Serra Taylan
Elazığ’da Cumhuriyet döneminin en önemli kazanımlarından biri olan Şarap Fabrikası kapanıyor. Elazığ’ın coğrafi tescilli üzümlerinden başta “Öküzgözü” üzümü olmak üzere Şifoni, Boğazkere gibi üzüm çeşitlerinden üretilen şaraplar Elazığ’ın tarihi şarap fabrikasında üretiliyordu. Şarap Fabrikası’nın işletmesini yürüten firma, 2024’te aldığı bir kararla üretim merkezini Tekirdağ’a taşıma kararı aldı. 2023 depremlerinde fabrika binasının aldığı hasar gerekçesi ile taşınan fabrika Elazığ için uzun vadede büyük bir ekonomik ve kültürel değer kaybı olarak görülüyor.

Fabrikanın Elazığ içinde farklı bir alana taşınması ya da var olan fabrika binasının güçlendirilmesi gibi öneriler yapılsa da bu konudaki çağrılar yanıtsız kaldı. Ama firma aldığı kararla şarap üretim faaliyetlerini Tekirdağ ve Niğde’deki tesislerine taşıdı. Üreticilerle de sözleşmesi devam eden firmanın üzümleri üreticilerden alacağı belirtilse de, üzüm üreticileri bunun kısa vadede devam edecek bir çözüm olduğunu belirtiyorlar. Elazığ için marka değeri taşıyan fabrikanın artık olmaması da üreticileri tedirgin eden bir başka konu.
9. Köy’e konuşan üreticiler kuraklık, don gibi olaylardan dolayı dertli iken şarap fabrikasının kapanması ile uzun vadede daha da büyük sıkıntılar yaşayabileceklerini dile getiriyorlar. Elazığ’ın alanında uzman kanaat önderleri ise fabrikanın kapanmasının Elazığ’ın ekonomik ve kültürel kazanımlarına bir darbe olduğu görüşündeler.

Hüsamettin Kaya
Elazığ Üzüm Üreticileri Birliği Kurucu Başkanı ve Munzur Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç Dr. Hüsamettin Kaya, fabrikanın kapanmasının Elazığ için büyük bir kayıp olacağını söyledi. Elazığ’ın üzümlerinin birçoğunun coğrafi tescilli olduğunu ve bunun ekonomik bir değer taşıdığını ifade eden Kaya, fabrikaların özelleştirilmesinin neticesinde bu durumun yaşandığını söyledi. Kaya sözlerini şöyle sürdürdü:
“Üzüm üretimi konusunda Türkiye’nin en zengin çeşitliliğine sahip olan Elazığ’da sektör yanlış uygulamalar üzerine yeterince gelişemedi. Özellikle özelleştirmelerden sonra sektörde üreticilerin mağduriyeti çok arttı. Devlet eliyle işletilmesini istedik hep. Ancak şimdi özelleşen fabrika da kapanıyor. Bu fabrika Cumhuriyet Döneminden bizlere yadigar kalan bir fabrikaydı. Kapanıyor olması bizleri üzdü. Bölgedeki üreticilere olan etkisi ve ekonomimize olan olumsuz yansımalarını uzun vadede göreceğiz.”

Elazığ Üzüm Üreticileri Birliği Başkanı Cengiz Öz, fabrikanın kapanmasıyla bir cumhuriyet değerinin daha yitirileceği görüşünde. Fabrikanın Atatürk’ün talimatıyla kurulduğunu anlatan Öz, şu görüşleri dile getirdi:
“Bu fabrika 1944 yılında kuruldu. Atatürk’ün talimatıyla onun vefatından yıllar sonra faaliyete geçen bu fabrika, ilimizde üretilen
üzümlerden elde edilen şaraplarla ilimizde bir marka değeri taşımakta. Cumhuriyetin ilk yıllarından beri ilimizde faaliyet gösteren fabrikanın kapanması kültürel bir değerimizin de yitirilmesi anlamına geliyor. Fabrika binasının güçlendirilmesi ya da yenilenmesi çözüm olurdu belki. Ancak firmanın aldığı karar bu yönde. Ne yazık ki bu yılın sonunda kapanacak. Bizler zaten ekonomik koşullar altında üretmekte ve ürettiğimizi satmakta zorlanırken, fabrikanın kapanma kararı bize ayrı bir üzüntü vermiştir.”
Konunun ekonomik boyutunu da değerlendiren Cengiz Öz, üreticilerin kaygılarının gün be gün arttığını söyledi. Fabrikanın kısa vadede üzüm alımına devam etse bile bir süre sonra maliyetler ve fiziki koşullardan dolayı bu durumun sona ereceğini düşündüklerini belirten Öz, kentin coğfi tescilli üzümü olan Öküzgözü’nün, yerinde işlenmesi gerektiğine de dikkat çekti:
“Elazığ’da 110 bin hektar alanda yaklaşık 70-80 bin ton sofralık ve şaraplık üzüm yetişiyor. Özellikle ‘Öküzgözü’ üzümünün yerinde işlenmesi gerekiyor. Ancak şimdi bu ürünler bizden alınsa da uzak bir yere nakledilecek. Üretici maliyetler altında ezilirken bu belki fiyat kırımına yol açacak. Dahası bu alımlara ne kadar süre devam edilecek bilmiyoruz. Bu üretim ayağındaki kaygılar. Ancak işin bir farklı boyutu da çalışanlar açısından. İşe devam etmek isteyenler şehirden taşınmak zorunda kalacak. Ya da işsiz kalacaklar.”

