Fırat Karahan
Diyarbakır’da özellikle yoksul mahallelerde uyuşturucu kullanımı ve çeteleşmenin giderek arttığı ile ilgili iddialar, kentte yaşayanları kaygılandırıyor. Başta Bağlar ilçesine bağlı Kaynartepe Mahallesi olmak üzere Yeniköy, Bağlar ve Dörtyol çevresinde yaşayan vatandaşlar, son yıllarda uyuşturucu kullanımının gözle görülür biçimde arttığını, madde satışının ise mahalle aralarında daha görünür hale geldiğini ifade ediyor.
Mahalle sakinleri, özellikle çocuklar ve gençlerin büyük risk altında olduğunu belirterek, uyuşturucu kullanım yaşının her geçen yıl daha da düştüğünü dile getiriyor. Vatandaşların aktardığına göre, son 5 yıl içerisinde uyuşturucu kullanım yaşı 13’e kadar geriledi.
Aileler, çocuklarını sokakta yalnız bırakmaktan çekindiklerini söyleyerek, bazı mahallelerde çeteleşmenin de uyuşturucu ticaretiyle birlikte büyüdüğü öne sürülüyor.
Kentte yaşayan yurttaşlar, uyuşturucu kullanımının artık yalnızca bireysel bir sorun olmaktan çıktığını, toplumsal yaşamı doğrudan etkileyen ciddi bir güvenlik ve halk sağlığı problemine dönüştüğünü ifade ediyor. Özellikle ekonomik yoksulluk, işsizlik, eğitimden kopuş ve sosyal destek mekanizmalarının eksikliği gibi etkenlerin gençleri bağımlılığa sürüklediği belirtiliyor.
Bağlar ilçesinde yaşayan birçok aile, çocuklarının uyuşturucu tehdidiyle karşı karşıya olduğunu belirterek yetkililere çağrıda bulunuyor. Mahalle sakinleri, bazı bölgelerde uyuşturucu satışının neredeyse açık şekilde yapıldığını iddia ederken, gençlerin küçük yaşlarda bu çevrelerin içine çekildiğini söylüyor.
Bölge halkı, gençlerin sosyal alanlardan uzak kaldığını, spor, sanat ve eğitim faaliyetlerinin yetersiz olduğunu belirterek, uyuşturucunun bu boşluğu doldurduğunu savunuyor. Özellikle işsizlik ve yoksulluğun yoğun olduğu mahallelerde gençlerin kolaylıkla bağımlılık ağına sürüklendiği ifade ediliyor.

Şoreş Haki
Diyarbakır’da bağımlılıkla mücadele alanında çalışan AMATEM eğitimcisi Şoreş Haki kentte yaşanan tabloya ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Haki, “Bazı aileler çocuklarının yaşadığı sorunları anlamakta geç kalıyor. Gençler içine kapanıyor, sosyal çevreden uzaklaşıyor. Destek alamayan birçok çocuk zamanla bağımlılığın içine sürükleniyor” diye konuştu.
Ergenlik döneminin bağımlılık açısından kritik bir süreç olduğuna dikkat çeken Haki, beynin gelişim sürecinin yaklaşık 25 yaşına kadar devam ettiğini hatırlattı ve bu nedenle gençlerin bağımlılık karşısında daha savunmasız olduğunu vurguladı. Haki, “Bir insanın sağlıklı karar verme mekanizmasının tam anlamıyla oturması yıllar alıyor. Bu süreçte maddeyle tanışan gençler çok daha ağır sonuçlarla karşı karşıya kalabiliyor” dedi.
Ailelerin çoğu zaman çocuklarının bağımlılığını geç fark ettiğini söyleyen Haki, birçok gencin psikolojik baskı, aile içi sorunlar ve toplumsal travmalar nedeniyle madde kullanımına yöneldiğini ifade etti.
