Mehmet Emre Erkan
Ankara Güvenpark’ta 13 Temmuz’dan bu yana eşit özlük hakları talebiyle oturma eylemi yapan er gazileri ve şehit yakınlarına, 19 Ağustos sabahı polis müdahale etti. Eylemciler Güvenpark’tan çıkarılarak Bilkent Gazi Uyumevi’ne götürüldü. Güvenpark ise polis bariyerleriyle kapatıldı.
Güvenpark’tan çıkarılmalarına tepki gösteren gaziler ve şehit yakınları, Bilkent Gazi Uyumevi’nden ayrılarak İçişleri Bakanlığı’na yürümek istedi. Ancak polis, grubun ilerlemesine izin vermedi. Bunun üzerine eylemciler yol üzerinde bekleyişe geçti. Müdahale sırasında bazı gaziler fenalaştı.
Yaşanan gerilim sırasında eylemcilerden bir gazi köprüye çıktı. Arkadaşlarının ikna ettiği gazi daha sonra köprüden indirildi. Olay, gün boyunca devam eden eylemin en gergin anlarından biri oldu.
1994 yılında Bitlis’te yaralandığını söyleyen bir gazi, 13 Temmuz’dan bu yana sürdürülen eylemin amacının yalnızca maddi haklardan ibaret olmadığını belirtti.
Güvenpark’tan çıkarılmalarının ardından yaşananları anlatan gazi, kendileriyle görüşmek üzere herhangi bir bürokrat, bakan ya da milletvekilinin gelmediğini söyledi. Gazi, Gazi Uyumevi’nde de kendileriyle görüşülmediğini belirterek sürecin daha fazla gerilmesine tepki gösterdi.
Gazinin anlattığına göre temel talepleri, er gazileri ile diğer askeri personel gazileri arasında bulunan özlük hakkı farklılıklarının giderilmesi.

Gazi, özellikle tedavi ve protez konusunda yaşadıkları sorunlara dikkat çekerek, aynı durumda bulunan farklı statüdeki gazilerin yararlanabildiği bazı imkanlardan er gazilerin yararlanamadığını belirtti.
Kendisinin de tedavi konusunda sorun yaşadığını belirten gazi, bir arkadaşının protezinin kırılması halinde yenilenmesi için yıllarca beklemek zorunda kaldığını söyledi.
“Biz de insana yaraşır şekilde tanımlanalım” diyen gazi, taleplerinin rütbeli gazilerle aynı maaşı almak olmadığını, kendilerine uygun bir emsal statü ve buna bağlı özlük hakları verilmesini istediklerini ifade etti.
Eyleme destek vermek için Ankara’ya gelen bir şehit yakını ise yaşadığı sorunun kendi çalışma hayatında ortaya çıktığını anlattı.
Kardeşinin 1995 yılında Tunceli’de şehit olduğunu belirten şehit yakını, 1997 yılında işe alındığını ve yaklaşık 30 yıldır çalıştığını söyledi. 2016 yılında şehit yakınları için yapılan bir unvan değişikliğinden kendisinin yararlanamadığını belirten şehit yakını, konuyu mahkemeye taşıdığını ancak sonuç alamadığını ifade etti.
“Emsal istiyoruz” diyen şehit yakını, taleplerinin gazilerle birlikte ortak bir noktada buluştuğunu söyledi: “Gazi ve şehit yakınlarına emsal istedik, başka bir şey istemiyoruz.”

İçişleri Bakanlığı’na yürüyüş girişiminin ardından Gazi Uyumevi’ne dönmek isteyen gaziler ve şehit yakınları, tesisin girişinde önce içeriye alınmadı. İçeriye alınmama sebebi olarak yeni gelen gazilerimizin alınmadığını, başka yerlerde konaklamalarını sağlayacakları söylenildi.
Giriş noktasında askerler yan yana dizilerek bedenleriyle barikat oluşturdu. Gaziler ile askerler arasında karşılıklı görüşmeler yaşanırken grup bir süre girişin önünde bekledi.
Bir şehit yakını, “Benim babam 2017’de şehit oldu, 9 yıldır naaşı bulunamadı. Beni nasıl buraya almıyorsunuz?” diyerek tepki gösterdi.
Bir başka gazi ise Uyumevi’ne alınmamalarının sebebinin, asker ve gazileri karşı karşıya getirerek hak arama sürecinin baltalanması olduğunu söyledi. Gazi Uyumevi’ne giriş konusunda yaşanan bu anlar sırasında alanda bulunan gazeteciler de görüntü aldı.
Gazi Uyumevi’nin bahçesine giren bir gazeteci, içeride görüntü aldığı sırada iki asker tarafından koluna girilerek dışarı çıkarıldı.
Gazi Uyumevi’nin bahçesinde görüntü alan bir gazeteci, iki asker tarafından kolundan tutularak dışarı çıkarıldı. Yaklaşık beş dakika sonra askerler gazetecinin yanına gelerek “Gaziler sizi çağırıyor” diyerek kendileriyle birlikte gelmesini istedi. Gazeteci, gazilerin kendisini çağırmadığını belirterek askerlerle gitmeyi reddetti. Bu sırada eylemcilerden biri de gazetecinin çağrılmadığını söyleyerek askerlere tepki gösterdi. Askerlerden biri ise gazetecinin “Gaziler ve komutanım çağırıyor” sözleriyle çağrıldığını ifade etti.
Gazetecinin çektiği görüntülerin teslim edilmesinin istendiği yönündeki iddia ise olay sırasında dile getirildi. Gazeteci, bazı gazilerin desteğiyle askerlerle birlikte gitmeyi reddederek daha sonra alandan ayrıldı.
Şehit yakınları ve gazilerin talepleri, eylemin başladığı süreçte Meclis gündemine de taşındı. 3 Ağustos 2026’da TBMM Başkanlığı’na sunulan kanun teklifinde er gaziler, güvenlik korucuları, askeri öğrenciler ve siviller dahil olmak üzere bazı grupların aylıklarının artırılmasına yönelik düzenlemeler yer aldı. Gaziler, taleplerinin hala tam olarak karşılanmadığını gerekçesiyle, 13 Temmuz’da başlayan eylemlerin isürdürüyor.
Bilkent’te yaşanan gerilim ve bir gazinin köprüye çıkmasıyla daha da görünür hale gelen süreçte eylemcilerin talebi ise kendi ifadeleriyle “emsallik ve eşitlik.”
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
9385 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8929 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8488 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6996 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6515 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5395 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5161 kez okundu
1
Engelli maaşında “hane geliri” engeli
17425 kez okundu
2
Engelli bireyler nasıl oy kullanacak?
13362 kez okundu
3
Kuşadası’nda deprem fay hattı imara açıldı!
8890 kez okundu
4
Dünyanın ışıklandırılan ilk caddesi şimdi kapkaranlık
7257 kez okundu
5
Türkiye antidepresan kullanımında dünya 22’ncisi
6173 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.