Ankara
23°

PARÇALI AZ BULUTLU

Van Gölü’ne nazır bin yıllık miras yok olma tehlikesiyle karşı karşıya
  • 9.Köy
  • Çevre
  • Van Gölü’ne nazır bin yıllık miras yok olma tehlikesiyle karşı karşıya

Van Gölü’ne nazır bin yıllık miras yok olma tehlikesiyle karşı karşıya

Van'ın Gevaş ilçesinde 11. yüzyılda Ermenilerin inşa ettiği Aziz Tomas Manastırı; bakımsızlık, ilgisizlik ve definecilik tehdidi altında hızla yok oluyor.

ABONE OL
21 Eylül 2026 19:28
Van Gölü’ne nazır bin yıllık miras yok olma tehlikesiyle karşı karşıya
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Murat Barın

Van Gölü manzarasıyla büyüleyen bin yıllık Aziz Tomas Ermeni Manastırı, bakımsızlık, ilgisizlik ve definecilik tehdidi nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

Van’ın Gevaş ilçesine bağlı Altınsaç Mahallesi’nde bulunan ve 11. yüzyılda inşa edildiği bilinen Aziz Tomas Ermeni Manastırı, yıllardır süren bakımsızlık nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Van Gölü’ne hâkim konumuyla dikkat çeken tarihi yapı için yapılan koruma ve restorasyon çağrılarına rağmen bugüne kadar somut bir adım atılmadığı belirtiliyor.

Havarilerden Aziz Tomas’a ait kutsal eşyaların muhafaza edilmesi amacıyla inşa edildiği ifade edilen manastır, yaklaşık 2 bin metre yükseklikteki konumundan Van Gölü’nün eşsiz manzarasına ev sahipliği yapıyor. Van’a 75, Gevaş ilçesine ise 40 kilometre uzaklıkta bulunan tarihi yapı, doğal güzelliğiyle öne çıkan Altınsaç koylarının hemen üzerinde yer alıyor.

Van Gölü’nün güneyindeki Beleko Dağı’nın kuzeydoğu yamacında, Varis Körfezi’ne bakan bir teras üzerine kurulan manastır, tarihi ve mimari ihtişamıyla bölgenin en önemli kültürel mirasları arasında gösteriliyor.

“Yalnızca bir yapı değil, ortak kültürel miras yok oluyor”

Türkiye Çevre Platformu Genel Sekreteri Ali Kalçık, Aziz Tomas Manastırı’nın kaderine terk edilmesinin yalnızca bir yapının yıkılması anlamına gelmediğini belirtti. Kalçık, bunun binlerce yıllık ortak kültürel mirasın göz göre göre yok olması anlamına geldiğini söyledi.

Van ve çevresinin Urartulardan günümüze kadar birçok uygarlığa ev sahipliği yaptığını hatırlatan Kalçık; kiliseler, manastırlar, medreseler, kaleler ve diğer tarihi yapıların yalnızca belirli bir topluma değil, insanlığın ortak mirasına ait olduğunu vurguladı.

“Asıl hazine tarihi eserlerin kendisidir”

Doğu Anadolu’daki birçok tarihi yapının yıllardır bakımsızlık, doğal yıpranma ve kaçak kazılar nedeniyle ağır tahribata uğradığını ifade eden Kalçık, toplumda yaygın olan “işaretli her taşın altında define vardır” anlayışının telafisi mümkün olmayan kültürel kayıplara neden olduğunu söyledi.

Kalçık, “Gerçek hazine toprağın altındaki altın değil, geçmişten bugüne ulaşabilmiş tarihi eserlerin kendisidir” diye konuştu. Aziz Tomas Manastırı’nın da ilgisizlik, korumasızlık ve definecilik tehdidi altında hızla yok olduğunu dile getirdi.

“Restorasyon Van’a büyük katkı sağlayacaktır”

Kalçık, bilimsel ilkelere uygun şekilde gerçekleştirilecek restorasyon çalışmalarının yalnızca tarihi yapıyı ayakta tutmayacağını, aynı zamanda Van’ın turizmine, yerel ekonomisine ve uluslararası tanıtımına da önemli katkılar sunacağını belirtti.

Yapının güvenlik altına alınması, bilimsel yöntemlerle restore edilmesi ve sürdürülebilir kültür turizmi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Kalçık, Aziz Tomas Manastırı’nın Akdamar, Çarpanak, Yedi Kilise, Van Kalesi ve Hoşap Kalesi ile birlikte bütüncül bir kültür rotasının parçası haline getirilmesini önerdi.

Kalçık, başta Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere yerel yönetimler, üniversiteler, koruma kurulları ve ilgili tüm kurumların sorumluluk alması gerektiğini belirterek, tarihi eserleri korumanın geçmişe saygının yanı sıra gelecek nesillere karşı da bir sorumluluk olduğunu söyledi.

“UNESCO vurgusu”

Aziz Tomas Manastırı’nın daha fazla zaman kaybedilmeden koruma altına alınmasını isteyen Kalçık, bilimsel restorasyon sürecinin başlatılmasını istedi.

Kalçık, yapının UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne girebilecek nitelikte oluşturulacak Van kültür rotası içerisinde değerlendirilmesi çağrısında bulundu.

“Milli park sınırlarına dahil edilmeli”

Vangölü Aktivistleri Derneği Genel Başkan Yardımcısı Ali Emrah Dağer ise Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın açıkladığı Deveboynu Yarımadası’nın Milli Park ilan edilmesine yönelik çalışmaları memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.

Dağer, koruma alanının Aziz Tomas Manastırı’nı da kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini söyledi.

Van Gölü Havzası’nın yalnızca doğal güzellikleriyle değil, binlerce yıllık kültürel mirasıyla da korunması gerektiğini ifade eden Dağer, son yıllarda çeşitli tahribatlara maruz kalan Aziz Tomas Manastırı’nın bölgenin en önemli tarihi değerlerinden biri olduğunu kaydetti.

“Diğer tarihi yapılar da korunmalı”

Dağer; Kuş Adası, Çarpanak Adası ve Adır Adası’ndaki tarihi yapıların da koruma ve restorasyon çalışmalarına dahil edilmesi gerektiğini belirterek, doğal ve kültürel mirasın birlikte korunmasının Van’ın ekoturizm ve kültür turizmi potansiyelini güçlendireceğini söyledi.

Kaçak kazılar ve diğer tahribatların önüne geçilebilmesi için koruma çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini dile getiren Dağer, ilgili kurumları Aziz Tomas Manastırı başta olmak üzere bölgedeki tarihi yapıların restorasyonu konusunda harekete geçmeye davet etti.

Van Gölü Aktivistleri Derneği, Van Gölü’nün doğal ve kültürel mirasının gelecek nesillere aktarılmasının ortak bir sorumluluk olduğuna dikkat çekerek, tarihi yapıların korunması için somut adımlar atılması çağrısında bulundu.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.