Ankara
21°

AZ BULUTLU

Okul değil, kreş değil: 6 aylıktan 6 yaşına kadar akran buluşturan “oyun grupları”
  • 9.Köy
  • Eğitim
  • Okul değil, kreş değil: 6 aylıktan 6 yaşına kadar akran buluşturan “oyun grupları”

Okul değil, kreş değil: 6 aylıktan 6 yaşına kadar akran buluşturan “oyun grupları”

Kentleşme, güvenli oyun alanlarının azalması ve mahalle kültürünün zayıflaması çocukların akranlarıyla bir araya gelmesini zorlaştırırken, aileler çözümü oyun gruplarında arıyor. Ankara'daki özel oyun grupları, atölyeler ve oyun evlerinde 6 ay-6 yaş arasındaki çocuklara yönelik programların ücretleri seans başına 350 TL'den başlayıp, aylık paketlerde 16 bin 500 TL'ye kadar çıkıyor.

ABONE OL
21 Eylül 2026 10:48
Okul değil, kreş değil: 6 aylıktan 6 yaşına kadar akran buluşturan “oyun grupları”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Nursena Kurtoğlu

Kentleşmenin hızla artması, mahalle kültürünün zayıflaması ve sokakların giderek daha fazla araç trafiğine açılması, çocukların eskisi gibi sokakta özgürce oyun oynamasını da zorlaştırdı. Çocukların akranlarıyla güvenli bir ortamda bir araya gelmesi için ailelerin yöneldiği seçeneklerden biri ise oyun grupları oldu.

Kreşlere kıyasla daha kısa süreli ve farklı içeriklerde programlar sunan oyun grupları, özellikle 6 ay ile 6 yaş arasındaki çocuklara yönelik hizmetleriyle öne çıkıyor. Ankara genelinde faaliyet gösteren özel oyun grupları, atölyeler ve oyun evlerinde ücretler katılım biçimine göre değişirken, tek seans fiyatları 350 TL’den başlayıp aylık paketlerde 16 bin 500 TL’ye kadar çıkıyor.

Ailelerin oyun gruplarına yönelmesinde yalnızca ücretlerin kreşlere kıyasla daha ulaşılabilir olması değil, çocukların yaşıtlarıyla vakit geçirebileceği alanların azalması da etkili oluyor. Tek seans, haftalık veya aylık paket seçenekleri sunan merkezlerde programlar yaş gruplarına göre farklılaştırılabiliyor.

“Sosyalleştirmek ve akran iletişimini sağlamak”

Çalışan bir anne olan Tuğçe Geçen, 5 yaşındaki oğlu Atlas’ı bebekliğinden bu yana oyun gruplarına götürdüğünü söyledi. Oyun gruplarını tercih etmesindeki en önemli nedenin çocuğunun sosyalleşmesi ve akranlarıyla iletişim kurması olduğunu belirten Geçen, şöyle konuştu: “En belirgin nedeni sosyalleştirmek ve akran iletişimini sağlamak. Günümüzde çoğu anne çalıştığı için akran iletişimi konusunda yetersiz kalıyor. En belirgin değişim ise temel iletişim becerilerini beslemesiydi. Kreş ücretleri kadar da pahalı olmaması sebebiyle oyun grupları tolere edilebilir seviyedeydi.”

Geçen, oğlunun bebeklik döneminden itibaren güvenle akranlarıyla bir araya gelebileceği bir mahalle ortamının bulunmadığını ifade ederek, “Bu devirde mümkün de değil zaten. Çalışan annelerin bu ortamı kurması mümkün olmuyor. Bir de maalesef bu devirde kimseye güvenemediğimiz için de kimsenin evine göndermiyoruz” dedi.

“Oyun grupları sokağın yerini tutamaz”

Anasınıfı öğretmeni Naz Baştürk ise çocukların gelişiminde oyunun önemine dikkat çekerek, özellikle kentleşmeyle birlikte çocukların özgürce hareket edebilecekleri alanların azalmasının bedensel gelişimleri açısından da sorun oluşturabileceğini söyledi.

