DOLAR 46,5171 0.02%
EURO 52,9553 0.18%
ALTIN
Ankara
28°

AÇIK

Kayıp seslerin izinde: Kuş kolektifi doğanın seslerini kayıt altına aldı
  • 9.Köy
  • Çevre
  • Kayıp seslerin izinde: Kuş kolektifi doğanın seslerini kayıt altına aldı

Kayıp seslerin izinde: Kuş kolektifi doğanın seslerini kayıt altına aldı

Türkiye’de nesli tehlike altındaki kuşların seslerini, kaybolmaya yüz tutmuş Anadolu çalgıları ve bilimsel araştırmalarla buluşturan Kuş Kolektifi; sanatın doğayı korumadaki gücünü görünür kılarak ekolojik ve kültürel hafızayı geleceğe taşımayı hedefliyor.

ABONE OL
30 Aralık 2025 09:08
Kayıp seslerin izinde: Kuş kolektifi doğanın seslerini kayıt altına aldı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Merve Arısoy

Türkiye’nin nesli tehlike altındaki kuşlarının seslerini kaybolmaya yüz tutmuş Anadolu çalgılarıyla ve bilimsel araştırmalarla buluşturan Kuş Kolektifi hem doğanın hem de kültürel hafızanın korunması için çalışıyor. Avustralya’da yayımlanan “Yok Oluş Şarkıları: Avustralya Kuş Sesleri” (Songs of Disappearance: Australian Bird Calls) isimli albüm Kuş Kolektifi’nin kurucusu Yaz Güvendi için bir başlangıç noktası oldu.

Güvendi, Türkiye’deki tehlike altındaki kuşların seslerinden oluşacak bir çalışma hayal ederken, bunun yalnızca biyolojik çeşitliliği değil kültürel hafızayı da kapsaması gerektiğini fark etti. Bu fikir, Kuş Kolektifi’nin ilk büyük projesi olan “Miras Albümü’nün” temelini oluşturdu ve proje kuş sesleri ile kaybolmaya yüz tutmuş Anadolu çalgılarını buluşturan çok katmanlı bir anlatıya dönüştü.

31 kuş türünün sesi bir arada

Güvendi, projenin çıkış noktasını şöyle anlatıyor: “Avustralya’daki albümü gördüğümde içimde büyük bir heyecan oldu. Bizim kuşlarımızın sesleri de duyulmalıydı. Ama aynı zamanda kültürün de tehlikede olduğunu hissettiren bir çalışma olmalıydı. Çünkü Anadolu’da yalnızca kuş türleri değil, çalgılar, ritüeller, ezgiler de sessizleşiyor.”

Bu fikir, Doğa Okulu’nun 2018’deki dağ yürüyüşünde tanık olduğu köçek ritüelleriyle birleşince “eksik parça” tamamlandı: Doğanın ve kültürün aynı kayıp hikâyesini taşıyan bir albüm.

Kuş Kolektifi, hem sahada toplanan ses kayıtlarından hem de dünyanın en büyük kuş sesi arşivi olan Macaulay Library’den seçilen örneklerle 31 türün sesini bir araya getirdi. Her bir parça; orman, bozkır, sulak alan, dağ ve deniz olmak üzere bir habitatı temsil etti. Kuş araştırmacısı Kerem Ali Boyla, müzik araştırmacısı Murat Küçükarslan ve projeye dahil müzisyenlerin ortak çalışması hem bilimsel doğruluğu hem de müzikal bütünlüğü güvence altına aldı.

Sanat, bilim ve doğa aynı projede buluştu

Güvendi, Kuş Kolektifi’nin gücünü disiplinler arası yapısından aldığını söylüyor. Bilim, türlerin karşı karşıya olduğu ekolojik tehditleri somut verilerle ortaya koyarken; sanat, bu bilgiyi insanlara duygusal bir deneyimle aktarıyor. Doğa ise hem ilham kaynağı hem de
tüm üretimin ortak zemini oluyor. “Bir türün yüzde kaç azaldığını söylemek başka, onun sesini duymak bambaşka” diyen Güvendi, sanatın doğa koruma mücadelesindeki dönüştürücü etkisini özellikle vurguluyor. Kolektifin amacı, ekolojik kaybın soyut bir veri olmaktan çıkıp insanların gündelik duygularına temas eden bir deneyime dönüşmesi.

Kuş Kolektifi’nin ve Miras Albümü’nün yolculuğu devam edecek

Miras Albümü’nün yalnızca bir kayıt projesi olarak kalmadığını belirten Güvendi, çalışmanın belgeselinin tamamlandığını ve önümüzdeki yıl ulusal ile uluslararası festivallerde gösterilmesinin hedeflendiğini aktarıyor. Güvendi, belgeselin hem sahadaki kayıt sürecini hem de kültürel üretimin arka planını görünür kılacağını söylüyor.

Kolektifin albümü bir öğrenme ve üretim aracına dönüştürdüğünü ifade eden Güvendi, “Kuş sesi dinleme pratiğini, Anadolu çalgılarını ve ekolojik hikâyeleri aynı yerde buluşturan atölyeler tasarladık” diyerek; çocuklar, gençler ve yetişkinlerle yapılan bu çalışmaların, projenin en heyecan verici çıktılarından biri olduğuna dikkat çekiyor.

Albümün sahneye taşınması için hazırlıkların sürdüğünü söyleyen Güvendi, “Nesli tehlike altındaki kuşların sesleri ile kaybolmaya yüz tutmuş çalgıların canlı performansta buluşması bizim için çok özel bir deneyim olacak” diyerek ilk konser duyurusunun 2026 başında yapılmasının planlandığını aktarıyor.

Yakında açılacak Kuş Kolektifi Shop hakkında da konuşan Güvendi, “Bu mekân hem projeyi desteklemenin hem de yeni kayıtların, atölyelerin ve saha çalışmalarının devamlılığını sağlayacak bir alan olacak” diyor. Güvendi, uzun vadeli hedeflerini ise şöyle anlatıyor: “Bizim için mesele yalnızca bir albüm üretmek değil; doğanın sesini duyuran, kültürü hatırlatan ve insanlarda sahiplenme duygusu yaratan bir hareket oluşturmak. Kuş Kolektifi’nin uzun yıllar yaşayan bir yolculuk olmasını istiyoruz.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP