Ankara
25°

PARÇALI AZ BULUTLU

Öğrenciler Erasmus sonrası neden yeniden yurtdışına gitmek istiyorlar?
  • 9.Köy
  • Eğitim
  • Öğrenciler Erasmus sonrası neden yeniden yurtdışına gitmek istiyorlar?

Öğrenciler Erasmus sonrası neden yeniden yurtdışına gitmek istiyorlar?

Erasmus’un ardından Türkiye’ye dönen öğrenciler, eski hayatlarına kaldıkları yerden devam etmekte zorlanıyor. Öğrenciler, yurtdışında kazandıkları bağımsızlık ve farklı yaşam alışkanlıklarının yanı sıra, eğitim ve kariyerlerini yurtdışında sürdürme isteğinin de güçlendiğini belirtiyor.

ABONE OL
14 Eylül 2026 10:26
Öğrenciler Erasmus sonrası neden yeniden yurtdışına gitmek istiyorlar?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Elif Şevval Usta

Erasmus değişim programıyla yurtdışında eğitim gören öğrenciler, farklı kültürleri tanımanın ve bağımsızlaşmanın yanı sıra Türkiye’ye döndüklerinde yaşadıkları uyum sorunlarına da dikkat çekiyor. Almanya, İsveç ve Yunanistan’dan dönen öğrenciler, yurtdışında edindikleri alışkanlıkları Türkiye’de sürdürmekte zorlandıklarını ve bazıları için yurtdışında yaşama isteğinin Erasmus sonrasında güçlendiğini söylüyor.

Yurtdışına eğitim için giden öğrenciler, Türkiye’ye döndüklerinde yalnızca arkadaşlarını ve alıştıkları yaşamı değil, yurtdışında kazandıkları düzeni, bireysellik anlayışını ve farklı yaşam biçimlerini de özlüyor. Öğrencilerin ortaklaştığı nokta ise Erasmus’un bitmesinin, deneyimin kendisi kadar zorlu bir “geri dönüş” sürecini de beraberinde getirmesi.

Erasmus+ Programı, üniversite öğrencilerine eğitimlerinin bir bölümünü yurtdışındaki anlaşmalı üniversitelerde sürdürme imkânı sunuyor. Program kapsamında öğrenciler farklı bir eğitim sistemini deneyimlerken yeni kültürlerle tanışıyor, yabancı dil pratiği yapıyor ve kendi ülkelerinden farklı bir yaşam düzenine adapte oluyor. Ancak bu deneyimin ardından Türkiye’ye dönüş, bazı öğrenciler için yeni bir uyum sürecinin başlangıcı oluyor.

“Kendi ayaklarım üzerinde durmayı öğrendim”

İstanbul Kadir Has Üniversitesi Bilgisayar ve Mekatronik Mühendisliği 3. sınıf öğrencisi Barkev Şarklı, Erasmus kapsamında altı ayını Almanya’nın Weingarten şehrindeki Baden-Württemberg Üniversitesinde geçirdi. Şarklı’ya göre Erasmus’un en büyük kazanımlarından biri, kişinin kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenmesi. İlk kez ailesinden ayrı yaşadığını belirten Şarklı, “Çamaşır, bulaşık yıkamanın, yemek yapmanın da bir mesai olduğunu ve önüne hazır gelmesinin nasıl bir lüks olduğunu fark ettim” dedi.

“İstanbul’u özledim ama dönmek istemedim”

Almanya’daki yaşamın başında İstanbul’u özlediğini söyleyen Şarklı, zamanla yeni hayatına alıştığını ve Erasmus’un sonunda Türkiye’ye dönmek istemediğini belirtti. Almanya’da toplumun bireylere ve kişisel haklara gösterdiği saygının kendisini özellikle etkilediğini söyleyen Şarklı, dakiklik, sıra kültürü, gürültüye karşı duyarlılık ve geri dönüşüm gibi günlük yaşam pratiklerinin Türkiye’ye döndüğünde en çok özlediği unsurlar arasında olduğunu aktardı. Almanya’da eğitim sonrasında kalma fırsatlarını değerlendirmediği için pişman olduğunu söyleyen Şarklı, gelecekte yüksek lisans veya kariyer amacıyla Almanya’ya dönmeyi planladığını belirtti.  Almanya’da yaptığınız işe saygı duyuluyor” diyen Şarklı, Türkiye’ye döndükten sonra, pişmanlık yaşadığını söyledi.