Ayçin Öztürk
Üzüm üreticisi Ayçin Öztürk de fabrikanın bir Cumhuriyet mirası olması olduğunu anıpsatıp, bir üretici olarak en çok bundan üzüntü duyduğunu söyledi:
“Cumhuriyet döneminin bir çok yapısı ya özelleşti, ya kapandı. 2004 yılında özelleştirme ile bir firmanın işletmesine geçen fabrikanın kapanmasını Elazığ ve Elazığlılar için büyük bir kayıp olarak görüyorum. Bunun dışında ilimiz ekonomisi için de büyük bir kayıp olacak. Bir çok üretici üretimden vazgeçmeye hazırlanıyor. Keza ben de onlardan birisiyim.. Hemen hepimizin aklında şu soru; ‘Üzümlerimizi firma ne zamana kadar alacak? Nakliye, işçilik vb. konularından dolayı fiyatlarda kırım olacak mı? Ya da bunlar olmasa bile firma bu durumu ne kadar sürdürecek? Biz fabrikanın kapanma kararını geçen yıl duyduğumuz ilk andan beri bu kaygıları taşıyoruz. İlimiz ileri gelenleri öneriler sundular. Ama ne yazık ki somut bir adım atılmadı”
Elazığ Kültür ve Tanıtma Vakfı Onursal Başkanı Mehmet Çağlar da Elazığ’ın şarap üretimi konusunda köklü bir geçmişe sahip olduğunu söyledi. Kapanan fabrikanın binasının Elazığ’a bir müze olarak kazandırılması gerektiğini ifade eden Çağlar, Cumhuriyet döneminden günümüze Elazığ’ın ödüllü şaraplarının ve coğrafi tescilli ürünlerinin tarihini gözler önüne serecek bir müze haline getirilmesinin yerinde bir karar olacağını belirtti. Çağlar, fabrikayı kapatmak yerine farklı çözümler bulunmasını istedi:
“Şarap, tarih boyunca insanlık kültürünün ayrılmaz bir parçası olmuştur. Günümüzde dünya şarap tutkunları farklı damak tatları için yeni yerler keşfetmek istiyorlar. Bu nedenle şarap turları düzenliyor. Bu turlar hem şarap imalathanelerini ziyaret etmek hem de farklı ülkelerin kültürlerini tanıma fırsatı sunmaktadır. Bu bağlamda Elazığ, gerek ürettiği özel şarabı ve gerekse bu bölgede yetişen Öküzgözü ve Boğazkere üzümleri ve en önemlisi tarihi ve kültürü ile büyük bir zenginliğe sahiptir. Bu açıdan bakınca kararlılıkla bu fabrikayı kapatmak yerine, onu işleterek Elazığ’ı farklı çözüm arayışları yerine bu yönü ile turizme açalım. Elazığımızın özel şarabının hikayesi burada bitmesin.”
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
7635 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6693 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6320 kez okundu
4
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
6300 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4969 kez okundu
6
“Aile diş hekimliği” sözü tutulmadı: 40 bin ağız ve diş sağlığı teknikeri atama bekliyor
4779 kez okundu
7
Diyarbakır Cezaevi’ne iş makinaları girdi: İşkencenin izleri mi siliniyor?
4675 kez okundu
1
Halfeti’nin çiçeği ‘Karagül’ü dünya tanıyor
7635 kez okundu
2
Azerbaycan akraba evliliklerini yasakladı
6693 kez okundu
3
Azerbaycan’da taksi sorunu: Taksi çok, fiyatı ucuz, trafiğe yük!
6320 kez okundu
4
Şırnak sofrasının şifalı yemeği: Hengedan
6300 kez okundu
5
Kadın motokuryeler sorunlarla karşı karşıya
4969 kez okundu
Keşke bitmese de devam etse