DOLAR 46,6282 0.12%
EURO 53,1808 0.21%
ALTIN
Ankara
25°

AÇIK

Karacadağ’ın son koçerleri, zorlu yaşam koşullarına direniyor
  • 9.Köy
  • Genel
  • Karacadağ’ın son koçerleri, zorlu yaşam koşullarına direniyor

Karacadağ’ın son koçerleri, zorlu yaşam koşullarına direniyor

Karacadağ'dan Sur yaylalarına, oradan Bingöl Karlıova'ya uzanan göç yolculuğu... Seymen ailesi, yüzlerce yıllık koçer geleneğini sürdürürken güneş enerjisiyle elektrik üretiyor, kuyudan su çekiyor ve zorlu yaşam koşullarına rağmen hayvancılıkla ayakta kalmaya çalışıyor. Ancak eğitim ve kışlık barınma sorunları göçer ailelerin en büyük sıkıntıları arasında yer alıyor.

ABONE OL
26 Haziran 2026 10:44
Karacadağ’ın son koçerleri, zorlu yaşam koşullarına direniyor
1

BEĞENDİM

ABONE OL

Fırat Karahan

Karacadağ bölgesinde yaşayan ve geçimini küçükbaş hayvancılıkla sağlayan Seymen ailesi, her yıl yaz aylarında Diyarbakır’ın Sur ilçesi yaylalarına göç ederek yüzlerce yıllık konar-göçer geleneğini sürdürüyor. Yaklaşık dört ay boyunca yaylalarda yaşayan aile, elektrikten suya kadar temel ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla karşılayarak zorlu doğa koşullarında yaşam mücadelesi veriyor.

İlkbahar geldiğinde Karacadağ’ın eteklerinden yaylalara uzanan uzun konar-göçer yolculuğu başlıyor. Çadırların direkleri toprağa çakılırken, adeta binlerce yıllık bir tören yeniden canlanıyor. Ateş yakılıyor, çay demleniyor, tandırın mis gibi kokusu dağlara ve taşlara karışıyor.Karacadağlı koçer kadınların emeği büyük. Onların elleri hem hayatı yoğuruyor, hem yünü eğiriyor hem de zorlu yollarda çocuklarını büyütüyor. Erkekler ise dağın, taşın ve sürünün dilini iyi biliyor. Koyunların melemesi, çoban köpeklerinin havlaması , Karacadağ’ın kendi müziğini ve türküsünü oluşturuyor.

4 ay yaylada kalıyorlar

Karacadağ bölgesinde yaşayan Seymen ailesi, küçükbaş hayvancılık yaparak geçimini sağlıyor. Aile, yaz aylarında Sur ilçesinin yaylalarına göç ederek konar-göçer yaşamını sürdürüyor. Zorlu arazi şartlarında hayatlarını devam ettiren aile, elektrik ihtiyacını güneş enerjisi panelleriyle, su ihtiyacını ise kazdıkları kuyudan karşılıyor.

Seymen ailesi için gün, sabahın ilk ışıklarıyla başlıyor. Hayvanlar otlatmaya götürülüyor, günlük ihtiyaçları karşılamak için çalışılıyor. Bu tempo, yaylada kaldıkları 4 ay boyunca sürüyor.

Ailenin reisi 46 yaşındaki Mehmet Seymen, 20 yıldır Sur yaylalarına geldiklerini söylüyor.  Seymen, konar-göçer hayatlarının anlatıyor: “Burada otlar bittikten sonra Bingöl Karlıovaya gidiyoruz. şehirler arasıda tüm dağları, yolları biliyorum.  Bu yaylalardaki insanların çoğunu tanıyorum. Her sene yaz mevsiminde buralara geliyoruz. En az 4 ay kaldıktan sonra geri dönüyoruz. Zor ve sıcak oluyor. Güneş enerjisi panelinden elektrik, dere yataklarından ve kuyudan su ihtiyacımızı karşılıyoruz. Yemeklerimizi de kadınlarımız yapıyor.

Kadınların emeği büyük

Göçebe yaşamın en ağır yükünü ise kadınlar taşıyor. Mehmet Seymen’in eşi Fatma Seymen’in günlük mesaisi neredeyse yatağa kadar sürüyor. Seymen, günlük hayatına ilişkin şunları aktarıyor:

Daha gün ışımadan yataktan kalkıyorum. Yayık yayıp tereyağını ayırıyorum. Günlük ekmeği pişiriyorum. Kuyudan su getiriyorum. Kahvaltıyı hazırlayıp çadırın içini ve çevresini temizliyorum. Yatakları toplayıp üst üste diziyorum. Sütleri sağdıktan sonra bir kısmını mandıracıya veriyorum, kalanını kaynatıp mayalıyorum. Öğle yemeğini hazırlıyor, bulaşıkları yıkıyorum. Akşam tekrar süt sağımı yapıp yemek ve çay hazırlıyorum. Bereket bizim ufak çocuğumuz var. Bunca iş arasında ona da bakmak zorunda kalıyorum. Akşam çaylardan sonra yatakları seriyorum, hava soğuksa sobayı yakıyorum.”

En büyük sorun eğitim

Karacadağ yaylalarında kaynak suları oldukça zengin olduğu için göçerler içme suyu ve hayvan sulamada büyük sıkıntı çekmiyor. Yaylaların köylere uzaklığı genellikle 2 ile 5 kilometre arasında değişirken, zirveye yakın yaylalar daha da izole durumda.

Ancak, zorlu doğa koşulları nedeniyle de bir çok sorunla karşılaşıyorlar. Kışı nerede geçirecekleri belirsiz olduğu için harman zamanı saman ve arpa stoklayamıyorlar. Tüccarlar ise bu ürünleri kışın iki kat fiyatına satıyor.

Eğitim de en büyük sıkıntılardan biri. Her sene farklı bir yerde kaldıkları için çocuklarını okula kaydedemiyorlar. Aileler, çocukların eğitimine destek olmak için ya yaylalara yaz okullarının açılmasını ya da her yıl aynı kışlakta kalmalarına imkân sağlanmasını talep ediyor.

Seymen ailesi gibi birçok koçer aile, Karacadağ’da hem geleneksel konar-göçer yaşamı sürdürmeye hem de zor şartlara rağmen ayakta kalmaya çalışıyor.

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. KVKK uyarıları ve detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.