DOLAR 47,5968 0.06%
EURO 55,0493 0.06%
ALTIN
Ankara
29°

AÇIK

Kadın güvenlik görevlileri: “Önce ön yargılarla mücadele ediyoruz”
  • 9.Köy
  • Emek
  • Kadın güvenlik görevlileri: “Önce ön yargılarla mücadele ediyoruz”

Kadın güvenlik görevlileri: “Önce ön yargılarla mücadele ediyoruz”

Toplumun huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla sahada aktif rol oynayan kadın güvenlik görevlileri, mesleklerinin getirdiği zorlukların yanı sıra derinleşen toplumsal ön yargılar, cinsiyet temelli ayrımcılık ve mobbing ile de mücadele ediyor.

ABONE OL
6 Ağustos 2026 17:12
Kadın güvenlik görevlileri: “Önce ön yargılarla mücadele ediyoruz”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Melekşah Güzel

Güvenlik görevlileri toplumun huzurunu sağlamak için görev yaparken kadın görevliler sadece suçla değil cinsiyet temelli ön yargılar, ayrımcılık ve zaman zaman şiddetle de mücadele ediyor.

Yaklaşık 14 yıldır özel güvenlik görevlisi olarak çalışan Yağmur Anıl, meslek yaşamında yaşadığı zorlukları anlatırken, uzmanlar bu zorlukların bireysel değil, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin bir sonucu olduğuna dikkat çekiyor.

“Önce kadın olarak görülüyoruz”

Yaklaşık 14 yıldır bu mesleği yapan Yağmur Anıl, işe başladığı ilk yıllarda kadın olduğu için yeterince ciddiye alınmadığını söylüyerek, yaşadıklarını şu sözlerle aktardı: “Hasta yakınları çoğu zaman benimle konuşmak yerine erkek güvenlik görevlilerine yöneliyordu. Kadın olduğumuz için bizi yeterli görmeyen insanlar vardı. Hâlâ bu anlayışla karşılaşıyoruz.

Anıl, yalnızca ön yargılarla değil, görev sırasında şiddet ve mobbingle de karşılaştığını belirtti. Yaşadığı bir süreci dile getiren Anıl, “Yaşadığım bir olayı yöneticilerime bildirdim ancak gerekli desteği göremedim. Daha sonra şikâyette bulunduğum için üzerimde baskı oluştu ve istifa etmem yönünde mobbinge maruz kaldım” dedi.

İlk zamanlarda çevresindeki insanların kendisini sadece “kadın” olarak gördüğünü ifade eden Anıl, zaman içinde görevini başarıyla yerine getirdikçe bu bakışın değişmeye başladığını anlattı.

Yağmur Anıl

“Kadınlara fırsat verilmeli”

Gece vardiyalarında çalışmanın kadınlar için ek güvenlik riskleri barındırdığını, ancak doğru önlemlerle bu zorlukların aşılabileceğini belirten Anıl, kadınların bu sektörde daha fazla yer alması gerektiğini şu sözlerle vurguladı:

Kadınların kriz anlarında soğukkanlı kalabilme ve iletişim yoluyla sorunları çözebilme yeteneği bu meslekte çok büyük bir avantaj. Biz sadece fiziksel güçle değil, strateji ve doğru iletişimle de güvenliği sağlıyoruz. Bu nedenle kadınlara daha fazla fırsat verilmeli ve çalışma ortamları bizim için de güvenli hâle getirilmeli.”

“Toplumsal algı engeller yaratıyor”

Konunun toplumsal ve akademik boyutunu değerlendiren Sosyolog Doç. Dr. Vildan Koçoğlu Gündoğdu ise güvenliğin tarihsel olarak “erkek mesleği” olarak kodlandığına dikkat çekti. Gündoğdu, bu durumun kadınların mesleğe katılımını ve meslek içindeki konumunu zorlaştırdığını şu sözlerle belirtti:

Toplumda güvenlik, fiziksel güç ve koruma güdüsüyle özdeşleştirilmekte ve bu roller erkeklere atfedilmekte. Kadınlar bu sektöre adım attıklarında yalnızca mesleğin getirdiği risklerle değil, aynı zamanda ‘kadından güvenlik görevlisi mi olur?’ algısıyla da mücadele etmek zorunda kalıyorlar. Bu ön yargı, kadınların yetkinliklerinin sorgulanmasına ve meslekte kendilerini kanıtlamak için daha fazla çaba harcamalarına neden oluyor.

“Psikolojik şiddet ve mobbing görünmez kalıyor”

Kadınların çalışma yaşamında karşılaştığı en büyük engellerden birinin de görünmez şiddet biçimleri olduğunu ifade eden Gündoğdu, şunları söyledi:

Kadınlar iş yerlerinde genellikle dışlanma, ciddiye alınmama, görev paylaşımında ayrımcılık gibi mobbing uygulamalarıyla karşı karşıya kalabiliyorlar. Yağmur Hanım’ın yaşadığı örnekte olduğu gibi, maruz kaldıkları haksızlıkları dile getirdiklerinde ise sistem tarafından desteklenmek yerine yalnızlaştırılıyorlar. Bu durum, kadınların meslekte kalıcı olmasını engellemekte, özgürlüğünü, geleceğini ve toplumsal yaşama katılımını doğrudan tehdit etmektedir.

Gündoğdu, şiddetle mücadelenin yalnızca cezai yaptırımlarla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek hukuki düzenlemelerin sosyal politikalar ve toplumsal farkındalık çalışmalarıyla desteklenmesinin önemine dikkat çekti.

Psikolojik şiddetin çoğu zaman görünmez kaldığını ifade eden Gündoğdu, kontrol etme, değersizleştirme, baskı kurma ve sosyal izolasyon gibi davranışların kadınların yaşamını derinden etkilediğini söyledi ve şöyle konuştu: “Psikolojik şiddet fiziksel iz bırakmasa da kadınların ruh sağlığını, ekonomik bağımsızlığını, sosyal yaşamını ve çalışma hayatını uzun vadede olumsuz etkileyen sonuçlar doğurmakta.”

Uzmanlara göre kadınların güvenlik sektöründe daha görünür olabilmesi için işe alımlarda fırsat eşitliğinin sağlanması, çalışma ortamlarında kadın çalışanları koruyan mekanizmaların güçlendirilmesi, mobbinge karşı etkin önlemler alınması ve kadına yönelik şiddet konusunda caydırıcı politikaların uygulanması gerekiyor.

Kadın güvenlik görevlilerinin verdiği mücadele, yalnızca bir mesleği icra etme çabası değil; aynı zamanda eşitlik, saygı ve görünür olma mücadelesi olarak öne çıkıyor.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.