Halime Erdem
Son yıllarda artan “sessiz istifa” vakaları, işyerlerinde mobbingin görünmeyen boyutlarını yeniden gündeme taşıyor.
Çalışanlar çoğu zaman açık bir baskı ya da disiplin süreci olmaksızın sürekli performans baskısı, hedef dayatmaları ve dışlanma yoluyla işten uzaklaştırılıyor. Resmî kayıtlara gönüllü ayrılık olarak yansıyan bu süreçler, sahadaki deneyimlerle ciddi bir çelişki yaratıyor.
İnsan kaynakları uzmanlarına göre mobbing; bireysel anlaşmazlıklardan çok esnek, güvencesiz ve denetimsiz çalışma rejiminin bir sonucu. Buna rağmen çalışanların büyük bölümü yaşadıklarını şikâyet ya da dava konusu yapmaktan kaçınıyor.
İşini tamamen kaybetme korkusu, uzun ve yıpratıcı hukuki süreçler ile denetim mekanizmalarının zayıflığı, mobbingin görünür olmasını engelleyen başlıca nedenler arasında yer alıyor. Çalışma hayatına ilişkin resmî başvuru sayıları ile çalışanların birebir deneyimleri arasındaki fark da bu noktada dikkat çekiyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verileri mobbinge ilişkin başvuruların sınırlı kaldığını gösterirken sendikalar ve uzmanlar sahada çok daha yaygın bir tabloya işaret ediyor.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Türk-İş Sendikası Van İl Temsilcisi Salih Çalımlı, mobbingin yalnızca bireysel mağduriyetler yaratmadığını, toplumsal çalışma düzenini de sekteye uğrattığını söyledi. Çalımlı, “Mobbing yüzünden insanlar işine odaklanamıyor, üretkenlik düşüyor. Çalışma barışı bozuluyor. İnsanlar ses çıkarmadıkça bu düzen normalleşiyor” dedi.
Özellikle güvencesiz çalışan kesimlerin baskıya daha açık olduğunu belirten Çalımlı, “İşini kaybetme korkusu çalışanı susmaya itiyor. Pek çok kişi yaşadığı psikolojik şiddeti sineye çekip istifa etmeyi tercih ediyor. Bu da istatistiklerde gerçek tabloyu gizliyor” ifadelerini kullandı.
Psikologlar ise mobbingin bireysel dayanıklılık meselesi olarak ele alınmasının sorunu derinleştirdiği görüşünde. Psikolojik şiddetin denetimsiz performans sistemleri ve hedef odaklı çalışma modelleriyle beslendiği; bu nedenle çözümün yalnızca bireysel başvurularla değil, yapısal düzenlemelerle mümkün olabileceği ifade ediliyor.
Sessiz istifalar arttıkça mobbingin görünmeyen etkileri de daha geniş bir toplumsal sorun hâline geliyor. Çalışanların suskunluğu ile resmî veriler arasındaki uçurum, çalışma hayatında psikolojik şiddetin hâlâ yeterince tanınmadığını ve korunma mekanizmalarının zayıf kaldığını ortaya koyuyor.
İşten mobbing nedeniyle istifa etmek zorunda kalan Ramazan Ayçiçek, yaşadıklarını paylaşırken sistemin çalışanların yanında olmadığını vurguladı ve şöyle konuştu: “Ekonomik kriz ve iş güvencesizliği insanların hakkını aramasını neredeyse imkânsız hâle
getiriyor. Sistem çoğu zaman çalışandan yana durmuyor”
Psikologlara göre psikolojik şiddet yalnızca bireysel bir sorun değil; yapısal eksikliklerden beslenen bir çalışma rejiminin doğal sonucu. Bu nedenle sessiz istifalar ile resmî başvurular arasındaki fark sadece bireysel tercihlerden değil, sistemin yapısından kaynaklanıyor.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
7777 kez okundu
2
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
6958 kez okundu
3
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6736 kez okundu
4
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6352 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4991 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
4877 kez okundu
7
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4709 kez okundu
1
Balkanlardan Bursa’ya uzanan yaşamlar: Göçmenlik
8656 kez okundu
2
Doğuda 30 yıl önce köyleri boşaltılıp, zorunlu göçe tabi tutulan insanlara ne oldu?
7852 kez okundu
3
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
4877 kez okundu
4
Türkiye’nin kültürel zenginliği: Süryaniler
3576 kez okundu
5
Uygurlar vatandaşlık istiyor
3112 kez okundu