Metropollerde çocukların rahatça koşup oynayabilecekleri alanların giderek azaldığını belirten Baştürk, çocukların zıplama, düşme, denge kurma ve kaslarını özgürce kullanmaya ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Açık alanların azalmasının çocukların beden farkındalığı ve koordinasyon becerilerini olumsuz etkileyebileceğini belirten Baştürk, hareketsiz yaşamın çocukluk çağı obezitesi açısından da risk oluşturduğunu söyledi.

Baştürk, ailelere hafta sonlarını yalnızca kapalı alanlarda veya alışveriş merkezlerinde geçirmek yerine çocukların doğayla temas edebileceği alanlara yönelmelerini önerdi. Ev ortamında da minder, sandalye gibi malzemelerle basit engel parkurları oluşturulabileceğini belirten Baştürk, bu tür hareketlerin çocukların bedensel farkındalığını destekleyebileceğini ifade etti.

Oyun gruplarının çocukların sosyalleşmesi açısından yararlı olduğunu ancak sokağın sunduğu özgür oyunun yerini alamayacağını vurgulayan Baştürk, şöyle konuştu: “Yetişkinlerin organize ettiği oyun grupları sosyalleşmek için güzel bir araç ama sokakta oynamanın yerini asla tutamaz. Sokakta ya da boş bir arsada çocuk kendi kuralını kendi koyar. Arkadaşıyla tartışır, kendi çözer, oyunu kurar, bozar, yeniden tasarlar. Yani özgürce karar almayı ve problem çözmeyi öğrenir. Kısıtlı ve sürekli bir yetişkinin gözlemlediği oyun gruplarında ise bu özgürlük ve kriz çözme fırsatı kısıtlı kalır. Bu yüzden oyun grupları sadece destekleyicidir, sokağın yerini tutmaz.”

“Çocuğun eline geçen bir ağaç dalı yeri gelir sihirli bir değnek olur”

Çocukların hayal gücünün gelişiminde doğal ve açık uçlu materyallerin önemine de değinen Baştürk, standart oyun alanlarının aksine doğanın çocuklara daha fazla yaratıcılık alanı sunduğunu söyledi ve şöyle konuştu:

“Klasik bir parkta çocuğa ne yapacağı zaten söylenmiştir, kaydıraktan kayar, salıncakta sallanır. Yani materyal tek bir işe yarar. Ama doğaya çıktığınızda durum çok farklıdır. Çocuğun eline geçen bir ağaç dalı yeri gelir sihirli bir değnek olur, yeri gelir bir kılıç, yeri gelir bir kepçe. Doğal ve sınırları olmayan alanlar çocuğun hayal gücünü ve sembolik düşünmesini aşırı besler. Engebeli bir zemin bile çocuğun ‘Buradan nasıl geçerim?’ diye anlık risk analizi yapmasını sağlar. Yapay parklar ise hazır senaryo sunduğu için yaratıcılığı ve sınırları zorlama dürtüsünü biraz köreltir.”

Anasınıfı öğretmeni Naz Baştürk, ailelerin çocukların üzerlerinin kirlenmesi konusunda endişe etmemesi gerektiğini belirterek, kozalak, taş ve yaprak gibi doğal materyallerle oynanan oyunların çocukların hayal gücünü desteklediğini söyledi.

“Ekranı yasaklamak tek başına çözüm değil”

Güvenli ve geniş oyun alanlarının azalmasının çocukların ekran kullanımına da zemin hazırlayabileceğini belirten Baştürk, dışarı çıkamayan çocukların evde tablet ve televizyona daha fazla yöneldiğini söyledi.

Baştürk, “Ekranı sadece yasaklamak çözüm olmuyor, yerine kaliteli bir alternatif koymak gerekiyor” diyerek ailelere gün içerisinde çocukların hareket edebileceği açık hava zamanları oluşturmalarını önerdi. Evde hamur, kum ve su oyunları gibi duyusal etkinliklerin de çocukların ekran arayışını azaltabileceğini ifade etti.

Baştürk, ailelerin çocuklara mümkün olduğunca güvenli açık alanlarda özgürce oynama fırsatı sunmasının, oyun grupları ve benzeri yapılandırılmış etkinliklerin ise bu deneyimi destekleyen bir seçenek olarak değerlendirilmesinin önemli olduğunu belirtti.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.