Rahmi Taş
Van Gölü’nün simgesi, bölge ekonomisinin kalbi olan inci kefali için 15 Nisan itibarıyla 90 günlük kritik üreme dönemi ve av yasağı başlıyor.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi ve Doğa Gözcüler Derneği Başkanı Mustafa Akkuş, binlerce insanın geçim kaynağı olan bu eşsiz türün korunması için “insan engelinin” aşılması gerektiği uyarısında bulunuyor.
Dünyada sadece Van Gölü havzasında yaşayan ve her yıl üremek için sodalı sulardan tatlı sulara doğru uçarcasına göç eden inci kefalleri için zorlu yolculuk başlıyor.
15 Nisan ve 15 Temmuz tarihleri arasını kapsayan bu kritik süreçte balıkların neslini sürdürebilmesi amacıyla her türlü avlanma, nakliye ve satış faaliyeti yasaklanıyor. 800 bin yıldır süregelen bu doğa mucizesi bugün her zamankinden daha fazla korunmaya ihtiyaç duyuyor.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Akkuş, inci kefalinin doğadaki zorluklarla mücadele edebildiğini ancak insan faktörü karşısında çaresiz kaldığını vurguladı.
Akkuş, “Bu balık 20 santimetrelik gövdesiyle azgın akarsularla, aç martılarla ve yılanlarla baş edebiliyor. Fakat inci kefalinin baş edemediği tek bir canlı türü var, o da insanoğlu. İnci kefali bölgemiz için önemli bir ekolojik tür. Adeta bayraktır” dedi.

Mustafa Akkuş
İnci kefali sadece ekolojik bir miras değil, aynı zamanda büyük bir ekonomik güç. Türkiye genelinde iç sulardan avlanan toplam 30 bin ton balığın yaklaşık 10 bin tonunu tek başına inci kefali oluşturuyor. Bu rakam bölgedeki binlerce ailenin doğrudan bu balık sayesinde geçindiğini gösteriyor.
Geçmişte yok olma noktasına gelen türün, Prof. Dr. Mustafa Sarı’nın başlattığı ve jandarma güçlerinin kararlılıkla sürdürdüğü koruma çalışmalarıyla bugün büyük bir sektöre dönüştüğü belirtiliyor.
Akkuş, bu yıl Tarım ve Orman Bakanlığı aracılığıyla jandarma kullanımı için kiralanan araçların kiralama sürecinde yaşanan aksaklıkların büyük bir handikap olduğunu ifade ederek, bu durumun koruma çalışmalarını sekteye uğratmaması gerektiğini hatırlattı.
Kaçak avcılıkla mücadelenin sadece polisiye tedbirlerle kazanılamayacağını savunan Akkuş, toplumun her kesimine sorumluluk düştüğünü belirtti. Devasa bir ekosistem olduğunu ve her noktaya güvenlik gücü yerleştirmenin mümkün olmadığını söyleyen Akkuş, sözlerini şöyle tamamladı:
“Koruma bir zincirdir. Eğer vatandaş kaçak avlanan balığı satın almazsa, avcı da o balığı tutmayacaktır. Merkezlerde satılan kaçak balıklara karşı zabıta ve polis ekiplerinin denetimi, vatandaşın ise ihbar hassasiyeti şarttır. Eğer bir yerde yasak avcılık görüyorsanız lütfen 112’yi arayın. Bu balık hepimizin mirasıdır.”
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
7827 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
7212 kez okundu
3
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6747 kez okundu
4
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6358 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4997 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
4893 kez okundu
7
Toprakkale Kalesi kaderine mi terk edildi?
4723 kez okundu
1
Karaman’ın altın değerindeki hazinesi: Domalan mantarı
13638 kez okundu
2
Kuşadası’nda deprem fay hattı imara açıldı!
8862 kez okundu
3
Defalarca Yıkılan Hatay’da Binalar Alarm Veriyor
8309 kez okundu
4
Balık ağları müsilaj çekiyor: Marmara’nın balıkçıları zorda
6179 kez okundu
5
Uludağ milli park olmaktan çıktı Çevreciler ayakta!
4558 kez okundu