği anlamına geliyor.
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
12423 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
9039 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8549 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7029 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6542 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5447 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5208 kez okundu
1
Sporda taciz ve istismarın önlenmesi
3120 kez okundu
2
Yerel medyada kadın gazeteci olmak
2790 kez okundu
3
Kadınlar camide de mağdur
2613 kez okundu
4
İklim adaleti ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği
2566 kez okundu
5
Kordon’un falcı-çiçekçi kadınları anlatıyor: “Fal serbest bırakılsın, ne kazanıyoruz ki zabıta peşimize düşüyor?”
2523 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.