Beyza Nur Duvan
İnsanlar günün büyük bölümünü telefon, tablet ve bilgisayar ekranlarının karşısında geçiriyor. Ancak ekran başında geçirilen süre artarken içerik tüketimi kısa formatlara kayıyor. Uzmanlara göre bunun nedeni yalnızca bireylerin dikkat süresinin kısalması değil; dijital platformların çalışma biçimiyle şekillenen yeni medya düzeni ve değişen içerik tüketim alışkanlıkları.
Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Araştırma Görevlisi Dr. Şule Karataş Özaydın, kısa formatlı içeriklerin yükselişinin yalnızca kullanıcıların psikolojik olarak dikkat sürelerinin azalmasından kaynaklanmadığını; dijital platformlar, algoritmik sistemler, reklam modelleri ve medya endüstrisi tarafından şekillendirilen yeni içerik tüketim kültürünün de bu süreçte etkili olduğunu ifade etti. Özaydın, kullanıcıların kısa içerikleri tercih ettiğinin doğru olduğunu ancak bu tercihin platformların tasarımından bağımsız düşünülemeyeceğini vurguladı:
“TikTok, Instagram, Reels, YouTubeShorts gibi içerik formatları, kullanıcıları kısa, parçalı ve sürekli akışlar halinde içerik tüketmeye alıştırdı. Bu anlamda sorun sadece kullanıcıların kısa süreli içerik talep etmesi değil. Aksine, platformlar kasıtlı olarak kısa içeriğin daha görünür, daha ödüllendirici ve daha normal hâle geldiği koşulları yaratıyor.”
Özaydın, dijital platform sahipleri, sosyal medya şirketleri ile çevrimiçi haber ve eğlence platformlarında kısa içeriklerin hem dijital platformlar açısından hem de içerik üreticileri açısından daha fazla kullanıcı etkileşimi yarattığını ve üretim açısından daha ekonomik olduğunu belirtti.
“Uzun içerikler daha fazla emek ve prodüksiyon isterken kısa formatlı içerikler üretim açısından daha ekonomiktir. İçerik üreticilerinden giderek daha fazla trendleri takip etmeleri, platforma özgü sesler ve formatlar kullanmaları, güncel olaylara hızlı bir şekilde yanıt vermeleri ve ilk birkaç saniyede dikkat çeken içerik üretmeleri bekleniyor. Sonuç olarak, içerik üretimi daha modüler, daha metrik odaklı ve algoritmik görünürlüğe daha bağımlı hale geldi.“
Özaydın, algoritmaların genellikle ölçülebilir etkileşim üreten içeriklere öncelik verdiğini ve bu sayede yüksek izlenme oranlarına, tekrar izlenmelere, hızlı etkileşime, duygusal yoğunluğa, yeniliğe, mizaha, tartışmaya, veya güçlü özdeşleşmeye sahip videoların öne çıktığını belirtti. Bu koşullar altında algoritmaların yalnızca “kaliteyi” değil, kullanıcıların izlemeye, tepki vermeye ve kaydırmaya devam etmesini sağlayan içerikleri ödüllendirdiğini vurgulayan Özaydın, algoritmaların etkisiyle içerik üreticilerinin de kısa formatlı içerikler üretmeye yöneldiğini ifade etti.
Uzun formatlı içeriklerin tamamen ortadan kalkmayacağını belirten Özaydın şunları söyledi: “Uzun formatlı içerik, özellikle derinlik, anlatı zenginliği, uzmanlık, duygusal dil veya kültürel zenginlik sunduğunda değerini koruyor. Podcast’ler, belgeseller, uzun röportajlar, video denemeleri ve yüksek kaliteli diziler, izleyicilerin anlamlı bulduklarında uzun içerikle hala etkileşim kurduğunu gösteriyor.“
Psikolog Rüveyda Tokuştepe Gökce, kullanıcıların ekran süresi artarken uzun içerik tüketiminin azalmasını, kısa video içeriklerinin platformlarda yaygınlaşmasıyla birlikte insanların bilgiyi saniyeler içinde tüketmeye alışmasına bağladı. Ekran süresi artsa da bu sürenin çoğunlukla kısa ve hızlı tüketilen içeriklerle geçtiğini belirten Gökce, dijital dünyanın çalışma biçimi ile beynin ödül sistemi arasında güçlü bir ilişki bulunduğunu, sürekli yenilenen içerik akışlarının ve bildirimlerin bu sistemi sürekli uyardığını ifade etti. Dijital platformların sürekli yeni içerik sunarak beynin ödül/haz alma mekanizmasını sürekli çalıştırdığını belirten Gökce, şunları kaydetti:
“Psikolojik açıdan baktığımızda, dijital dünyanın çalışma biçimi ile beynin ödül sistemi arasında güçlü bir ilişki olduğunu görüyoruz. Kısa videolar, sürekli yenilenen içerik akışları, bildirimler ve hızlı geçişler beynin ödül mekanizmasını sürekli uyarıyor. Her yeni içerik küçük bir merak ve ödül hissi yaratıyor. Beyin de zamanla bu hızlı ödül döngüsüne alışıyor. Bunun sonucunda daha fazla zihinsel çaba gerektiren uzun videolar, kitaplar, makaleler veya akademik metinler kişiye daha yorucu ve sıkıcı gelebiliyor. Çünkü bu tür içerikler anlık hazdan çok sabır, dikkat ve gecikmiş tatmine tolerans gerektiriyor ve hızlı gelen ödül uzun videolarda gecikiyor. Bu sebepten dolayı da ekran sürelerimiz artsa da uzun içerikler tüketmekte zorlanıyoruz.”
1
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8881 kez okundu
2
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8470 kez okundu
3
“Yaşlıların bakımında kamu sorumluluk almalı”
7607 kez okundu
4
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6976 kez okundu
5
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6504 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5375 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
5145 kez okundu
1
“Çeto” ile röportaj: ChatGPT insanların yeni dert ortağı mı?
5573 kez okundu
2
Dijital aktivizm kalıcı değişim yaratabiliyor mu?
3623 kez okundu
3
Gençler ekran başında: Sosyal medya, duyguları ve iletişimi nasıl şekillendiriyor?
2535 kez okundu
4
Yapay zeka çevirmenleri “kalite kontrolörü” yapıyor
2350 kez okundu
5
İstanbulkart tartışması; kişiselleştirme, veri ihlalini getirir mi?
2085 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.