Fatma Boz
Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesindeki Değirmenaltı Plajı ve Marmaraereğlisi sahili için yüzme suyu takip sisteminden bakıldığında “kalite sınıfı zayıf” uyarısı veriyor. Sahile yakın binaların yağmur suyu hatları haricinde evsel atıklarının usulsüzce denize döküldüğü iddialarını 9. Köy için Tekirdağ Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Burcu Tokuç’a sorduk. Bilgi edinme kapsamında CİMER yolu ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na ilettiğimiz sorulara ise henüz yanıt gelmedi.

Tekirdağ sahillerini kullanan vatandaşlar, kirliliğin özellikle kıyı şeridinde yoğunlaştığını belirtiyor. Marmaraereğlisi’ne 1 haftalığına tatile gelen Celal Usta, deniz suyunun açık kısımlarının berrak olduğunu ancak kıyıya yaklaşıldığında durumun değiştiğini ifade ederek şunları söyledi: “Deniz fena değil. Açağa gittiğin zaman güzel, temiz; bir sıkıntı yok. Ancak kıyı tarafında yazlıkların kanalizasyonundan kaynaklandığını düşündüğümüz bir koku var. Rüzgarlı havalarda dipteki pislik yosunla birlikte yukarı çıkıyor, deniz kirleniyor.”
Bölgede gün içinde farklı plajları gidip oralarda yüzen Mustafa Yıldız ise Uçmakdere’den Değirmenaltı’na kadar uzanan sahil hattında benzer bir tabloyla karşılaştığını şöyle dile getirdi: “Her iki sahilin de temiz olmadığını düşünüyorum. Belki kanalizasyon atıkları, belki de temizlenmediği için; nedenini tam bilemiyorum ama her yerde ağır bir koku ve kirlilik hakim.”

“İnsanlar yadırgamıyor, alışkanlık haline geldi”
Bazı tatilciler kirliliğin artık süreklilik kazandığına dikkat çekiyor. Her yaz Marmaraereğlisi’ne gelen Elif Özyurt, bu durumu normalleşen bir sorun olarak tanımladı ve “Kirlilik her zaman var. Kanalizasyon atıkları buna sebep oluyor. İnsanlar da artık yadırgamıyor; hep koku var. Bu kokunun bize zarar verip vermeyeceğini de bilmiyoruz” dedi.
Bölgenin yazlıkçı sakinlerinden Sevim Demir ise çekinerek konuştuğunu belirterek, “Görünür bir kirlilik olduğu kesin ve temizlenmesi gerekiyor. Koku beni şimdilik aşırı rahatsız edecek düzeyde değil ama bu konudan bahsederken yine de çekiniyorum” ifadelerini kullandı.
Marmaraereğlisi ve Değirmenaltı sahillerindeki duruma dikkat çeken Tufan Özel, sahilin genel manzarasını şu sözlerle özetledi: “Çok ağır bir koku var, sadece sahil şeridinde de değil sahil girişinde de kirlilik var. Halk plajları temizlenmiyor, turistik yerler daha bakımlı. Kötü kokunun sebebi kanalizasyon atıkları olabilir; temizliği yapılmıyor, her yer yosun çöp içinde.“
İddiaları sorduğumuz Tekirdağ Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Burcu Tokuç şu değerlendirmelerde bulundu: “Eğer evsel atık sular gerçekten bu şekilde usulsüz hatlar aracılığıyla hiçbir arıtma işleminden geçirilmeden denize ulaşıyorsa, bu durum önemli bir halk sağlığı sorunudur. Evsel atık sular yalnızca organik kirlilik değil, aynı zamanda insan dışkısından kaynaklanan çok sayıda hastalık etkenini de içerir.”
Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesindeki Değirmenaltı Plajı ve Salat Yağ Fabrikası Çamlık Plajı’nda 7 Temmuz 2026 tarihindeki ölçümlerde deniz suyunda mikrobiyolojik parametreler olan Escherichia coli ve Intestinal Enterokok sayıları yüksek bulundu ve su kalitesi zayıf olarak değerlendirildi. Bu tahlil deniz suyuna kanalizasyon atıklarının karışmış olabileceğini gösteriyor.
Yaz aylarında sıcaklığın da artmasıyla bu mikroorganizmaların çoğalma hızının arttığını belirten Tabip Odası Başkanı Tokuç, yoğun insan kullanımının da bulaşı ihtimalini artırdığına dikkat çekiyor: “Deniz suyu tek başına tüm mikroorganizmaları kısa sürede etkisiz hale getiremez. Sürekli kirli su deşarjı varsa, denizin doğal temizlenme kapasitesi aşılır ve kıyı boyunca mikrobiyolojik kirlenme kalıcı hale gelebilir. Mikroorganizmaların bulaşı ile oluşabilecek hastalıkların yanı sıra bu gazlar baş ağrısı, mide bulantısı, göz ve solunum yolu irritasyonuna neden olabiliyor.“
Prof. Dr. Burcu Tokuç, yüzmek dışında kirli suyun nasıl zarar verebileceğini anlattı ve ciddi sağlık sorunlarına işaret eden uyarılarını şöyle sıraladı: “Kirli deniz suyundan yalnızca yüzerek değil; suyun yutulması, açık yaraların temas etmesi, göz ve kulakla temas, kirlenmiş kumla uzun süre temas yoluyla da enfeksiyon bulaşı olabilir. Bilimsel çalışmalar gösteriyor ki fekal kirlilik gastroenteritler, dış kulak yolu enfeksiyonları, göz enfeksiyonları, cilt enfeksiyonları ve üst solunum yolu enfeksiyonları belirgin şekilde arttırabilir.”

Çocukların oynamaması gereken alanlar:
Tokuç, önemli açıklamalarına şöyle devam etti; “Rutin analizlerde bu parametrelerin mevzuatta belirlenen sınır değerleri aşması durumunda; kirliliğin kaynağı araştırılmalı, yeni numuneler alınmalı, risk değerlendirmesi yapılmalı, halk bilgilendirilmeli ve gerekli görülürse yüzme alanı geçici olarak kullanıma kapatılmalıdır.“
Vatandaşların dikkat etmesi gereken başlıca noktalar:
Prof. Dr. Tokuç sözlerini yetkililere şeffaflık çağrısı yaparak bitirdi: “İddiaları yalnızca gözleme veya kötü kokuya dayanarak doğrulanamaz. Çevresel incelemeler ve düzenli laboratuvar analizleriyle sonuç ortaya konulması gerekir. Altyapının düzeltilmesi, düzenli su kalitesi izlenmeli ve sonuçları şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılmalı.“
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
10459 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8978 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8511 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7011 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6525 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5413 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5183 kez okundu
1
Karaman’ın altın değerindeki hazinesi: Domalan mantarı
13724 kez okundu
2
Kuşadası’nda deprem fay hattı imara açıldı!
8903 kez okundu
3
Defalarca Yıkılan Hatay’da Binalar Alarm Veriyor
8358 kez okundu
4
Balık ağları müsilaj çekiyor: Marmara’nın balıkçıları zorda
6261 kez okundu
5
Uludağ milli park olmaktan çıktı Çevreciler ayakta!
4755 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.