Elif Solmazgül
Sosyal medyada hızla kilo verme vaadiyle paylaşılan diyet listeleri, bitkisel kürler ve ilaçlar gibi yöntemlerin yalnızca sağlık riskleri değil, hukuki boyutları da çoğu zaman göz ardı ediliyor. Uzmanlar, denetimsiz paylaşımların ve reçetesiz yönlendirmelerin ciddi hukuki yaptırımları olabileceğine dikkat çekiyor.
“1 haftada 5 kilo”, “mucize kür” ve “iğneyle zayıflama” gibi iddialı başlıklarla sosyal medyada paylaşılan içerikler her geçen gün artıyor. Ancak bu paylaşımlar yalnızca sağlık risklerini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda hukuki sorumlulukları da beraberinde getiriyor.
Konunun hukuki boyutunu değerlendiren Avukat Emre Apak, sosyal medyada yapılan sağlıkla ilgili paylaşımlarda, paylaşımı yapan kişilerin yetkinliğine dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. Bu konuda yetkili olmayan kişilerin, sadece bazı kliniklerde bulunmuş olmalarını veya sosyal çevrelerini kullanarak kendilerini “uzman” gibi tanıtmalarının ciddi sonuçlar doğurabileceğine söyledi.
Yetkin olmadığı halde, kendisini uzman gibi tanıtan kişilerin dolandırıcılık suçu işleyebileceğine dikkat çeken Apak, “Yetkili olmalarına rağmen bilerek zararlı paylaşımlar yapanlar ise görevi kötüye kullanma suçundan sorumlu tutulabilir. Bu paylaşımlar sonucunda ölüm meydana gelmesi hâlinde ise duruma göre taksirle öldürme ya da olası kastla insan ölümüne sebebiyet verme suçları gündeme gelebilir” uyarısında bulundu.
Avukat Apak, bu paylaşımlardan zarar gören vatandaşların Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunmaları gerektiğini belirterek, savcılığın bilirkişi raporlarıyla bilgilerin doğruluğunu inceleyeceğini, gerekmesi hâlinde ceza davası ile birlikte maddi ve manevi tazminat davalarının da açılabileceğini vurguladı.
Sosyal medyada paylaşılan içeriklerde bir videoyu beğenmenin ya da paylaşmanın, insanların o içeriği görmesine ve yayılmasına neden olabileceğini belirten Avukat Apak, paylaşımı yapan kişinin niyeti ve ortaya çıkan sonucun önem taşıdığına dikkat çekti:
“Eğer paylaşım para kazanmak, kamu sağlığına zarar vermek ya da kamu düzenini bozmak amacıyla yapılıyorsa kişi bu paylaşımlardan sorumlu tutulur. Ancak içerikten habersiz ve yalnızca faydalı olacağını düşünerek paylaşanlar sorumluluk taşımaz. Ancak suçun türüne göre uygulanacak cezalar değişebilir. Örneğin Tek bir fiille birden fazla kişiye karşı suç işlenmişse cezada artırım uygulanır. Bir paylaşım binlerce kişiyi etkileyip zarar doğurmuşsa, bu durum ceza oranlarının ciddi şekilde artırılmasına yol açabilir.”
Bu paylaşımlarla ilgili deneyimlerini paylaşan bir vatandaş, uzun süredir kilolarıyla mücadele ettiğini belirterek sosyal medyada “1 haftada 5 kilo verin” ya da “mucize kürler” başlıklı paylaşımları sürekli gördüğünü ifade etti. Bu paylaşımlara önce şüpheyle yaklaştığını ancak başarı hikayelerinin ilgisini çektiğini anlatan mağdur, sonrasında yaşadığı sıkıntıları şöyle anlattı:
“İlk olarak internetten bulduğum diyet listelerini denedim. Sabah kahvaltısında sadece detoks içecekleri, öğle yemeğinde salata ve akşam hafif çorba gibi şeyler yedim. Başlangıçta hızlı bir kilo kaybı gördüm ama birkaç gün sonra enerjim düştü, başım ağrımaya başladı ve gün içinde kendimi çok yorgun hissettim. Daha sonra bazı bitkisel kürler denedim. Başlangıçta iyi geldi ama bazı günler rahatsızlık yaşadım. Kilo veremediğim dönemlerde sorunun kendimde olduğunu düşündüm ve ciddi stres yaşadım.“
Diyetisyen Fatmanur Yılmaz Köse ise bu uygulamaların diyet kültürünün bir yansıması olduğuna dikkat çekti. Hızlı kilo verme vaadinin cazip görünse de çoğu zaman bilimsel temelden uzak olduğuna işaret eden Köse, “Kilo kaybı bir süreçtir ve bu sürecin kişinin sağlığını riske atmadan, psikolojik ve fiziksel sağlığını koruyarak, yaşam tarzına uygun ve sürdürülebilir şekilde ilerlemesi önemlidir” dedi. Köse, bu tür uygulamaların kısa sürede kilo kaybına yardımcı olabilse de uzun vadede metabolik dengesizliklere, besin yetersizliklerine ve hormonal sorunlara yol açabileceğini ifade etti.
Sosyal medyada uzman olmayan birçok kişinin de beslenme önerilerinde bulunduğunu vurgulayan Köse, bu bilgilerin çoğu zaman kişinin kendi deneyimine dayanan veya başkalarından duyulan bilgilerin tekrarından ibaret olduğunu vurguladı. Köse, sosyal medyada paylaşılan her bilginin doğru ya da herkes için uygun olmak zorunda olmadığını belirterek, özellikle sağlık ve beslenme alanındaki içeriklerin çoğu zaman bireysel farklılıklar göz önünde bulundurulmadan sunulduğuna dikkat çekti.
1
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
10066 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8958 kez okundu
3
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8504 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
7005 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6520 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5409 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5176 kez okundu
1
Türkiye antidepresan kullanımında dünya 22’ncisi
6182 kez okundu
2
Önlem alınmazsa lösemi vakaları artacak
4687 kez okundu
3
Gaziantep’te çocuk hematoloğu krizi
4220 kez okundu
4
Diyarbakır’da yoksulluk, çeteleşme ve uyuşturucu çıkmazı
3992 kez okundu
5
Hasta da yakınları da çaresiz: SSPE tedavi araştırması reddedildi
3662 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.