Mahmut Aydın
Türkiye’de artan obezite ve obeziteyle mücadele sağlık sisteminden çok sosyal medyanın gündeminde. Zayıflama diyetleri sosyal medyanın en popüler konusu ama yanlış ve tehlikeli önerilerle dolu.
Türkiye’de obezite oranları her geçen yıl artarken, sosyal medya platformlarında hızla yayılan diyet ve zayıflama önerileri yeni bir tartışmayı da beraberinde getiriyor. Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölge Raporu’na göre Türkiye’de yetişkinlerin yaklaşık yüzde 66,8’i fazla kilolu veya obez kategorisinde yer alıyor. 2024 yılında yüzde 26,22 olarak açıklanan obezite oranının 2025 yılında yüzde 32,1’e yükselmesi ise uzmanlara göre dikkat çekici bir artış olarak değerlendiriliyor. Bu oran, Avrupa ortalaması olan yaklaşık yüzde 23,3’ün oldukça üzerinde bulunuyor.
Artan obezite oranlarıyla birlikte sosyal medyada paylaşılan diyet içerikleri de giderek çoğalıyor. Ancak uzmanlar, bu içeriklerin büyük bölümünün bilimsel dayanağa sahip olmadığını ve bireye özel olmadığı için sağlık açısından risk taşıdığını belirtiyor.
Diyetisyen Büşra Akdağ, sosyal medyada beslenme içeriklerinin artmasını olumlu bir gelişme olarak gördüğünü ancak bu içeriklerin diyet listeleri yerine genel sağlıklı beslenme önerileri şeklinde paylaşılması gerektiğini söyledi. Akdağ, insanların doğru bilgilendirilmesinin önemine dikkat çekerek, “Diyet örnekleri bireye özeldir. Her bireyin metabolizması, yaşam tarzı ve sağlık durumu farklıdır. Bu nedenle herkesin kendi ihtiyaçlarına uygun, bireysel beslenme planlarıyla ilerlemesi gerekir” dedi.
Sosyal medyada uzman olmayan kişilerin verdiği beslenme önerilerinin ciddi sağlık riskleri oluşturabileceğini belirten Akdağ, özellikle hızlı sonuç vaat eden popüler diyetlerin bilimsel temelden yoksun olduğunu ifade etti. Akdağ, bu tür içeriklerin özellikle gençler üzerinde etkili olduğunu belirterek, “Anlık çözümler sunan popüler diyetler hızla yayılıyor. Oysa bu diyetler kişiye özel olmadığı gibi genetik faktörler, metabolizma ve yaşam tarzı gibi önemli unsurlar da göz ardı ediliyor. Bu durum yetersiz beslenme, hormonal dengesizlik ve kalıcı sağlık sorunlarına yol açabiliyor” şeklinde konuştu.
Diyetisyen Büşra Akdağ’a göre hızlı kilo verdiren şok diyetler de insan sağlığı üzerinde ciddi etkiler oluşturabiliyor. Çok düşük kalorili diyetlerin metabolizmayı yavaşlatabileceğini belirten Akdağ, bunun kas kaybına, bağışıklık sisteminin zayıflamasına ve vitamin-mineral dengesinin bozulmasına neden olabileceğini dile getirdi. Ayrıca hızlı kilo kaybının safra kesesi taşına kadar uzanan sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Akdağ, psikolojik etkilerin de göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.
Sağlıklı kilo vermek isteyen bireylerin mutlaka uzman desteği alması gerektiğini vurgulayan Akdağ, diyetisyenlerin bireyin yaşını, cinsiyetini, metabolizma hızını ve sağlık durumunu değerlendirerek kişiye özel bir beslenme planı hazırladığını söyledi. Bu yaklaşımın hem sağlık risklerini azalttığını hem de kalıcı sonuçlar elde edilmesini sağladığını belirten Akdağ, kilo kaybının yavaş ve sürdürülebilir şekilde gerçekleşmesi gerektiğini kaydetti.
Uzmanlar sosyal medyadaki içeriklere karşı dikkatli olunması gerektiğini vurgularken, bu süreci deneyimleyen vatandaşların yaşadıkları da konunun önemini ortaya koyuyor. Sosyal medyada gördüğü zayıflama önerilerini daha önce denediğini söyleyen Esra Solmaz Yıldız, kendi adına bu içeriklere güvenilmesinin en önemli nedenlerinden birinin görsellik ve yüksek etkileşim oranları olduğunu belirtti. Yıldız, insanların hızlı ve zahmetsiz sonuç vaat eden paylaşımlara daha kolay inandığını dile getirerek, “Binlerce beğeni ve ‘işe yaradı’ yorumunu görünce ister istemez bir güven oluşuyor” dedi.
Sosyal medyada paylaşılan önerilerin genellikle herkes için tek tip bir yöntem sunduğunu belirten Yıldız, profesyonel bir diyetisyen danışmanlığının ise kişiye özel analizler içerdiğini söyledi. Yıldız, diyetisyenlerin kan tahlilleri ve yaşam tarzını dikkate alarak program hazırladığını vurguladı.
Sosyal medyada gördüğü bir beslenme önerisini uyguladıktan sonra olumsuz bir deneyim yaşadığını anlatan Esra Solmaz Yıldız, başlangıçta kilo veriyor gibi görünse de kısa süre sonra sağlık sorunları yaşadığını dile getirdi. Yıldız, “Başlarda kilo veriyor gibi görünsem de halsizlik ve sindirim sorunları baş gösterdi. Bu yüzden diyetisyen olmayan kişilerin bu tarz paylaşımlar yapmasını doğru bulmuyorum; çünkü her bünye farklıdır ve yanlış yönlendirme kalıcı hasarlara yol açabilir” ifadelerini kullandı.
Yıldız, şu anda bir diyetisyenle çalıştığını belirterek, sosyal medyadaki yöntemlerden beklediği faydayı göremediğini ifade etti. Uzmanlar ise vatandaşların sosyal medyada gördükleri beslenme tavsiyelerini sorgulaması, kaynağını araştırması ve mümkünse bir uzmana danışarak hareket etmesi gerektiğinin altını çizdi.
Beslenme Uzmanı, Diyetisyen Büşra Akdağ, beslenme alanında yanlış bilgilerin yayılmasının önüne geçebilmek için devlet kurumları ve meslek örgütlerinin daha etkin rol alması gerektiğini de dile getirdi. Akdağ, “Beslenme ve diyetetik eğitimi almayan kişilerin diyet listesi hazırlamasının sınırlandırılması düşünüyorum. Sosyal medya platformlarının da bu konuda sorumluluk üstlenmesi gerektiğini düşünüyorum” şeklinde konuşarak sözlerine son verdi.
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
7667 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6705 kez okundu
3
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
6443 kez okundu
4
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6330 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4974 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
4810 kez okundu
7
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4694 kez okundu
1
Türkiye antidepresan kullanımında dünya 22’ncisi
6140 kez okundu
2
Önlem alınmazsa lösemi vakaları artacak
4603 kez okundu
3
Gaziantep’te çocuk hematoloğu krizi
4120 kez okundu
4
Hasta da yakınları da çaresiz: SSPE tedavi araştırması reddedildi
3540 kez okundu
5
Sadece otomobilleri koruyan katil bariyerler
2754 kez okundu