Şoreş Haki, gençler arasında sigara kullanımının ciddi bir eşik oluşturduğunu belirterek, bağımlılık sürecinin çoğu zaman buradan başladığını söyledi. Özellikle erken yaşta sigarayla tanışan çocukların ilerleyen dönemlerde daha ağır maddelere yönelme riskinin arttığını ifade eden Haki, ailelerin bu konuda daha dikkatli olması gerektiğini belirtti.
Kentte psikolojik destek mekanizmalarının da yetersiz olduğunu ifade eden Haki, bağımlılığın artık kırsal alanlara kadar yayıldığını ifade etti. AMATEM’e yapılan başvuruların son yıllarda ciddi biçimde arttığını söyleyen Haki, özellikle gençler arasında uyuşturucu kullanımının sıradanlaştırılmasının büyük bir tehlike oluşturduğunu dile getirdi.
“Bugün bazı gençler arasında alkol ya da uyuşturucu kullanmamak neredeyse dışlanma sebebi haline geliyor. Bu durum toplum açısından çok ciddi bir alarmdır” ifadelerini kullanan Haki; bağımlılığın aile içi şiddet, ekonomik çöküş ve suç oranlarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi.
Haki’ya göre, eğitimden kopuş da bağımlılığı artıran temel nedenlerden biri. Özellikle ekonomik nedenlerle okulu bırakan çocukların sosyal çevre baskısına daha açık hale geldiği belirtiliyor. Şoreş Haki, “Eğitim sisteminin dışında kalan gençlerin çoğu zaman denetimsiz bir yaşamın içine sürükleniyor” ifadelerini kullandı.
Haki, “Okulu terk eden çocuklar hem psikolojik hem de sosyal açıdan daha kırılgan hale geliyor. Uyuşturucu ağları da tam olarak bu kırılganlığı hedef alıyor” dedi.
Bağımlı hale gelen gençlerin zaman içerisinde madde satışına yönlendirildiğini belirten Haki, bunun bağımlılık döngüsünün en tehlikeli aşamalarından biri olduğunu vurguladı.
Uyuşturucuyla mücadelede mevcut mekanizmaların yetersiz kaldığını belirten Haki, Diyarbakır’da daha fazla rehabilitasyon ve danışmanlık merkezine ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Şu an sınırlı sayıda personelle çalıştıklarını ifade eden Haki, yalnızca Büyükşehir Belediyesi’nin değil tüm ilçe belediyeleri ve kamu kurumlarının ortak hareket etmesi gerektiğini dile getirdi ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Dört kişiyle binlerce gence ulaşmaya çalışıyoruz. Bu mümkün değil. Her ilçede psikolojik danışmanlık ve rehabilitasyon merkezleri kurulmalı. Gençler ücretsiz sosyal destek alabilmeli“
Gençlerin yeniden topluma kazandırılması için mücadele ettiklerini belirten Haki, “Bir çocuğun hayatına dokunabilmek bile çok kıymetli. Bir genci kurtarmak, bir geleceği kurtarmaktır” sözleriyle yaşanan sorunun boyutuna dikkat çekti.
Diyarbakır’da uyuşturucu kullanımına ilişkin artan endişeler karşısında vatandaşlar, yetkililerden daha kapsamlı sosyal politikalar geliştirilmesini, mahallelerde gençlere yönelik spor, eğitim ve kültürel faaliyetlerin artırılmasını talep ediyor. Bölge halkı, özellikle çocukların uyuşturucu ve suç ağlarının içine sürüklenmemesi için acil adımlar atılması gerektiğini vurguluyor.
1
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
8346 kez okundu
2
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
8246 kez okundu
3
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6875 kez okundu
4
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6437 kez okundu
5
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
5085 kez okundu
6
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
5044 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
4865 kez okundu
1
Türkiye antidepresan kullanımında dünya 22’ncisi
6140 kez okundu
2
Önlem alınmazsa lösemi vakaları artacak
4649 kez okundu
3
Gaziantep’te çocuk hematoloğu krizi
4170 kez okundu
4
Hasta da yakınları da çaresiz: SSPE tedavi araştırması reddedildi
3603 kez okundu
5
Sadece otomobilleri koruyan katil bariyerler
2826 kez okundu