“Türkiye’ye dönüşte, uyum programı sağlanmalı”

Marmara Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği son sınıf öğrencisi Kutluay Talay ise Erasmus dönemini İsveç’in Kristiandstad Üniversitesinde geçirdi. Farklı ülkelerden insanlarla tanışmanın ve konfor alanının dışına çıkmanın kendisine sosyal ve kişisel açıdan katkı sağladığını söyleyen Talay, Erasmus sonrasında kendisini daha bağımsız, sorumluluk sahibi ve özgüvenli hissettiğini ifade etti.

Ancak Türkiye’ye dönüş, Talay için de kolay olmamış. Aylarca farklı bir düzenin içinde yaşadıktan sonra eski rutinlerine dönmenin bir süre “boşluk” hissi yarattığını belirten Talay, çevresine ve bazı alışkanlıklarına eskisinden farklı gözle bakmaya başladığını söyledi.

İsveç’te edindiği dakiklik, zaman yönetimi, geri dönüşüm ve kişisel alanlara saygı gibi alışkanlıkları Türkiye’de de sürdürmeye çalışan Talay, iki ülkenin sosyal yapıları arasındaki farkların bazı alışkanlıklarını yeniden şekillendirmesine neden olduğunu belirtti. Talay, İsveç’in sakin ve düzenli yaşam temposuna alıştıktan sonra Türkiye’nin hızlı ve yoğun gündeminin zaman zaman zorlayıcı olduğunu ifade etti.

Talay’a göre Erasmus yalnızca akademik bir değişim değil, öğrencinin geleceğe ilişkin kararlarını da etkileyen bir deneyim. Yurtdışında daha uluslararası bir bakış açısı kazandığını belirten Talay, Erasmus sonrasında İsveç’e dönerek kariyerine orada devam etme fikrinin kendisine daha yakın geldiğini söyledi.

Talay, Erasmus dönüşünde yaşanan uyum sorunlarının üniversiteler tarafından da dikkate alınması gerektiğini vurguladı. “Erasmus dönüşü, sanılanın aksine bazı öğrenciler için duygusal açıdan zorlu bir süreç olabiliyor” diyen Talay, Türkiye’ye dönen öğrencilere, psikolojik destek ve yeniden uyum programları sunulması gerektiği görüşünü dile getirdi.

“Atina’daki sosyal çevremden kopmadım”

Radyo, Televizyon ve Sinema son sınıf öğrencisi İzlen Tayfur ise Erasmus kapsamında bir lisans dönemini Atina Üniversitesinde geçirdi. Daha önce de ziyaret ettiği ve yüksek lisans yapmak istediği Atina’da eğitim almayı, hem üniversiteyi hem de şehirdeki yaşamı deneyimlemek açısından bir fırsat olarak değerlendiren Tayfur, Erasmus sonrasında kendisini daha bağımsız ve farklı bakış açılarına açık biri olarak tanımladı. Bu deneyimin ardından yüksek lisans yapma isteğinin de kesinleştiğini söyledi.

Tayfur, Türkiye’ye döndüğünde özellikle lisans son sınıfa yeniden başlamanın kendisinde ciddi bir boşluk hissi yarattığını belirtti. Erasmus süresini bir yıla uzatmış olması nedeniyle dönüşün daha da zor olduğunu söyleyen Tayfur, Atina’da kurduğu arkadaşlıkların ve partneriyle olan ilişkisinin devam ettiğini, bu nedenle yurtdışındaki sosyal çevresinden tamamen kopmadığını ifade etti.

Atina’dayken Türkiye’deki ailesini ve arkadaşlarını özlediğini, döndükten sonra ise bu kez Atina’daki çevresini özlemeye başladığını söyleyen Tayfur, yaşadığı durumu “Bunun sanırım bir ortası yok” sözleriyle özetledi.

Erasmus sonrasında Yunanistan ve Avrupa’da kariyer yapma isteğinin güçlendiğini söyleyen Tayfur, kendi kültürüne de daha eleştirel ve bilinçli bir gözle bakmaya başladığını ifade etti.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.